Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Tarafsızlık

20 Temmuz 2019 - 06:25

Tarafsızlık
Türkiye, bir süredir Başkanlık sistemiyle yönetiliyor.
Bu sistemde Başkan, tarafsız değil. Bu, her fırsatta ortaya konuyor.Atatürk'ün ölümünden sonraki sürece bakalım:
İnönü Cumhurbaşkanı. Ama tek parti rejimi hakim ve İnönü "Milli Şef" olarak anılıyor.Cumhuriyet Halk Fırkası'nın hala genel başkanı konumunda. Ve devletin valileri de Fırka'nın il başkanları.
Bu, o dönemin siyasi şartları.
Çok partili döneme geçişimizle birlikte Celal Bayar, ilk sivil cumhurbaşkanı olarak tarafsızlık yemini etti ve kim ne derse desin elinden geldiğince tarafsız oldu.
Köpek Davası ile yargılandığı Yassıada'da tarafsızlığını ihlal ettiği vurgusu asla yapılmadı.
27 Mayıs sonrası Türkiye için asker kökenli cumhurbaşkanlarının görev yaptığı dönemdir artık:
Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk…
Askeri vesayetin sürüp gittiği bu yıllarda Cemal Gürsel, asla tarafsız değildi. Sunay ve Korutürk için aynı şeyi söylemek haksızlık olur.
12 Eylül'de yeniden ihtilal, yeniden asker kökenli cumhurbaşkanı dönemi: Bu defa Kenan Evren.
Evren'in taraflı mı, tarafsız mı olduğunu anlamak çok güçtü.Çünkü o ,Türkiye'de yeni bir siyasal yapılaşma istiyordu ve bunun için Milliyetçi Demokrasi Partisi'ni kurdurmuş, başına da Turgut Sunalp'i getirtmişti.
Son güne kadar bu partiyi destekledi ama olmadı.
Özal kazandı. Özal'la iyi geçindiğini söylemek hayal olur.
Sonra Özal Cumhurbaşkanı seçildi. Ve onun döneminde ANAP, tamamen kendisinin denetimindeydi. Hele başbakanlığa atadığı Yıldırım Akbulut için fıkralar yazılacak kadar işi abartmış, kurduğu partisinin başına çöreklenmişti.
Özal öldü, Süleyman Demirel cumhurbaşkanı seçildi.
O da yıllarca Adalet Partisi'ne hükmetmiş,Doğru Yol Partisi'nin liderliğini üstlenmişti.
Cumhurbaşkanlığı döneminde Çiller ve Mesut Yılmaz gibi liderlerle muhatap olurken tarafsız tutumuna örnek gösterilecek pek çok davranışı da sergilemişti. Pek çok kereler, Çiller'i azarladığı ve Mesut Yılmaz'la yakınlaştığı bilinir.Keza Erbakan'la kadim dostluğunun da  örnekleri sayılmayacak kadar çoktur.
Demirel'den sonra Ahmet Necdet Sezer'in örnek bir tarafsızlık sergilediğini söyleyebiliriz. Sezer, Bülent Ecevit'in gayretleriyle bu göreve seçilmişti ve aynı Ecevit'e bir toplantıda anayasa fırlatacak kadar tarafsız kalmayı bilmişti.
Ve Sezer'le birlikte Türkiye'de tarafsız cumhurbaşkanı geleneği tarihe gömülmüş oldu.
Aslında bu gelenek tam olarak sürdürülmese de iyi örneklerinin görülmesi ülkemiz için büyük şans oldu.


