Reklam
Yeliz Ünal

Yeliz Ünal

yelizmeb@gmail.com

Bazı kahramanlar krampon giyer

19 Mart 2020 - 07:35

2012 yılında İsrail’in sürekli bombaladığı Filistin’e Ramazan ayında yardım için 2 milyon dolar bağışta bulundu.
Nepal’de gerçekleşen yıkıcı deprem sonrasında yaşananlara dikkat çekerek, “SaveTheChildren” (Çocukları kurtarın) Vakfı’na 7 milyon Euro bağışladı.
Bir tür beyin hastalığı diye bilinen “kortikaldispilazi” rahatsızlığına yakalanan ve bu sebeple sık sık nöbetler geçiren 10 yaşındaki Erik OrtizCruz isimli çocuğun ameliyatı için ailesine bağış yaptı.
2 milyon Euro'ya Rio’da mahalle aldı ve kiracılara mülklerinin tapularını verdi.
Yahudilerin kundakladığı evde ailesini kaybeden Filistinli çocuk AhmedDevabişe, bombalı saldırıda anne ve babasını kaybeden 3 yaşındaki Filistinli Haydar Mustafa’ya kucak açtı.
Afrika kıtasındaki yoksullara sürekli yardım yaptı. Sürekli kan bağışında bulunuyor ve birçok kanser hastası çocuğa düzenli olarak yardım ediyor. Ayrıca 66 farklı ülkeden 167 okula bağışta bulundu. Liste uzayıp gider. Yapmış olduğu bu iyilikler ilk etapta aklıma gelenler. 
Bazı kahramanlar pelerin takmaz krampon giyer. 
Kim bu diye düşünürseniz,  kazanmış olduğu “altın krampon”  ödülünü bile satışa çıkartarak oradan kazandığı 1 buçuk milyon Euro’yu Filistinli çocuklara bağışlayan Cristiano Ronaldo.
Ve son haberlere göre ise pelerinsiz kahraman Ronaldo, tüm otellerini coronavirüs tedavi cihazları ile donattı ve coronavirüs hastaları için tahsis etti. Ayrıca bu hastanelerde çalışacak olan doktor ve sağlık personelinin maaşını da kendisi karşılayacak.
 Bir diğer örnek hareket ise Metro marketlerinden geldi. Maske fiyatlarındaki fahiş fiyat artışından sonra market zinciri maske siparişi vererek, bu maskeleri geliş fiyatından tüketicilere satma kararı aldı.
Ülkemiz esnafı ise birkaç güzel örnek dışında genel olarak salgın hastalık anında krizi fırsata çevirme derdindeydi.
 Fahiş fiyatlarla satmaya çalıştıkları kolonya, maske ve dezenfektan ve hatta makarnadan ceplerini yeterince doldurmuşlardır diye düşünüyorum. Beklenmedik bir salgınla karşılaştığımız bu günlerde aramızda kimlerin bu savaştan galip çıkacağı ise tam bir muamma. Aklıma gelmişken bir de  “Ben hastaysam sen de hasta ol” diyerek polisin yüzüne tüküren umreden dönen vatandaşımız vardı.   
                Dünyaya kazık çaktığını düşünen esnafımız bire beş yüz katarak satış yapmaya devam ededursun, alnı secdeye değince Müslüman olduğunu düşünen umrecimiz görevini yapan polis memuruna karşı gelsin bu konuyla ilgili olarak bir TV kanalının ana haber sunucusu en doğru ve en yerinde serzenişi yaptı.
Ne demişti Ece Üner; “Namaz 5 vakit, ahlak 24 saat farz.”
 
 
 
 
 
 
 
 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum