Yeliz Ünal

Yeliz Ünal

[email protected]

Balon balığı ve Kızılderililer

14 Ocak 2021 - 07:30

Geçtiğimiz aylarda Tarım ve Orman Bakanlığı, Ege ve Akdeniz sahillerini istila eden zehirli balon balıkları ile mücadelede kapsamında bir kampanya başlattı.

“Kuyruğunu getir 5 lira al'

Yukarıda yazdığım sloganla başlatılan kampanyaya birçok balıkçı katıldı. Yakaladıkları balon balıklarının kuyruklarını teslim eden balıkçılar her bir kuyruk başına 5 TL aldılar. Peki, neden Tarım ve Orman Bakanlığı böyle bir kampanya başlatmaya karar vermişti?

Balıkçıların ağlarını parçalayan ve zehirli olan balık ile mücadele kapsamında yapılan açıklamada şu açıklamalar yer aldı; “Balon balıklarının ekonomik ve ekolojik zararlarının yanı sıra dokularında bulunan tetrodotoxin (TTX) adı verilen bir nörotoksin (sinir sistemine etki eden zehir) nedeniyle, tüketilmesi halinde insan sağlığını da tehdit ediyor.”

5 TL ye balon balığı avlanmasının sebebi insan sağlığının tehlikede olması ve ekolojik dengeyi sağlamak amaçlıydı.

“Kafatasını getir 5 dolar al”

Kızılderililer, 1600’lü yılların sonlarından itibaren Avrupa’dan kitleler halinde gelen bugünkü Amerikalıların dedelerine kucak açıp, yiyecek içecek verip, yerleşmelerine yardım ettiklerinde başlarına geleceklerden habersizdiler.

Özellikle 13 İngiliz kolonisinin birleşip İngiltere’den bağımsızlıklarını ilan ettikleri 4 Temmuz 1776, Kızılderililer için sonun başlangıcı olmuştur.

Tarih sayfalarında “Kızılderili Katliamı” olarak yer alan olayda, kafatası getirilen her Kızılderili için 5 USD ödeme yapılmıştır.

Kafa derisi yüzme alışkanlığının Kızılderililere özgü olduğunu yaymalarına rağmen aslında kafa kesme âdeti Amerikalılara aittir.

Amerikan Devleti, 1854 yılında yaptığı duyuru ile Kızılderili kellesi başına 5 dolar ödeyeceğini açıklayınca askerler, altın arayıcıları, kanun kaçakları başta olmak üzere her kesimden Amerikalı, Kızılderilileri yakalayıp kafalarını kesmeye başladı.

Öyle ki devlet binalarının depoları ve bodrumları, Kızılderili kafataslarıyla dolup taşınca, Başkan Franklin Pierce devreye girmek zorunda kalmıştır.

Peki, bu Kızılderililer balon balığı mıydı? Doğaya, ekolojik dengeye bir zararları var mıydı? Hayır! Kendi topraklarında kucak açtıkları insanlar tarafından katledilmişlerdi.

Ve hatta sürgün edildiler…

ABD tarafından alınan bir karar ile 16 bini Çeroke 110 bine yakın Kızılderili, 28 Ağustos ile 4 Aralık 1838 tarihleri arasında Georgia Eyaletinden Oklahoma çölüne sürüldü.

İşte bu sürgün sırasında olabildiğince çok sayıda yerlinin ölmesini planlayan Amerikan ordusu, biyolojik silahı da ilk kez devreye soktu. Nasıl mı?

Resmî kurumlar, binalar Kızılderili başı ile doldu, İnsan başından tepeler oldu… Yine de Kızılderililerle başa çıkamadılar.

Anlaşma yoluna gideceklerini, çekileceklerini söyleyerek, iyi niyet göstergesi Kızılderililere hediye olarak battaniye verdiler. Verilen battaniyelere bulaşıcı hastalık bulaştırılarak verildiğinden 70 milyona yakın Kızılderili, genci, çocuğu, yaşlısı, hamile kadınları bulaşıcı hastalıktan acı çekerek hepsi öldü. Bizim ülkemizin verdiği kurtuluş mücadelesi için Ermeni soykırımını tartışan Amerika’nın geçmişi bu acı gerçeklerle dolu.

Geçtiğimiz hafta ABD senatosuna yapılan baskında Amerikalılar bunun bir kalkışma hareketi olduğunu söylediler.

Başka ülkelerde yaşanılan iç meselelere karışmaktan erinmeyen ABD tarihinde ilk defa böyle bir olay gerçekleşti.

Balon balığı için ödenen 5 TL’ yi görünce aklıma Kızılderili kafatası için ödenen 5 dolar geldi.

Demek ki neymiş? Demokrasi bir gün herkese lazım olabiliyormuş. Arabada 5 evde 15 tavırları ile demokrasinin beşiği olunmuyormuş demek ki… Eskiler boşuna dememişler; “ Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.”

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test