Reklam
Reklam
Reklam
Umut Tosunlar

Umut Tosunlar

[email protected]

Liderlik tutkunuzu yeniden canlandırın

05 Ekim 2020 - 07:30

Bazen liderlikteki kötü anlar öylesine ezici görünebilir ki, liderler insanlara ve çalışmalarına olan tutkularını, sevgilerini kaybederler. Fakat tutku gerçekten ne anlama geliyor? Tutku, bir şeye yapmak için gerekenden daha fazla enerji koyduğunuz zamandır. Tutku, heyecandan öte, olabildiğince fazla kalbi, zihni, bedeni ve ruhu bir şeye sokmak için harekete geçirilen hırstır. Tutkulu liderler, insanları olabilecekleri durumun en iyisi olmaları için motive eder ve onlara ilham verirler. Hedeflerine ulaşmak için ellerinden gelenin en iyisini yaparlar. Tutkulu liderler hırslarını başkalarıyla paylaşabilir ve aynı hedeflerin peşinden gitmeleri için onlara ilham verebilirler. Basitçe söylemek gerekirse, tutkulu liderler ve yöneticiler kalıcı bir fark yaratırlar.
Ne yazık ki, liderler her zaman iş konusunda tutkulu kalamazlar. Bazı liderlik uzmanlarına göre, (ki bu uzmanların %90'ı hiç bir işe yaramaz) liderlik tutkusunun azalmasının nedenlerinden bazıları şunlardır:

  • Bir projenin veya görevin stresi ve talebi zamanla yanmanıza neden olur.
  • Liderliğin ağırlığı yıllar geçtikçe size zarar verir.
  • Personel sorunları zaman içinde omuzlarınıza ağır gelir.
  • Evde önemli bir durum veya sorun oluşabilir.
  • İş yerinde büyük bir liderlik rolünde başarısız olabilirsiniz.
Yanıldığınız da ve cesaretiniz kırıldığında, çalışma sevginiz ve tutkunuz acı çeker. Verimliliğiniz azalır, iş arkadaşlarınızla, hatta normal arkadaşlarınızla ve ailenizle kısa süreli sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Ama endişelenmeyin, işinize olan tutkunuzu ve sevginizi yeniden canlandırmanın yolları vardır. Bu yazıda bunlara kısaca göz atalım;

1. Hedefler belirleyin.
Tutkulu liderlerin her zaman bir vizyonu vardır, zaten tutku duydukları şey de budur. Odaklanmayı sürdürmek için liderlerin başarmayı taahhüt ettikleri belirli hedefleri olmalıdır. Vizyonlarına doğru atılan her adım özellikle belirtilmelidir. Net bir yönünüz olduğunda kararlı kalmak daha kolaydır. Bu durum, aynı zamanda bir projenin stresini ve taleplerini azaltmaya yardımcı olur. Hedefler belirlediğinizde ve vizyonunuzu ekibinizle paylaştığınızda, çalışanlarınız arasında bir takım zihniyetlerini de güçlendirirsiniz. Çalışanlarınızın size inanarak ve daha farklı gözle bakmaları, iş yerindeki verimliliğin topluca artması ve hedeflere daha kısa yollardan ulaşılması anlamı taşır.

2. Her hedefin başarısını kutlayın.
Daha önceki yazılarıma dikkat ettiyseniz - ki mutlaka edin :) - bu maddeyi sık sık dile getiriyorum. Yaptığınız iş üzerinde çalışırken, o konuya konsantre olmuşken vizyonunuzun önemini hatırlamak zor olabilir. Hedeflerinizin ilerlemesini, sizin ve ekibinizin yaptığı katkıları tanımanız gerekir. Tutkunuzu ve onlarınkini daha da ateşlemek için onlara ve kendinize arkadaki gerekli patlamayı verin. Küçük şeyleri kutlamak, yaptığınız şeyin iyi bir yere gittiğini ve sadece yapmanız gereken sonsuz bir görev olmadığını hatırlatabilir. Her bir başarıyı kutladığınız da, vizyonunuza yaklaştığınızı gösterirsiniz. Bu durumun çalışanlar üzerindeki olumlu etkilerini görmeniz uzun sürmez.

