Reklam
Reklam
Reklam
Yeliz Ünal

Yeliz Ünal

yelizmeb@gmail.com

Memet Emmi

14 Mayıs 2020 - 07:10

-Selâmün aleyküm Memet emmi.
- Ve aleykümü's-selâm evladım nasılsın?  Al şu turfanda yemişlerden çocuklarla yersiniz.
Elinizi belinizin arkasına bağlayın ve köyün içinde şöyle bir gezinin. Eliniz kolunuz yiyeceklerle dolu bir şekilde evinize döneceğinize adım kadar eminim ama bunu size ispatlayamam. Köy hayatı böyledir işte. Yokluğu paylaşırlar. Dalından değil yüreğinden kopartıp sebze meyvesini sizinle paylaşır Memet emmi.
 Düşündüm de,  sıkıldım artık şehrin karmaşasından, ikiyüzlülüğünden. Şehir insanının hiç ölmeyecekmiş gibi çevirdiği ayak oyunlarından. 
Meşhur video izleme kanalında “ Şehirden Kaçanlar”  adı altında çekilmiş videolar var. Neden şehirden köye yerleştiklerini anlatıyor farklı meslek gruplarındaki insanlar ve köyde nasıl bir yaşam sürdürdüklerini. Zamanınız olursa izlemenizi tavsiye ederim.
Sonra durup düşündüm. Şehir hayatının kolaylığı varken neden köye yerleşir ki insan?  Metro yok, sinema, AVM, tiyatro, konser yok ve internet hizmeti sınırlı. Parfüm kokusu yerine, tezek kokusunu niye tercih eder ki?
Neden köye yerleşir insanoğlu?
Saçma sapan gürültüler yok. Hele daha sarı ışık yanmamışken arkandan kornaya basan şehir magandaları hiç yok. Anlayacağın dostum trafik çilesi yok.
Tuvalette, restoranda, otobüste, minibüste akla gelebilecek her yerde sıra beklemek yok.
Suni ve yapay insan ilişkileri yok.
Sabah 8, akşam beş hayatı kısacası modern kölelik yok.
Tanımadığın insanlara selam vermek yok. Hele acaba bu kimdi diye düşünmek hiç yok.
Hava kirliliğinden kansere yakalanma riski neredeyse yok. Onun yerine mevsim geçişlerinde kuş sesleri, fesleğen kokuları var.
Online alışveriş yapıp, kapitalizmin oyuncağı olmak yok. Emek var, üretim var.
Harbiden gezen tavuk var.
Doğalgaza zam gelmiş, elektrik pahalanmış dertleri yok, odun ateşinde kızartma var.
Temiz hava, sağlıklı yaşam, geceleri aydınlık gökyüzünde yıldızları görebilme, doğanın muhteşem dinginliği ve en önemlisi hayatı yaşamak, yaşarken farkında olmak var.
Sıkış tepiş oturulan, asansör bozulunca çıkmakta zorluk çekilen, insanların patlamış mısır gibi doluştuğu apartmanlar yok, önü bahçeli küçük kendi halinde mütevazı evler var.
Organik sebze, organik meyve, organik hava ve en önemlisi de organik insanlar var. Doğayla savaşmak değil, doğayla barışmak var.
Kısacası benim gibi şehir hayatından sıkılanlar için ne ararsanız köylerde var.
İşte orda bir köy var.
Gitmesek de, görmesek de hayallerimizi süsleyen kim bilir belki kucak açmış bizi bekleyen bir köy.
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum