Reklam
Reklam
Reklam
Yeliz Ünal

Yeliz Ünal

yelizmeb@gmail.com

Adolf

15 Ekim 2020 - 07:35

Ülkemiz, yakılan ormanlar cenneti.

Gün geçmiyor ki, güzel coğrafyamızın farklı yerlerinden yangın haberi almayalım. Bu yangınların sonuncusu ise Hatay ilimizde yaşandı.

Hatay ilimizde çıkan (çıkarılan) orman yangını birçoğumuzu derinden yaraladı. Birçoğumuzu diyorum çünkü bazıları yanan ormandan, yakılan ağaçlardan, gidecek yeri olmadığı için orada, alevler arasında sıkışıp kalarak can vermek zorunda kalan hayvanlardan dolayı pek mutluydu. 

Her ne kadar İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bu kişiler ile ilgili olarak inceleme başlatıldığını ve gerekli işlemlerin yapılacağını söylese de değişen bir şey olacağını düşünmüyorum.

Neden mi? Nasıl bir insanlıktır ki; doğaya, doğal yaşama, çiçeğe, ağaca, hayvana nefret duysun.  Hayata öfkeli olabilirsin anlarım, insanlara öfkeli olabilirsin anlarım, devlete öfkeli olabilirsin anlarım hatta seni anlamak için çabalarım ancak!

Çıkan yangında yanan kaplumbağa fotoğrafını görmüşsünüzdür. İşte o, hiç kimseye zararı olmayan kaplumbağa ortalama 50 yıl yaşayacak. Tüm hayatı boyunca, ot yiyip, orda burada gezinecek, huzur içinde ölecek kaplumbağaya duyulan nefreti anlamam. İnsanoğlu yaşamını sürdürebilsin diye yaşayan ağaca duyulan nefreti anlamam. Yokolupgiden toprağa duyulan nefreti anlamam.Yürek yangını gibi söndürmeye çalıştıkça daha da harlanan alevlere seviniyorsan işte bunu hiç anlamam. İşte böyle. Ben, yok oluşa sevinenleri anlamam!

Diyelim ki, sorumlular yakalandı ve ağır cezalar aldılar. Orman yangını kontrol altına alındı. Peki ya sonra? Normal hayatlarımıza dönüp hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam mı edeceğiz? Hiç sormayacak mıyız kendimize bu topraklarda ruhunu nefret bürümüş insanlar nasıl yetişiyor diye.  Bastığımız her karışın adı Anadolu iken, anaç bağrını barışa ve kardeşliğe açmış bu topraklarda nasıl böyle vatan hainleri yetişiyor diye sormayacak mıyız? Ağaçtan, topraktan, hayvandan nefret eden insanlar nasıl yetişiyor diye sormayacak mıyız?

Nefret dolu insanların, nefret dolu bir toplum oluşturacağını düşünmedenunutacak mıyız yaşananları?

İnsan sevilmek ve anlaşılmak ister. İlgiye, şefkate, anlayışa, sevilmeye duyulan açlık ve bu açlığın bir türlü doymayışı, nefrete zemin hazırlar. Nefret empati duygusunun yok oluşu ile başlar. Bir diğer canlıyla aradaki bağın kopmasıdır nefret. Burada biraz durup düşünmek gerekiyor…

Kronik nefret dolu çocuklar yetiştirmeye devam mı edeceğiz? Adolf Hitler delinin tekiydi, peki milyonlar onu neden takip etti?

Gün içinde karşılaştığınız olaylara şöyle bir göz ucuyla biraz daha dikkatli bakar mısınız lütfen.

Yaşanılan çirkinliklerin, toplumda benimsemediğimiz olayların çoğunluğa ters gelen gayri ahlaki olaylarınmüsebbibinin yanlış yetiştirilmiş çocuklar olduğunu hemen fark edeceksiniz.

Yangın çıkartandan daha çok yangın çıkartanı yetiştiren aileler değil mi asıl suçlular. Çok sevdiğim bir söz vardır; “Körde bakıyor ama görmüyor. Önemli olan dünyaya nasıl baktığındır.”  Bakıp görmeyen bir neslin mimarları kimler?

Hayat, ucuza getirmeye çalıştıkça pahalıya patlar. Emek vermediğiniz hamuruna sevgi koymadan yetiştirdiğimiz her çocuk sadece bakacak ama asla görmeyecektir. Yukarıda da belirttiğim gibi; Adolf Hitler delinin tekiydi, peki milyonlar onu neden takip etti?
 
 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test