Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

[email protected]

Siyasi nadas

12 Ocak 2021 - 07:35

Siyasi nadas

Böyle bir şey olmalı mı?
Adam, bir süre siyaset yapmış, bir halt yememiş, suya sabuna dokunmadan kendi çıkar yolunda yürümüş.
Bu adam için siyasi nadas değil; siyasi hasat lazım.
Siyasi nadas, örneğin Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu, galiba Devlet Bahçeli, çokça ... için çıkış yolu önerisidir.
Onlara ”Sen çok yoruldun, pilini tükettin. Biraz dinlen, pilini doldur, yine aramıza dön” demektir siyasi nadas.
O yüzden siyasi nadas olmalıdır ve Türkiye, bu nadası hak eden siyasetçiler okyanusuna dönüşmüştür. İsim vermek kolay. Yığınla isim var. Adamlar, siyaseti meslek haline getirmiş. Dünyada sadece kendileri vardır ve kesik ele su dökmezler…
Böyle örnekler, demokrasiye hizmet adına Hiçbir hikmet-i harbiyesi olmayan örneklerdir.
Tek parti döneminin, yani İnönü döneminin CHP Genel Sekreteri Recep Peker, biraz devletten çok devletçiydi.
İnönü falan vız gelirdi.
Meclisteki muhalifleri ki, hepsi kendi partisinden: “Çekil” dediler.
O da cevap verdi bütün pişkinliğiyle:
“Çekildim, 110 kilo geldim.”
...
Çekilsinler ama kaç kilo gelirse gelsinler, bize gölge etmesinler. Siyaseti meslek olmaktan çıkarsınlar.
Beklediğimiz budur.
Nadas, işin hikaye yanı.


Geldiğimiz noktaya bakın

Magazincilik, basın mesleğinde; ancak son zamanlarda hafife alınan bir hale geldi.
Bu alanda yanıltmayım ama 30 yıl hizmet verdim.
Hani o meşhur 1960'lı, 1970'li, 1980'li yılların magazinine tanık oldum.
Neydi o magazin?
Sanatçının; sanatıyla ilgili faaliyetlerini duyurmak, edep çerçevesinde gönül ilişkilerini yansıtmak.
Bizim toplum meraklıdır; kim kiminle beraber olmuş diye.
Biraz sapkın gibi görünse de bu, içgüdüsüsel bir tatmin yoludur.
“Başkası haltı işlesin, ben mutlu olayım.”
Bu kupürdeki haber; bir zamanlar; Türkan Şoray ile Rüçhan Adlı'nın yasal olmayan ilişkisini; topluma kötü örnek olmasın diye özendirerek vermeyen bir gazetenin, üstelik magazin değil, ana gazetesinin ikinci sayfasından aktarılmaktadır.
Peki düşünelim bir kere.
Dünün sanatçıları mı daha ahlaklı, bugünküler mi?
Gazete, bu haberiyle bu tartışmayı da gündeme taşıyor, farkında olmadan.
Ben söyleyeyim, dün böyle bir şey yoktu. Yapan da lanetlenirdi.
Bugün aldatmayı sıradan sayan sözde birinin açıklamalarını gündeme getirmek, toplumsal sorumlulukta sınıfta kalmak demektir.
Kötü, çok kötü bir örnek olmak demektir.
İrem Derici hayranları için bunlar önemli mi, değil mi; o da ayrı bir konu.


şek sayısı

Eşek güzel hayvandır… Cefakardır, vefakardır. Hele gözleri. Ceylandan sonra en güzel göz bu hayvandadır.
Koy önüne samanı, koy önüne karpuz kabuğunu. Biraz da su.
Başka bir şey istemez.
Beslemişliğimiz vardır.
Galiba on yıl kadar önceydi; Türkiye'de ne kadar eşek kaldığını merak etmiş, bir anlayana sormuştum.
Aldığım cevap yaklaşık 24 bin oldu.
Geçenlerde yine merak edip aynı “eşek uzmanı” dostuma sordum, bu defa “12 bine düştü” dedi.
12 bin.
Sayısı giderek artan mobiletler, bunca eşeği bile piyasadan silememiş.
Ama şu fotoğrafa bakınca anladım ki, Türkiye'deki eşek sayısı 12 bin değil 12 bin bir.
Her ne kadar fotoğraf karesinde görünmese de…
Özellikle hayvanseverler, siz ne dersiniz?

Emekli maaşlarına zam

Ne zaman yeni yıl gelip de emekli maaşlarına yapılacak zam gündeme getirilir; içim cız eder.
Neden eder?
13 milyon emekliden biri benim de onun için. Çünkü aleyla valeyla yapılan o minnacık zam, çok değil iki gün sonra iç edildiği için.
Daha zammın oranları, yandaş basının sürmanşetlerine taşınırken; aynı gazetenin taa bilmem kaçıncı sayfasında tek sütuna; elektriğe, araba vergisine, emlak vergisine yapılan çook büyük zam oranlarını yansıtan habercik yer alır.
Emekliye o zammı yapmasalar, belki öbür zamları yapmaya da yüzleri olmayacak.
Bu, bugünün değil, belki 70 yılın sorunu.
Emekli maaşıma zam yapılması, bu yüzden beni ürkütür.
Samimi ve adil bulmadığım için.

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

57 saat süren sokağa çıkma yasakları sayesinde kendi süveterimi kendim örebiliyorum. Allah devletimize zeval vermesin inşallah!
***
Kaynanamı Corona'lı diye ihbar ettim. 14 gün karantinada. 14 gün gel keyfim gel!
***
Ey Türk Gençliği. Bugünlerde evde kal!
***
Sokağa çıkma yasaklarına uyalım. Canımızı sokakta bulmadık değil mi?
***
Bükemediğin eli öpmeye kalkma sakın. Corona var. Aman ha!
***
Mazallah bir deprem olsa, herkes sokağa kaçsa. Polis sokağa çıkma yasaklarını ihlalden ceza yazar herkese. Hazineye kaynak lazım!
***
Adalardan bir yar gelirdi bizlere. Şimdi gelemiyor. Karantinada!
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test