Reklam
Reklam
Reklam
Yeliz Ünal

Yeliz Ünal

[email protected]

'Ah şu göçmen Türkler'

25 Şubat 2021 - 07:30

Prof. Dr. Mihri Özkan, Prof. Dr. Aykut Üren, Doç. Dr. Ebru Oral

ABD'de 3 Türk akademisyen 'mucitler' listesine girdi. ABD Ulusal Mucitler Akademisi (NAI) tarafından dünyanın dört bir yanından seçilen 168 akademik mucit arasında 3 Türk de yer aldı.

Georgetown Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Aykut Üren, California Üniversitesi Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mihri Özkan ve Massachusetts Hastanesi Harris Ortopedi Laboratuvarı Yardımcı Direktörü Doç. Dr. Ebru Oral, araştırmaları nedeniyle NAI 2019 akademisyenler listesine seçildi. ( ABD’de çalışıyorlar)

Doç. Dr. Sadi Vural

350 dolarla gitti, teknolojisini dünyaya pazarlıyor

Türkiye'de üniversiteyi bitirdikten sonra cebinde 350 dolarla lisansüstü eğitim için gittiği Japonya'da, ülkenin ilk yüz tanıma şirketi Ayonix'i kuran Vural, 12 yıldır geliştirdiği teknolojiyi dünyanın dört bir yanına pazarlıyor. ( Japonya’da çalışıyor)

Dr. Rasim Barutçu

MIT ve Harvard’ın ardından Toronto Üniversitesi’nde ikinci doktorasını yapan Barutçu genom mimarisi üzerine çalışıyor. (Toronto’da çalışıyor)

Dr. Fatih İnci

Stanford University Tıp Fakültesi Radyoloji bölümünde Kanser Tanı ve Teşhis Merkezi’nde çalışmalarını yürüten İnci’nin çalışma konuları biyomedikal mühendisliği, sensörler, klinik tanı araştırmaları, mikro-akışkan teknolojileri, çip üzerinde laboratuvar geliştirme, yapay lipit zarlar, moleküler biyoloji ve genetik, biyoteknoloji, biyo-bilimler, polimerler ve kontrollü ilaç salınımı gibi alanları da içine alacak geniş bir yelpazeyi kaplıyor. (ABD’de çalışıyor)

Dr. Barış Yüksekkaya

Imperial College London’da çalışmalarına devam eden Dr. Barış Yüksekkaya 5G milimetre dalga sistemleri üzerinde çalışıyor. (Londra’da çalışıyor)

Dr. Selçuk Topal

“Ya sevdiğin işi yap ya da yaptığın işi sev” diyen Dr. Topal Oxford üniversitesinde Astrofizik bölümünde çalışıyor. (İngiltere’de çalışıyor)

Prof. Dr. Mete Atatüre

“Eğlenmeden bilim yapmak kayıp bir hayattır” diyen Dr. Atatüre ise kuantum fiziğinde "ışık seviyesinin gürültü ölçümü ’nü" konusu üzerine yaptığı çalışmaları Cambridge Üniversitesi’nde gerçekleştiriyor. (İngiltere’de çalışıyor)

Bilim İnsanı Hilkat Özgün

1988 yılı sonunda eşiyle birlikte Profesyonel Göçmen statüsünde Avustralya’ya göç etti. 1989 yılında Avustralya Hükümeti’nin Araştırma ve Geliştirme Merkezi olan CSIRO’da Bilim İnsanı olarak çalışmaya

başladı. Bu kurumda birçok başarılı projeye imza attı. CSIRO’nun dünya fuarlarında gösterilmek üzere geliştirdiği “Axcess” prototip Hibrid arabaya çift taraflı akü geliştirdi. (Avustralya’da yaşıyor.)

Ve 2020’nin kahramanları; Dr. Özlem Türeci, Prof. Dr. Uğur Şahin

Uğur Şahin, Mainz merkezli biyoteknoloji şirketi BioNTech'in kurucu ortağı ve CEO'su olan Şahin aynı zamanda Mainz Johannes Gutenberg Üniversitesi Tıp Merkezi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.

Kanser araştırmaları konusunda deneyimli bir araştırmacı olan Dr. Özlem Türeci ise BioNTech adlı biyoteknoloji firmasının kurucularındandır ve baş tıbbi sorumlusudur.

Alman biyoteknoloji şirketinin kurucuları olan doktorlar yaptıkları çalışmalarla insanlığa da umut olmayı başardılar.

Yukarıda yazdığım onlarca örnek isimlerden sadece birkaçı.

Nedense hep beyin göçü denildiğinde bu kavram sadece bilim adamlarına veya o alanda başarı göstermiş insanlara yüklenir, oysa beyin göçü kervanına katılan sanatçıların sayısı da en az onlar kadar çok.

Ne vahim bir durumdur ki biz bu gençlerimize kendi topraklarımız da çalışma imkânı sunamıyoruz.

Nobel ödülü kazanan Dr. Aziz Sancar’ı neden sahiplenmedi bu topraklar diye düşünmeden edemiyorum. Neden aşıyı mesela Ankara’da çalışan bilim insanlarımız buldu diye haber olmadı…

Gün geçmiyor ki medyadan Türk bilim insanlarının yaptığı buluşları duymayalım. Evet, şu çılgın Türkler dünyanın farklı ülkelerine göçmen olarak giden “Ah şu göçmen Türkler” her gün yeni bir çığır açıyor bilim dünyasında. Ancak ne acı ki başka başka topraklarda, başka ülkenin bayrağı altında.

Cannes film festivalinde en iyi yönetmen ödülünü kazanan yönetmen Nuri Bilge Ceylan ödülünü aldıktan sonra şunları söylemişti;

"Bu ödülü birisine adamak istiyorum: Tutkuyla sevdiğim, yalnız ve güzel ülkeme..."

Ben bu ülkenin yalnızlığına yalnız bırakıldığına inansam da güçsüzlüğüne asla inanmadım. Çünkü gençlerin muhtaç olduğu kudret damarlarında, Türkiye’nin muhtaç olduğu kudret ise gençlerinde saklıdır.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test