Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Yeni bir Fuar doğuyor

11 Ocak 2020 - 06:53

Yeni bir Fuar doğuyor

İzmir Fuarı'nda hızlı bir çalışma var. Kültürpark'taki çalışmalar, önce buradaki kiralanmış mekanların boşaltılması ile başladı. Şimdi de yıkımlar gerçekleşiyor.
Belli ki,projesi hazırlanmış bir çalışma bu.
İçeriğini tam olarak bilmiyoruz.Elbette Kültürpark, 20-30 yıl öncesine döndürülmeyecek. Örneğin gazinolar, Hayvanat bahçesi olmayacak.
Ama insanların güvenle oturabilecekleri, bir şeyler içip, yiyecekleri ;hijyeni önemseyen mekanlar açılacak.
Kocaoğlu, bunu beceremedi. Fuar, Yüksel Çakmur'un yıkmaya başladığı, Ahmet Piriştina'nın yıkmayı sonlandırdığı haliyle kaldı 1999'dan bu yana.Burası için hiç bir yeni proje üretilmedi.
Oysa Fuar, İzmirliler için çok önemli bir alan.İzmirliler,hava almak için, bir şeyler yiyip içmek için, eğlenmek için hep burasını tercih ettiler. 20'le yakın gazinoyu bir kenara bırakalım, Villa Çay, Menekşe, Küçük Göl gibi güzide çay bahçeleri yok oldu. Şimdi de Ada Gazinosu yıkıldı.
Ada Gazinosu, Enternasyonal İzmir Fuarı'nın projesinde Dr. Behçet Uz tarafından,yeni doğum yapmış kadınların bebeklerini emzirmeleri için dizayn edilmişti. Bu proje ilgi görmeyince Dr. Uz, bu defa bir dans pisti yaptırıp burada insanların orkestra eşliğinde dans etmelerini sağlayacak ortamı yarattı. Ama dans pisti dışarıdan açıkça görülüyordu ve dans edenleri izleyenlerin meraklı bakışları rahatsız edince bundan da vazgeçildi.
Sonra restoran, bilahare düğün salonu oldu.
Bir ara restorana dönüldü, restoran-düğün salonu birlikte çalıştırıldı ve bu güne gelindi.Ada Gazinosu, Fuar'ın en güzel, en cazip mekanları arasındadır.Yerine daha çok insanın yararlanacağı bir mekan dizayn edileceğinden hiç şüphemiz yok.
Bir de Pakistan Pavyonu'nun daha kullanışlı hale getirilmesi, örneğin bir sanat galerisine dönüştürülmesi de düşünülebilir.
Fuar, hepimizin. Burasını, sadece bir kesimin hizmetine göre düzenlemek kimseye yarar sağlamaz.
İzliyor ve yeni güzellikler bekliyoruz.Sosyal yaşamı çok önemseyen Tunç Soyer'in bunu başaracağına yürekten inanıyoruz.

Eflatun Nuri'yi anarken

Eflatun Nuri, Türk karikatür sanatının en seçkin isimlerinden biriydi. Onu 3 Mayıs 2008'de kaybettik.Yaklaşık 12 yıl önce.
Asıl adı Adil Nuri Erkoç'tu. Karikatürü, ruhunu öne çıkaran bir anlayışla çizerdi ve o karikatürde sadece çizgi değil; derin bir mana izlerdi insan.Kendisiyle Ekspres ve Yeni Asır'da uzun yıllar çalışmak nasip oldu.Dostluğunu unutamam.Özgür yaşayan ve kural tanımak istemeyen bir yapısı vardı. Onda bu yaşamın sınırlarını çizen tek adam da rahmetli Nihat Paykoç'tu.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti, üç yıldır onun adına karikatür yarışması düzenliyor ve bu konuda Konak Belediyesi de büyük destek veriyor. Yönetimde birlikte de çalıştığımız değerli kardeşim Sadık Pala'nın, kendilerini yetiştiren pek çok İzmirli karikatürcü gibi Eflatun Nuri'nin bu hatırasını yaşatmak adına sarfettiği çabaları kimse inkar edemez.
Dün gece bu yılın yarışma ödülleri verildi. Bugün de Konak Belediyesi tarafından yaptırılan Eflatun Nuri büstü, Karataş semtindeki Gazeteciler cemiyeti Lokali önünde düzenlenen törenle açılacak. Eflatun Nuri, bu semtte, kadim dostu Vapur Koltuk Ahmet'in denize sıfır bahçe içindeki evinde bir süre yaşamıştı. Büstün uygun bir yere konulduğundan kimse şüphe edemez.
Onunla ilgili öyle çok anı var ki, anlatmakla bitmez.
Sevgiyle anıyor ve onu çok özlüyoruz.

Servet beyanı

Seçilmişler, göreve başlarken çalışacakları kuruma servet beyanında bulunurlar.
Evleri, arabaları, varsa bankadaki paraları yazılır, zarfa konur ve kapatılır.
Bu, görev yapacakları süre sonunda varlıklarının artıp artmadığını öğrenmek için yapılır.
Ama nedense beyan, verilmekle kalır. Sonrası takip edilmez.Beyanda, eş ve çocuklarının da yani birinci derecedeki yakınlarının da mal varlıklarının artıp artmadığı görülür. Ama o da takip edilmez.
Duyuyoruz; seçilmişlerin büyük bölümü; kısa sürede servetlerini ikiye katlıyor. Çoğunu da yakınlarının üzerine yaparak adeta bilgi kaçırıyor.
Şu ana kadar mal beyanındaki değişiklik nedeniyle hakkında soruşturma açılan bir seçilmiş duymadım, görmedim.Mal beyanı, bürokratik bir işlem olmaktan öte gitmiyor, vurgunu vuran vurduğuyla kalıyor.
"Nereden buldun?"uygulaması da göreceli bir hal alınca servet beyanının amacına pek ulaşamadığı ortaya çıkıyor.
Devletin, pek çok bilgiye ulaşacak teknik donanımı var. SOYBİS uygulaması bunlardan sadece biri.Beyana gerek kalmadan devlet, bütün seçilmişlerin varlıklarının artıp artmadığını öğrenebiliyor.
Teknolojiyi kullanmak varken, öbürü için vakit kaybetmeye değer mi?

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Sen seni bil sen seni. Sen seni bilmezsen  patlatırsın kredi kartı limitlerini  !...
***
Kadınlar hiç kalplerinin sesini dinleyemez. Azıcık sussalar, belki!...
***
Sen elması seviyorsun diye, elmas yüzüğün parmağında olması şart mı kız Nazmiyeeee ?
***
Fırıncı kayınpederi, manav kayını var. İç güveysi. Ekmek elden, elma golden hani !.
***
Terzi kendi söküğünü dikiyor artık. Neden ? Herkes konfeksiyon mamulleri tercih ettiği için , terziler sinek avlıyor da ondan !...
***
Bekarken kazak erkek olmak hayalimdi.  Sağ olsun karım yumuşatıcıyla o kazağı bir yumuşattı ki sormayın !...
***
Uyku düzensizliği obezite nedeniymiş. Eee , buzdolabında yiyecek bir şeyler var mı diye düşünmekten bir türlü uyku tutmuyor anasını satayım !..

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test