Reklam
Reklam
Reklam
Umut Tosunlar

Umut Tosunlar

[email protected]

Doğru zihin yapısı başarıyı getirir-1

22 Mart 2021 - 05:07

Geçenlerde, tanıdığım ve daha önce iş yaptığımız bir müşterilerim için aklıma ona uygun yeni bir iş modeli fikri geldi. İş modelinde, şimdiki işine paralel olarak hareket edeceği üzerinde konuştuk. Bu durum, sağlığına ve en önemli ilişkilerine odaklanması için daha kişisel marj sağlayacağını bildiğim temel bir değişiklikti.
Biz konuşurken, olasılıklar konusunda heyecanlandı. Ama sonrasında neredeyse anında fikirden uzaklaşmaya başladı. Peki ama neden? Çünkü bunun nasıl mümkün olabileceğini hissedemedi ve zihninde göremedi.
Bir dizi itiraz dile getirdi:
“Bunu başaracak network genişliğine sahip olduğumu sanmıyorum.”
“Bunu yapacak teknolojinin bende mevcut olduğundan emin değilim.”
“Uygulamanın çok maliyetli olacağını düşünüyorum.” vs.
Tepkisi alışılmadık değildi. Girişimciler arasında yaygın olan bir zihniyeti dile getiriyordu. Aynı zamanda işlerini ve hayatlarını bir sonraki seviyeye taşımaktan alıkoyan şeylerden biri de bu. “Neyi” netleştirmeden önce “nasıl'a” takılıp kalıyorlar.

Başarılı İnsanların Zihniyeti

Ancak bu, aramızdaki en başarılı zihniyet değil. Steve Jobs nasıl başlasaydı iPhone olmazdı? Mühendisleri kendisine defalarca, hayal ettiği şeyi üretemeyeceklerini söylediler. Ama vizyonunu ifade etmeye, hiç durmadan sürekli ifade etmeye devam etti. Mühendisler sonunda Steve Jobs'ın hayallerini ve tutkusunu anladılar. Özellikle de, aklındaki telefonu yapmazlarsa yeni mühendisler bulacağını söyledikten sonra!
Apple benzeri bir durum olarak, ABD Başkanı John F. Kennedy nasıl başlasaydı NASA aya asla bir adam koyamazdı? 25 Mayıs 1961'de Kongre'nin ortak oturumunda yaptığı konuşma oldukça etkileyiciydi. Başkan Kennedy:

Bu ulusun, bu on yıl dolmadan bir adamı aya indirip onu güvenli bir şekilde dünyaya geri getirme hedefine ulaşmaya kendini adaması gerektiğine inanıyorum. 

Tek sorun: o dönemde istenilen teknoloji yoktu. Nasıl başarılabileceği konusunda kimsenin bir fikri yoktu. Yine de, sadece sekiz yıl sonra, Neil Armstrong ve Buzz Aldrin aya indiler ve sağ salim ülkelerine döndüler.
Önemli bir şey elde etmek için, önceliğimiz aynı inanç hizalamasında birlikte başlamak olmalı. Neyi başarmak istiyorsak diğer düşünceler ve tartışmalar sonrasında konuşulacak durumlardır. İlk önce, “neyi” netleştirmelisiniz. Söylemesi yapmaktan daha kolay, değil mi? Zamanla atılan adımlara ve alınan bildirimlere şaşırabilirsiniz. 

Okuduğumuz kitaplar da ya da katıldığımız eğitimlerde yer alan bazı liderlik araştırmaları, dönüşümcü liderlerin geleceğe olumlu bir bakış açısı sunarak ve bunun başarılacağına dair güveni ifade ederek daha güçlü, daha etkili bir vizyon yarattığını doğrulamaktadır. 

Başlamadan önce kendinizden söz etmeden kristal netliğinde bir vizyon geliştirmenin bazı adımları vardır. Bu adımlar hakkında kafa yormaya başlayalım:

1. Nasıl yapılacağını bir kenara bırakın

Bunun kasıtlı, bilinçli bir karar olması gerekiyor. Kendinize (veya varsa başkalarına), “Bak, biliyorum ki sonunda bunu nasıl başaracağımı bulmam gerekecek. Ama bu başka bir zaman için geçerli değerlendirme. Önümüzdeki bir saat için ne istediğimi netleştireceğim.“

Bu disiplin gerektirir. Nasıl başaracağınızı bulmak için zaman zaman geri kaymaya başlayacaksınız. Aslında, vizyon ne kadar büyükse, cazibe de o kadar büyük olur. Bu normaldir, özellikle de risk almak sizi korkutuyorsa.

2. Gelecekte ayakta durun

İnsanlar bulundukları yerden zihinsel olarak kopukluk konusunda ustadırlar. Öyleyse bunu avantajımız için kullanalım.
Kendinizi gelecekte bir zamanda düşünün, hizalayın. Bir yıl, üç yıl veya seçtiğiniz herhangi bir gelecek zaman olabilir. Önemli olan, belirli bir tarih seçmek ve ardından kendinizi zihinsel olarak ona taşımaktır. Bunu zihinsel olarak kabul ettiğimiz durumlarda, belirlediğimiz zaman geldiğinde ki farklılıklar ve değişiklikler hayatımızı kesinlikle olumlu şekilde etkileyen maddeler olur.

3. Hayal gücünüzü kullanın

İşte burasını doğru şekilde kullanmak oldukça eğlenceli oluyor. Çoğu zaman bu yeteneği olumsuz bir şekilde kullanırız. Daha kötü bir gelecek hayal ediyoruz ve bunun için endişeleniyoruz. Ya da daha iyi bir gelecek arayışında ters gidebilecek her şeyi hayal eder, bulunduğumuz yerde memnun olmamız için nedenleri listelemeye başlarız.

Çok büyük bir kısmınız, hayal gücünüzün en yüksek kullanım butonunu daha açmadınız! Bir vizyon yaratmak için, daha parlak, daha iyi bir gelecek hayal etmek için en iyi, en yaratıcı düşüncelerimizi toplamalıyız. Bu, düşüncelerimiz de, her iyileştirme veya atılımın başladığı yerdir. Bu tip durumlar için her gün belli bir zaman dilimi ayırmalı, o zaman dilimini tüm benliğimizde yaşamalıyız.

4. Beş duyuyu da kullanın

Vizyonunuzu ne kadar somut hale getirirseniz, o kadar gerçek görünür ve bir o kadar da güçlü olur. Bunu yapmanın bir yolu, her bir duyunuzu harekete geçirmektir. Örneğin,
Ne görüyorsun? Canlı renklerle anlatın.

Ne duyuyorsun? Geleceğinizi tasavvur ederken duyduğunuz sesleri açıklayın.
Ne kokuyorsun? Koku alma sisteminiz, en gelişmiş duyularınızdan biridir. Hiçbir şey hafızayı belirli kokulardan daha hızlı tetikleyemez. Neden geleceğin anısını yaratmıyorsunuz?
Ne hissediyorsun? Vizyonunuzda neye dokunabileceğinizi açıklayın.
Ne tadıyorsun? Bu her vizyon için geçerli olmayabilir, ancak tadabileceğiniz bir bileşen varsa, onu tanımlayın.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test