Reklam
Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

[email protected]

Sokak hayvanları sahipsiz değil  

24 Nisan 2020 - 07:50

Sokak hayvanları sahipsiz değil

Bu zor günlerde sahipsiz kalan sokak hayvanlarına; belediyeler, ellerinden geldiğince yardım ediyor. Ama ya kırsaldakiler?
İşte onların imdadına da devlet yetişiyor. Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlükleri, oluşturdukları ekiplerle, belediyelerin ulaşamadıkları alanlarda yaşayan, çoğu köpek sokak hayvanlarına periyodik zamanlarda yiyecek götürüyor.
Bunun en güzel örneklerinden birini de Buca Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü veriyor. Değerli dostum Müdür Hasan Basri Gürel'in yönetiminde, gönüllülüğü ön planda tutan bir ekip, özenle hazırladıkları ve besleyici niteliği gözardı edilmeyen mamaları, hayvanların barınaklarına götürüyor, orada gerekirse veterinerlik hizmeti de veriyor.
Sokak hayvanlarının sahipsiz bırakılması, onlara ulaşamayan hayvanseverleri de mutlu ediyor.
Bravo Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü çalışanları, bravo Hasan Basri Gürel.

Ağzı olan konuşuyor

Koskoca rektörün annesi, İzmirlilere verip veriştiriyor. "Gavur İzmir" diyor, Korona üzerinden bela okuyor.Haklı tepkileri alınca da hem "Yanlış anlaşıldım" diyor, hem de hızını alamayıp, kendine tepki gösterenleri eleştiriyor.
Vali, sokağa çıkıp, yakın mesafede yürüyen vatandaşlarını azarlıyor, onlara hakaret ediyor. O da tepki görüyor, ertesi gün cılız bir özür.
Milletvekili, Yüce Meclis'te ulu orta Yüce Yaradan'a küfür ediyor, hatasını anlıyor ama özür dileyeceği yerde kendisini bu ölçüde sinirlendirenleri, az önce küfür ettiği Allah'a havale ediyor.
Her sözü, her konuşması cehalet ve garabet içeren Dilipak efendi, fol yok yumurta yok; okula oje ile giden kadın öğretmenleri "cenabet" olmakla suçluyor.Tepkinin bini bir para. Tısı bile çıkmıyor.
Bir kurumun müdür yardımcısı, evinin nafakası için yasağa rağmen sokağa çıkan kadına sosyal medyadan "Geber" diye mesaj yolluyor. O da özür dilemeye bile gerek duymuyor.
Zonguldak Valisi, "Sağlıkçılar bize yük oluyor" diyor.Çam deviriyor.Onun da tısı çıkmıyor.
Mehmet Öz diye; hepimizin neredeyse yaşam reçetelerine tutkun olduğumuz Amerikalılaşmış bir kalp hekimi, okulların açılmasını istiyor ve "Bu, ortalama yüzde 2.5'luk bir halk dilimini olumsuz etkiler. Olsun varsın. Amerika, gücünü göstermeli" diyor.Kısacası saçmalıyor. Ondan da tıs yok.
Ela Kiraz adlı bir milletvekili, sosyal medyada "Bir gün gelecek, 29 Ekim'i yas, 10 Kasım'ı bayram olarak kutlayacağız" diye yazıyor. O da ağzının payını alıyor.
Bir profesör, yandaş gazetesinin köşesinde önce "Keşke Çanakkale geçilseydi"diyor, beş yıl sonra da "Atatürk, İngilizlerin önünü açmasıyla şahıs diktatörlüğü kurmuştur" gibi densizce bir ifadeyi yayınlıyor.
Elhasıl, insanlar, meydanı boş bulmuş; ağzına geleni söylüyor. Çoğu da gereken cevabı en sert şekilde alınca "Yanlış anlaşılmışım" diye yan çiziyor.
Konuşma özgürlüğünü, saçmalama ve zırvalama özgürlüğüne çeviren bu garabet tiplerden kurtulmadıkça işimiz zor.

Efsane Vali'yi uğurlarken

Mesleğimizin ilk yılları. 27 Mayıs İhtilali'nden sonra yavaş yavaş sivil hayata geçiyoruz.  Burhanettin Uluç Paşa,görevi Enver Saatçıgil'e devretti. Saatçıgil, bir yıl gibi kaldıktan sonra Niyazi Dalokay, makama oturdu. Onun da görev süresi kısaydı.
1964’te İzmir'e tanıdığım en iyi devlet adamlarından biri olan Namık Kemal Şentürk geldi. Bizim kuşağın gazetecileri adeta bayram ediyorduk. Kolay ulaşılan, her bilgi talebinde cevap veren, zerafetiyle, kibarlığı ve ülke severliğiyle hepimizin gönlünde taht kuran bir vali:Namık Kemal Şentürk.
Tam 9 yıl görevde kaldı. Bir iktidarın gidip diğerinin geldiği dönemde siyaset üstü kalmayı başardı. İzmir'i bir huzur kenti yaptı.Onun ve değerli eşi İhsan Hanım'ın dostluğunu unutamam.1971'de düğün davetimizin de onur konuğuydu.Şentürk, daha sonra İstanbul Valiliği yaptı, milletvekili seçildi ve Türk Eğitim Vakfı'nın yönetim kurulu üyeliğinde bulundu.Onu sonsuzluğa uğurladığımızda 99 yaşındaydı.
Dalya demesini çok isterdim. Nurlar içinde yatsın.

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Mantık evliliği yaptım yapmasına ama evleneli henüz bir yıl bile geçmedi, mantığım çöktü yahu!
***
Bak bacım ;bazen de kadınbudunun fendi erkeği yener. Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer!
***
Güzelliğin on par'etmez. Ama her topal satıcının bir kör alıcısı varmış. Nasıl bir zengin koca buldun hayret!
***
Bir yerde ucuza bulduğum bütün sutyenleri aldım. Bir maske olmuş 25 TL. Sutyenden maske yapacağım. Girişimci zekaya sahip olduğumu söylerler!
***
Mümkünse 20 yaş altındakilere sokağa çıkma yasağı, bir 5 yıl daha uzasa. 15 yaşında oğlumun kolumdan tutup beni AVM'ye sürüklemesinden imanım gevredi yahu!
***
Şu maskelere da tanınmış markalar el atmayacak mı? İnsan, Versace'den, Gucci'den maskeyle hava atmak ister hani!
***
Cumhur İttifakı’nı Coronavirüs'e karşı Taksim'de 1 milyonluk miting yapmaya davet ediyorum!
***
Apartmanın kapısında ellili yaşlarda bir kadın bana selam verdi tanıyamadım. Meğer dip komşumuzmuş. Virüs nedeniyle saçlarına boya yaptıramamış da gerçek yaşına dönüş yapmış!
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test