Umut Tosunlar

Umut Tosunlar

[email protected]

İyi ilişkiler için öfke kontrolü

19 Nisan 2021 - 09:26

Kaynayan bir su ısıtıcısı gibi dolaşmak hiçbir zaman eğlenceli değildir, ancak hayatınızın çoğunu bu şekilde geçirdiğinizde ve buna neyin sebep olduğunu anlamadığınız da, bu daha da acı verici bir durumdur.

Öfkenin psikolojik etkisi sadece bireye zarar vermekle kalmaz, aynı zamanda ilişkileri, aileleri de yok eder. Başkalarıyla derin bağlar kurma yeteneğimizi sakat bırakır, çünkü insanları kendimize yaklaştırmak yerine uzaklaştırırız!

Sakinleştiğimizde kafamız karışır, çünkü “neden böyle ortaya çıktım?” diye aklımızdan geçiririz. Sonra kendimizi içten içe döverek günler geçiririz. Pişmanlık kötü bir duygudur.

Bu öfke döngüsüdür.

Uzun yıllar, öfkesini ‘yönetmesi’ gerektiğini ve bu yanının her zaman yanında olacağını düşünen bir iş arkadaşım vardı. Ancak öfkenin enerjisini ve kuantum fiziği düzeyinde nasıl çalıştığını öğrenmek için çok çaba harcadığını hatırlıyorum. Aslında zamanla onu kökten sökebileceğini anlamaya başladı, ki bunu da yaptı. Sonrasında hayatının her alanındaki pozitiflik dikkat çekici noktalara ulaşmıştı
Bu yazıda, çok güçlü öfkelerin bile bir anda çözülebileceğini anlamanızı, bu konudaki farkındalığınızı arttırmanızı umut ediyorum.

Birisi bana yaklaşıp 20 yıldır “kaynayan öfke” yaşadığını söylediğinde, ilk adım, asıl nedenin farkında olup olmadıklarını bulmak olmalı.

Neden kızdığımız, öfkenin kökü ile aynı şey değildir. Partnerimiz istediğimiz bir şeyi yapmadığı için kırılırsak, öfke nadiren bundan kaynaklanır, gerçek olanı ise çok daha derin bir şeyden kaynaklandığıdır. Mesela, buna benzer durumdaki kişi söz konusu olduğunda, ilişkilerini, önemli müşterilerle olan etkileşimlerini etkileyen öfkesinin sebebinin, babasının onu çocukken terk etmesinden kaynaklandığının farkında değildi. Ya da benzeri bir travmadan. 

En basit ifadeyle, eğer bir olay çözülmeden bırakılırsa, bir şekilde canlanacaktır, çoğu zaman bunların bağlantılı olduğunun tamamen farkında değiliz. Hayatınızda çözülmemiş herhangi bir olayı düşünün. Aynı şey, sadece öfke olarak görünmeyebilir.

Travmatik bir olay meydana geldiğinde (normal enerji akışında bir kesinti), vücudumuz savaşa / kaçmaya başlar.

Hayvanların, sudan yeni çıkmış gibi sık sık kendilerini salladıklarını fark edeceksiniz. Bu aslında enerjisini sıfırlayan köpektir. Bir köpek saldırıya uğrarsa, korkarsa veya sersemletirse, kendi kendini silkeleyecek ve böylece kendi enerji sistemini sıfırlayacaktır.

İnsanlar olarak, özellikle de çocukken, kendimizi enerjisel olarak nasıl sıfırlayacağımızı gösteren araçlara veya stratejilere sahip değiliz. Nüfusun büyük bir kısmı, korkmuş çocuklar olarak yetişkin bedenlerinde dolaşıyor.
Yetişkinler olarak oyuncaklarımızı bebek arabasından attığımızda, öfkeli olan 'biz’ değiliz, o anda ortaya çıkan öfkeli bir parçamızdır. Çocuk ortaya çıkar ve anlaşılmak ister. Çoğu durumda öfke, geçmişin şimdiki zamanda ortaya çıkan enerjisidir.

Bu farkındalığın bir başlangıç noktası olması harika, çünkü bir dahaki sefere sinirlendiğinizde, kendinize “şu anda bir parçamın ortaya çıktığını fark ediyorum, bu gerçek ben değilim” diyebilirsiniz. En azından denemenizi tavsiye ederim!

Sağlıklı kendini ifade etme, öfkeyi iyileştirmenin bir başka önemli unsurudur. Çünkü bazılarının yapma eğiliminde oldukları şey, sevdikleri birini üzeceklerini veya kaybedeceklerini düşündükleri için nasıl hissettikleri hakkında konuşmamaktır. Öyleyse, öfkeyi bastırdığımızda veya gerçekten nasıl hissettiğimizi ifade etmediğimiz de, bu beden için muazzam bir sorun yaratır. 

Kökteki öfkeyi herkes için yok etmeliyiz

Birisi 30 yıllık öfkeli yapısından iyileşse bile, bu durum o kişinin bir daha sinirlenmeyeceği anlamına gelmez. Sadece o olayla ilişkili öfke ortadan kalkmış olabilir. Öfke tekrar ortaya çıktığında, bununla ilgili farklı bir anlayış seviyesi olacak ve bu nedenle tepki farklı olacaktır.
Olayın nedeninin ne olduğunu öğrendikten sonra, hayatımızın zaman çizelgesine geri dönerek ve öfkenin ne zaman başladığını belirleyerek, daha sonra ağrı anını, o sırada karşılanmamış ihtiyaçları tespit edebiliriz.

Tüm tetikleyicilerinizi öfkeyle yazıp ardından şu beş soruyu sorarak başlayabilirsiniz:

- Neden gerçekten kızgınım?
- Bu anda ne hissetmem gerekiyor?
- Şu anda neye ihtiyacım var?
- Bunu vücudumda nerede hissediyorum?
- Daha derine inmeye istekli miyim?

Sonra gözlerinizi kapatırsanız ve öfkeyle tam olarak hizalanırsanız, onu olduğu gibi, enerji olarak hissetmeye başlayabilirsiniz.

Bu, öfkeniz hakkında hem duygusal, hem de enerjik olarak zeki olmakla ilgilidir. Bu bir süper güçtür, çünkü bu durumda onunla birlikte oluyorsunuz, ona karşı direniyorsunuz.

Tipik olarak enerjideki değişim noktasında, olayla ilgili bir hikaye ya da bir dizi anlam yarattık.

Hafızaya geri döndüğümüzde, örneğin, zorbalığa karşı koyduğumuzda, söylememiz gereken kelimeleri söylediğimizde, kendimiz için ayağa kalktığımızda ve aslında bunu içgüdüsel bir düzeyde hissettiğimizde, etki hızlı olabilir ve hayatları değiştirebilir.

Olan şu ki, enerjiyi değiştirdiğimizde sinir sistemimiz rahatlar, çünkü artık kendini koruma modundan çıkarmıştır.

Ama sadece bu duruma tüm bedeninle inanırsan bunu yapabilirsin. Çünkü acının her zaman sizinle olacağı tarzında arabesk bir hikaye yarattıysanız bu durum sürecektir. Bu durumu değiştirebileceğine dair güçlü bir inancın varsa, mutlaka değişecektir.
 

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test