Yürü ya kulum
Aday adaylığı döneminde herkesin anlatacağı bir hikayesi var.
Hemen hepsinde bir mağduriyet ama illa da siyaseten basiretsizlik.
Buca belediye Başkan aday adaylarından Remzi Akdemir de o süreci anlatırken, bir isme sıkça vurgu yapıyor. O isim Şakir Başak.
CHP İzmir İlçe Başkanı iken istifa edip Tuncay Özkan'ın yardımcılığına getirilen ve CHP'de "Başkan Yardımcısı'nın Yardımcısı" olarak anılan Şakir Başak'ın, aday belirlemelerinde hep ön saflarda yer aldığını anlatıyor Remzi Akdemir ve diyor ki:
"Şakir Başak, resmen Tuncay Özkan'ın şoförüydü ve her yere onun kullandığı araçla gidiyordu.Pek çok sırrı paylaştığı gibi, pek çok kararda da ona danışılıyordu. O Şakir Başak, şimdi İzmir Büyük Şehir Belediyesi'ne bağlı Ege Şehir Planlama AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı."
Akdemir, "Şakir Başak'ı merak ediyorsan; gir internete öğren kim olduğunu" dedi.
Girdim internete. Gerçekten İlçe Başkanlığı ve Başkan Yardımcısı Yardımcılığı yapmış. Şimdi de Ege Şehir Planlama A.Ş. Yönetim Kurulu başkanı.
Öğrenemediğim; medyada çıkan iddiaların cevabı:
"İlkokulu bile dışarıdan bitirdiği söylentileri doğru mu, değil mi?"
Ve bu durumu Tunç Bey biliyor mu(ydu)?
Bu hikayede "Yürü ya kulum" kokan bir taraf var gibi.


Yürü ya kulum
Aday adaylığı döneminde herkesin anlatacağı bir hikayesi var.
Hemen hepsinde bir mağduriyet ama illa da siyaseten basiretsizlik.
Buca belediye Başkan aday adaylarından Remzi Akdemir de o süreci anlatırken, bir isme sıkça vurgu yapıyor. O isim Şakir Başak.
CHP İzmir İlçe Başkanı iken istifa edip Tuncay Özkan'ın yardımcılığına getirilen ve CHP'de "Başkan Yardımcısı'nın Yardımcısı" olarak anılan Şakir Başak'ın, aday belirlemelerinde hep ön saflarda yer aldığını anlatıyor Remzi Akdemir ve diyor ki:
"Şakir Başak, resmen Tuncay Özkan'ın şoförüydü ve her yere onun kullandığı araçla gidiyordu.Pek çok sırrı paylaştığı gibi, pek çok kararda da ona danışılıyordu. O Şakir Başak, şimdi İzmir Büyük Şehir Belediyesi'ne bağlı Ege Şehir Planlama AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı."
Akdemir, "Şakir Başak'ı merak ediyorsan; gir internete öğren kim olduğunu" dedi.
Girdim internete. Gerçekten İlçe Başkanlığı ve Başkan Yardımcısı Yardımcılığı yapmış. Şimdi de Ege Şehir Planlama A.Ş. Yönetim Kurulu başkanı.
Öğrenemediğim; medyada çıkan iddiaların cevabı:
"İlkokulu bile dışarıdan bitirdiği söylentileri doğru mu, değil mi?"
Ve bu durumu Tunç Bey biliyor mu(ydu)?
Bu hikayede "Yürü ya kulum" kokan bir taraf var gibi.

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları
Bazen karşınızdakini adam yerine koymazsınız. Çünkü neden ? O karşınızdaki zarif bir kadındır. Madam yerine korsunuz !...
 
***
Şimdiki çocuklar harika azizim. Lap demeden laptop'u açıveriyorlar hemen !.
 
***
Bazen evlilik '' Bekarlığın insanın canına tak ettiği '' günleri özlemektir !...
 
***
Suudi Arabistan Kralını tahtan indirip, zindana atsalar ne denir? Hem bahtsız, hem de tahtsız bedevi!
 
***
Yalama olmanın başka bir tanımı da şudur ; Bir sigara tiryakisinin ; durmadan sigarayı bırakıp yeniden başlamasının adıdır da aynı zamanda !.
 
***
 
İçten pazarlıklı bir insan olmayı beceremedim. Hiçten pazarlıklı bir insan oldum bugüne değin hep !...
 
***
Bir tatlı huzur almaya geldik Kalamış'tan. Trafiğe takıldık !...


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum