Reklam
Reklam
Reklam
Umut Tosunlar

Umut Tosunlar

[email protected]

Verimlilik için doğruadımlar atın

30 Mart 2020 - 07:21

2020 yılının ilk çeyreğini geçtik. Bu yılbaşında yaptığımız verimlilik planlardan kaçını tamamladık, kaçını yarım bıraktık, kaçına el sürmedik? Her yılsonu olduğu gibi geride kalan yılın gözden geçirilmesinin tam zamanı. Üretkenlik ve verimlilik konularında hangi adımları attık, neleri hayatımıza soktuk? Bu yazı da, yeni yıl da uygulayabileceğiniz verimlilik senaryolarından bahsedelim:
Zaman engelleme uygulayın
Yapılacaklar listesine sahip olmak kendi başına kötü bir şey değildir. Fakat neden bu kadar çok insan büyük ve uzun bir yapılacaklar listesi yaratıyor ve buradaki bazı maddeleri asla tamamlamıyor?
Bu yıl bir listenin yeterli olmadığına karar verdim. Bu görevleri yerine getirmek için gün içinde zaman planlamam gerekiyordu. Bu kavram genellikle “zaman engelleme” olarak bilinir. Bu yüzden basit ve güçlüdür. Yapılacaklar listenizi alın ve her öğeye takviminizde bir yer verin. Fiziksel bir takvim mi yoksa çevrimiçi bir takvim mi kullandığınız önemli değil; basitçe listenizdeki her öğe üzerinde çalışmak için zaman ayırın.
O zaman diliminizin içindeyken, dikkatinizin dağılmasına izin vermeyin. Telefonunuzu kapatın, e-postanızı kontrol etmeyin (“e-postanızı kontrol et” maddesi zaman diliminde bulunmadığı sürece) ve bitirin!
İlk önce en önemli işini yap
Gün içerisinde, işi ilerletmek için mutlaka yapılması gereken yalnızca bir veya iki şey vardır. Evet, yapılacaklar listesinde sayısız görev olabilir. Ancak bir veya iki şey diğerlerinden farklı ölçüde daha önemlidir.
Geçmişte sık sık bu öğeleri erteleyelenler oldu, çünkü ya en çok vakitlerini harcadılar ya da en büyük “bilinmeyenleri” aldılar. E-postaları kontrol eder, toplantılar planlar ve isteksizce ana işleri olmadan önce yüzlerce görev daha yapanlar vardı. Sonuç olarak, işini ileriye götürmek için gerçekten yapman gereken bir şey sık sık gerçekleşmedi. Bunun sonucunda ticari büyümen yavaşladı!
Bu yıl bir değişiklik yapın. Her şeyden önce, en büyük görevini halletmeye karar verin. Bu görev herkes için farklılık gösterebilir. Mesela kitap yazmak isteyen biri için, her gün uyanıp ve başka bir şey yapmadan önce 1000 kelime yazmak gibi.
Önce günün en önemli görevinizi zamanlayarak, günün geri kalanı için diğer görevleri belirlersiniz. İşiniz muhtemelen bundan sonra daha düzenli bir sisteme kavuşur.
Çoklu görev yapmayın
Neredeyse herkesin söylemesine rağmen, çoklu görev nadiren işe yarar. Çoklu görev yaptığınızda, her bir görevi daha az etkili bir şekilde yerine getirirsiniz. Beyniniz farklı görevler arasında ileri geri geçiş yapmaya çalışır ve günün önemli bir kısmı kaybolur.
Geçtiğimiz yıl, çoklu görevler için daha az taahhütte bulundum ve eldeki göreve daha çok odaklandım. Arkadaşım benimle konuştuğunda bilgisayarı kapattım. Araba sürerken mesajlaşmayı reddettim. Herhangi bir ekiple, bir Skype görüşmesi yaparken, tarayıcı penceresini kapalı tuttum. Liste böyle uzar gider.
 
Tabii ki, hala bununla mücadele ediyorum. Ancak geçen yıl, çoklu görevleri daha az yapmak ve bir şeye daha fazla odaklanmak için bilinçli bir karar verdim.
Tabii ki, “çoklu görev yok” kuralının tek istisnası sesli kitapları dinlemektir. Bunu daha önce söylemiştim ve şimdi tekrar söyleyeceğim: Sesli kitap veya podcast dinlemek hayatınızı değiştirmenin en iyi yollarından biri olabilir ve fazladan zaman gerektirmez. Araba sürerken, spor salonunda egzersiz yaparken, akşam yemeğinde ve hatta uykuya dalarken dinleyebilirsiniz. Etkili bir şekilde çoklu görev yapmanın ve daha iyi bir insan olmanın harika bir yolu.
Proseslerin gücünü kullanın
Bu yıl, her şeyi bir süreç olarak düşünmeye başladım. Belgelenebilecek, tekrarlanabilecek ve dış kaynak kullanılabilecek bir sistem. Mesela “bir web semineri yapmak” yerine, her biri yepyeni bir haftada birkaç saatlik bir çalışma ile 50'den fazla canlı emlak yatırımı semineri sunmanı sağlayan tam bir “web semineri süreci” oluşturulabilir. Bu sadece aklıma gelen bir örnek. Herkes bunu kendi iş durumuna göre uyarlayabilir.
Her şeyi bir süreç haline getirmenin en iyi yanı, işin dış kaynaklı olabileceğidir. Özellikle bu web semineri sisteminde bir sanal asistanla çalışıp, iş yükünün yüzde 80'ini azaltabilirsiniz. Sanal asistanınız web seminerleri kurup, e-postaları taslak olarak oluşturup, dönüşüm sonuçlarını izliyor olabilir. Sadece gelip öğretmem gerek.
Kısacası, her yıl başında motivasyon dolu olan zihinler, günler ilerledikçe tembel ve erteleyici bir zihin yapısına evrilirler. Özellikle “Alman gibi başlayıp, Türk gibi bitirme” benzetmelerinin doğruluk payını hepimiz biliyoruzdur. Tüm bunların ışığında, zihin sizin, beyin sizin, dolayısıyla başarı ya da başarısızlıkta sizin. Başarı dolu günlere!
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test