3. Görev sorumluluğu verin
Görevi, yalnız yapılacak bir iş olarak değerlendirmek hatalı bir davranıştır. Lider olarak, işiniz ekibinize rehberlik etmektir. Ancak ekibin her üyesinin kendi amacı vardır. Ekibinizi, üzerlerine düşeni yapmalarına güvenerek tam potansiyellerine ulaşmaları için güçlendirin. Vizyonunuz hakkında net olun ve ekibiniz için gerekli olan bilgileri paylaşın. Ancak bir proje üzerinde kontrol sahibi olmanız önemli olsa da, her şeyi kontrol edemezsiniz. İlgili görevlerinde, ellerinden gelenin en iyisini yapmak için ekibinize güvenin. Bu, omuzlarınızdan liderlik yükünü hafifletmeye yardımcı olabilir. Aynı zamanda kişilerin sorumluluk bilinci ve bağlı bulundukları şirkete olan güvenlerinin artması anlamı da taşır.

4. Doğru destek sistemine sahip olun.
Bazen kendimizi motive etmekte başarısız oluyoruz. Hepimiz kaçınılmaz olarak yoruluruz. Kişisel hayatınızda, gününüz hakkında konuşabileceğiniz bir ortak veya arkadaşa sahip olmak iyidir. Konuşacak birisine sahip olduğunuzda liderlik yükü ile başa çıkmak daha kolaydır. Ayrıca, kuruluşunuzun dışından bir mentor arayın. Koçluk ve mentorluk hizmeti alan birçok profesyonel, şirketlerinden uzak bir noktaya ve perspektife ihtiyaç duyan insanlardır. Çerçevede iseniz resmi göremeyeceğiniz söylenir. Bazen dahil olmadan perspektif sunabilen birine ihtiyacınız olabilir. Bu konuda ekibinizdeki biri, siz olmadığınızda geliştirilebilir. Ondan günün belli aralıklarında motive edici olmasını isteyebilirsiniz. Tabi bu iş sadece istekle olabilecek bir durum değildir. Hiç kimsenin motivasyonsuz günlerinize ayak uydurmasına izin vermek sorun değil. Birinin tutkuyu devam ettirmesi gerekiyor ve iş arkadaşınız bu konuda size enerji verebilir. Kısacası, karşılıklı bir kazan-kazan sistemi herkes için kazançlı olur.

5. İş-yaşam dengesini koruyun.
İş yerinde tutkulu olmak, fazla çalışmanız için bir bahane olmaz. Eğer bir şey varsa, yaptığınız şey için tutku ve sevginizin tükenmemesi adına bir mola vermeniz daha mantıklı bir sebeptir. Tutkunuz azaldığında üretkenliğiniz ve hatta kişisel yaşamınız zarar görebilir. Çok fazla çalıştığınızda da, yaratıcılığınız kolayca tükenir. Bu yüzden zevk aldığınız bir hobi ya da rahatlamanıza, gevşemenize ve kendinizi şarj etmenize izin veren başka bir şey bulun. Enerjinizi ve tutkunuzu geri getirmenin yollarını bulduğunuzdan tam olarak emin olmak küçük ama önemli bir ayrıntıdır. Liderlik tutkusunun altında yatan büyük nedenlerin başlangıcı, bu tip küçük adımlardır. 

Liderlik tutkunuzu ve motivasyonunuzu canlandırmak için bu ipuçlarını kullanmanızı çoğu yazımda dile getiriyorum. Bu konuda aldığım geri dönüşlerin büyük bir kısmı, benim enerjimi yükselten ve beni daha da motive eden cümleler oluyor. Uyguladığınız adımlar sonrası, yaşadığınız deneyimleri bana bildirmeye devam edin. Unutmayın, geri bildirimler başarının en ince ayarıdır.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test