Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Umut Tosunlar

Umut Tosunlar

umuttosunlar@gmail.com

İş hayatındaki sosyal beceriler-1

14 Eylül 2020 - 07:48

Küçükken, okulda bir sunum yapmak zorunda olsaydınız, bir önceki gece mutlaka uyku problemi çektiğinizi anımsarsınız. Gecenin yarısında uyanabilir, yanlış gidebilecek tüm olumsuzlukları düşünebilirdiniz. Rüya görürken, isminizin söylenmesi terleme sebebi olabilirdi.
Hepimiz sunumlarda sınıfın önünde kötü durumlara düşmüşüzdür. Sıramıza döndüğümüzde yaşadığımız stresten yorulduğumuzu hatırlarız. Utanç verici sunumlar ve istenmeyen lakaplar işin tuzu, biberiydi.
Bir sonraki sunum yapan kişiden daha bilgili olsak bile, iletişimimizin yetersizliği bu durumu gölgede bırakabiliyordu. İletişimdeki bu hatalar zamanla düzeltildi, ancak bizi hala gece ayakta tutan şey bu hikayelerin benzersiz olmaması. 
Yıllardır çok fazla sayıda makale ve yazılar okurken, her türlü insanla görüşme yaparken, girişimciler, yöneticiler, akademisyenler vs. ile tanıştım. Görüştüklerimin büyük bir yüzdesi güçlü sosyal becerilere sahip insanlar değillerdi.
Daha iyi iletişim kurabilmeleri halinde bu insanların ne kadar başarılı olacağını hayal edin. Bu konuda sen nasılsın? Daha iyi iletişim becerileriyle ne kadar başarılı olabileceğinizi hayal edebiliyor musunuz? 
Bu yüzden konuşmaya ve yazmaya başladım. Birçoğumuz da, doğru dinleme, kendini doğru ifade etme, kişisel veya profesyonel reddetme ile nasıl başa çıkılacağı, hatta bir grubun önünde konuşmak üzereyken hissettiğimiz endişeli düşünceleri nasıl susturmamız gerektiği gibi özellikler mevcut değil.
Günümüzde, bu beceriler her zamankinden daha kritik. O zaman bunun için sosyal beceri kontrol listemizden birkaç işlem yapılabilir kısmına bir göz atalım.

1. Endişenizi heyecan olarak yeniden çerçevelendirin
Harvard Üniversitesi'nden Dr. Amy Cuddy, bu durumu New York Times’ın en çok satan kitaplar listesinde ki Presence’de şöyle kaleme almış; 
“Yaşadığımız duyguların anlamını - kendimizi endişeden heyecana sürükleyerek - baskı altında başarılı olmak için ihtiyaç duyduğumuz bilişsel ve fizyolojik kaynakları kullanarak psikolojik yönelimimizi değiştiriyoruz. Sahne korkumuzu etkin bir şekilde sahne varlığına dönüştürüyoruz.”
Böylece, bir dahaki sefere mesajınızı paylaşmadan önce endişeli hissediyorsanız, kendinizi dürtün ve endişenizi heyecan olarak yeniden çerçevelendirin.

2. Sözde dinleme
Dinlemenin ne demek olduğunu bildiğimizi düşünüyoruz. Acil haberler duyduğumuzda açıklayıcı sorular soruyoruz. Gözlerimizi ve bedenlerimizi konuşan herkesten ve dikkat dağıtıcı şeylerden uzaklaştırıyoruz. Tam, bölünmemiş dikkatimizi veriyoruz. Ama bazen biz gerçekten dinlediğimizi düşünüyoruz. Aslında durum öyle mi? Neleri dinlediğimizi düşünüp, dinlemiyoruz?

  • Tartışma veya görüşe katılmama
  • Kıyaslama veya geçme çabası
  • Bir karakter kusuru bulmak için acele
  • Bir sonraki cevabı düşünmek
  • Yalnızca duymak istediklerinizi filtreleme veya dinleme
Tüm bu dinleme alternatifleriyle ilgili sorun, durumun hedeflenen dinleyici için gerçek bir yararı olmamasıdır. Anlatan taraf duyulmuyor, siz dinleyici olarak bilgilendirilmiyorsunuz. Bu, iletişimsizlik sahnesinin hangi ayağındasınız? Karşı tarafı dinlerken farkında olun, böylece düzeltebilir ve yeniden odaklayabilirsiniz.
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test