Umudunu hiç yitirme
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Umudunu hiç yitirme

09 Mayıs 2019 - 06:24

Umudunu Hiç yitirme
Hasta olmak zordur… Hasta yakını olmak da zordur.
Söz konusu lösemi ise ve ailenizin bir parçası bu hastalığa yakalanmışsa...
Bazı hastalıklar var ki, ilgi, moral, hastayı ayakta tutar. Umudunu yitirmemiş bir hasta ve yakını, bu süreci daha kolay atlatır.
1976'da Ayvalık'ta doğan ve bu ilçede uzun yıllar mali müşavirlik yapan Cenk Geçermiş, bu acı gerçeği yaşayanlardan biri.
"Ben şahidim" diye başladığı "Umudunu Hiç Yitirme" adlı kitabında Cenk Geçermiş, yaşanmış anılarını anlatıyor ve umudun ne kadar önemli olduğuna vurgu yapıyor.
Bir solukta okuyacağınız kitap.İnsanın zaman zaman içini burksa da kitap bittiğinde çok farklı bir psikoloji içine giriyorsunuz.
Yazar, otobiyografik bu başarılı çalışmasının ürünü olan kitabının tüm gelirini Ege Üniver sitesi Tülay Aktaş Lösemili Çocuklar Derneği ile Ayvalık Şefkat Evleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği'ne bağışladı.
Geçermiş'in ayrıca Ayvalık yöre mutfağını tanıtan  "Ayvalık Aşkı ve Ege'den Gelen Lezzet" adlı kitabı da var. Çeşitli dergilerde de yazmaya devam ediyor.
Kitabı okumanızı ısrarla öneriyorum.


Ya Bucalılar?...
Buca Özmen Caddesi üzerinde Çevik Bir Meydanı'ndan Üçkuyular mevkiine doğru yürürseniz, sağda ucube natamam bir beton inşaatın önünde kocaman kırmızı harflerle "Biz, bu kenti çok sevdik" yazısını okursunuz.
Bu yazı, onu yazanların Buca ile Bucalılar ile dalga geçtiğinin belgesidir.
Neye benzemediği bir türlü anlaşılamayan, ne işe yarayacağı belirlenemeyen ve adına Çarşı Buca denen bu ucube yapı, aslında Buca'nın geleceğindeki imarlaşmanın da önüne ipotek koymaktır.
Yolun genişlemesi, burada bir meydan oluşturulması gibi planlar yapmak isteyen geleceğin kent yöneticilerinin önüne set çekmektir.
Bu inşaat, yaklaşık beş müteahhit değiştirdi. Bir kısmı kendi kusurlarından ayrıldı ve bir tanesi de belediyenin ödemeyi zamanında yapmaması nedeniyle yüklü bir tazminat aldı.
Danışıklı döğüş söylentilerinin yoğun olduğu bir süreçtir bu.
Burada yapılacağı söylenen pazaryeri için fazladan 50 pazarcı esnafına daha söz verildiği de biliniyor.Gelecekteki en önemli sıkıntılardan biri de bu.
Levent Piriştina ve ekibinin Buca'ya garabetleri o kadar çok ki, Allah yeni yönetimin yardımcısı olsun.
"Biz bu kenti çok sevdik" diye tamamlamadıkları bir projenin önüne bu yazıyı yazıp gittiler.
Sormak gerek:
"Acaba Bucalılar sizi sevdi mi?"


 
Sezen Aksu
Orhan Gencebay'a değinirken de vurguladım; her sanatçının dilediği siyasi görüşe sahip olma özgürlüğü vardır.
Sanatçı, halka mal olmuş olsa da bu özgürlüğünü dilediği gibi kullanma sahiptir.
Ama yine bir sanatçı, artık toplumun midesini bulandıran uygulama ve beyanlara çanak tutarsa, kraldan çok kralcı olursa ve kendini "Yalaka-sağcı" durumuna düşürürse çizmeyi aşmış demektir.
İfade özgürlüğü başka, bu başka.
Uç noktalarda çıkan çatlak sesler, toplumu öylesine rahatsız eder duruma geldi ki, birileri de çıkıp buna "Durun" demiyor.
Hal böyle iken, inadına o söze, o çıkışa alabildiğine destek verici söylemler,eğer bunu yapan bir sanatçıysa; sorgulanması gerekir.
Bunun en canlı örneklerinden biri de Sezen Aksu.
O Sezen Aksu ki,Türk milletinin gönlünde "Minik Serçe" olarak taht kurmuş, şarkıları dillerden düşmemiş...
Her çatlak sese "Maydanoz" olan, her kötü söylemi destekleyen bir pozisyonda Sezen Aksu, en büyük tepkiyi de İzmirli hemşehrilerinden alıyor.
Babası Sami Yıldırım, bir döneme damgasını vurmuş bir eğitimciydi ama yakın dostlarına kızını eleştirirdi.Kendisine "Sezen Aksu'nun babası" denmesinden hoşlanmazdı. Demek ki, onun da rahatsız olduğu davranışları vardı.
Sezen Aksu, kendi çabalarıyla bu noktaya geldiyse de onu bağrında tutan ve yaşatan bir ulus var. Her davranışıyla, her sözüyle adımını dikkatle atmalı ve o topluma karşı sorumlu olduğunu unutmamalıdır.
Adının bir sokağa verilmiş olmasından sonraki tepkiler, eminim Sezen Aksu'nun doğru yolu bulmasıyla sonlanacaktır.


Duvar yazıları-İbrahim Ormancı
Televizyonda Büyükçekmece haberlerini izledikçe soruyorum. '' Acaba çekmecede başka ne planlar var?'' !.
 
***
Bence her kafadan bir ses çıkması değil, her kafasızdan bir ses çıkmasına odaklanmalıyız !..
 
***
Soyadım Ormancı değil de, Tırlatan olsaydı acaba  soyadımdan hangi partiye oy vereceğimi anlar mıydın MevlütUysal ?
 
***
Sen ne güzel komşumuzdun Fahriye Abla? Cinsiyet değiştirip Fahri olmanın ne alemi vardı?
 
***
Bulmacada son bir harfe takılan kalan vatandaş gibisin Türkiye'm !..
 
***
68 kuşağı, 78 kuşağı, 12 Eylül kuşağı, son halka da mağduriyet kuşağı !...
 
***
Fiyatlara durmadan zam geliyor. Yüksek Geçim Kurulunu acilen göreve çağırıyorum !
***



 

YORUMLAR

  • 0 Yorum