Reklam
Reklam
Reklam
Yeliz Ünal

Yeliz Ünal

yelizmeb@gmail.com

İnsanlar sustu insanlık konuştu

30 Ocak 2020 - 07:44

Ölümcül boyutlara ulaşan, şu ana kadar dünya çapında altı binden fazla kişinin etkilendiği,  yüzden fazla ölüm vakasının gerçekleştiği salgın hastalık için Çin harekete geçti.
Ölümcül corana virüsünün ortaya çıktığı şimdilerde “hayalet şehir” denilen Vuhan…
Çin, Vuhan'daki coronavirüs salgınını durdurmak için seferber oldu. Altı günde 1000'er yataklı iki hastane inşa ediliyor. Virüse yakalananlar bu hastanelerde tedavi edilecek.  Prefabrik olarak inşa edilecek olan hastaneler, hızlı bir şekilde 11 milyon nüfuslu kente hizmet verebilecek.

"Diren Vuhan!"
 Koronavirüs salgını nedeniyle karantina altındaki Çin kentinde halk birlik oldu. Vuhan şehrinde evden çıkamayan halk pencerelerden şarkı söyleyerek birbirine destek oluyor. Ölüm ile burun buruna yaşayan halk camlardan hep birlikte milli marşlarını söylüyorlar.  Marşlar ve şarkılar boş sokaklarda yankılanıyor.
Ülkemiz son zamanlarda deprem gerçeğiile bir kere daha yüzleşirken Elazığ ve Malatya’yı derinden sarsan acı haberi aldığımızda yüreğimiz yangın yerine döndü.
Sosyal medyada gördüğüm ve beni derinden etkileyen bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.
“Türkiye halkı etle tırnak gibidir. Canınız yansa canımız yanar.” 
 Deprem anından hemen sonra herkes elini taşın altına koydu.  Okuduklarım ne kadar büyük bir millet olduğumuzu bir kere daha anlamama yetti.
 Boş fabrikalar depremzedeler için açıldı.  Boş evi olanlar, bir lokma ekmeği paylaşmakisteyenler, yardım kampanyaları, kurtarma çalışmaları için Elâzığ’a koşanlar. Sahip olduğumuz neyimiz varsa paylaşmaya hazırdık hepimiz.

Zor zamanlar güçlenerek hayata devam etmek için vardır.
Ne zaman ki akrep ve yelkovanın önemi kalmaz, zaman durur, bilin ki zor zamanlardan geçiyoruzdur.   Bir can daha göçük altından kurtarılacak mı diye gelecek güzel haberi beklerken biz birdik.
Elâzığ’daki hava durumunu her gün takip ettik. “Acaba hava ne kadar soğuk olacak” hava şartları biraz daha iyiyse daha az üşüyecekler diye onlarla birlikte bizim de içimiz ısındı.
 Doğal afetler aynı anda çok kimsenin sınandığı zamanlardır. Değerlerinizi, hayatta asıl önemli olan şeylerin bir kere daha sert bir şekilde sorgulamasına ve gerçekten gerçeklerle yüzleşmemize neden olan zamanlardır. Paranın pulun değil insanlığın önemli olduğunun farkına varırız.
“Sesimi duyan var mı?”
Bakın bu cümlede hayatın şifresi gizli.
Yakın zamanda gerek Vuhan’da, gerekse Elazığ’da yaşanılan acılar için acının sesini duydunuz mu? Ölümle burun buruna gelinen hayatlarda neyin önemli neyin önemsiz olduğunu gördünüz mü?
 Sebep,sonuç, zaman ya da acıya gerek yok!  Bu dünyanın daha yaşanılır bir dünya olabilmesi için sadece ama sadece sana ihtiyacı var.  Şöyle dön bak bir çevrene sesini duymadığın kim var?
 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum