Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

[email protected]

Silahlara veda zamanı

12 Mayıs 2021 - 07:45

Silahlara veda zamanı

Geleneğimizde yer etmiş bir kere:
At-avrat-silah.
Atın yerini Mercedes'ler, Ferrari'ler aldı.
Avrat konusunda karnemiz kırık. Kadına şiddette dünya klasmanının önde gelenlerindeniz.
Ama silah deyince dururuz. 20 milyon ruhsatsız silahın bulunduğu bir ülkede yaşıyoruz.
596 bin 465 kişide taşıma, 475 bin 542 kişide bulundurma ruhsatı var.
Silah edinmek kolay. İnternetten bile sipariş edebiliyorsunuz. Hele pompalı diye fütursuzca satılanların haddi hesabı yok.
Ama bunun bir sonucu ve bedeli de var.
Adam silahını temizlerken karşısında oturan oğlunu öldürüyor, düğünde aşka gelip silahını ateşlerken en az beş kişinin canına kıyıyor, cinnet getirince silahını kaptığı gibi koca ailesini katlediyor, ava çıkıp domuz yerine arkadaşını vuruyor, sevgilisi telefonuna cevap vermeyince evini basıp acımadan canına kıyıyor.
Bütün bunlar, fütursuzca edinilen silahlar kullanılarak yapılıyor.
Bu saydıklarımın hiç birinde ne taşıma, ne bulundurma ruhsatı var. Silahı bir yerden edinmiş, o kadar.
Bunun vebali biraz da Özal'ındır. Özal, adeta silahlanmayı teşvik eden bir liderdi. “Herkes kendini korusun” mantığıyla hareket ederek büyük bir yanlışa imza attı.
1970'li yılların sonlarına geldiğimizde; Türkiye kan gölüne dönmüştü ve inanılmaz bir silah bolluğu içinde; insanlar birbirlerini gözlerini kırpmadan öldürebiliyorlardı.
Kenan Evren'in 12 Eylül'den sonra silah toplama kampanyaları, ancak yüzde 20 seviyesinde kalabilmişti ve bunlar da terörden yaka silkenlerin bir haykırışı gibiydi.
Bizde anneler-babalar, belli yaşa gelmiş erkek çocuklarına oyuncak olarak önce tabanca veya tüfek alırlar. Yani bilerek-bilmeyerek çocuklarına silah sevgisini aşılarlar. O çocuk da o yaştan gerçek silaha ne zaman kavuşacağının hayalini kurmaya başlar ve günü geldiğinde de o hayalini gerçekleştirir.
Silahlara veda edebilmenin bugünkü şartlarda çok zor olduğu gerçeğini de kabul edelim. Çünkü bunların dediğim gibi 20 milyonu ruhsatsız ve bir yerlerde saklanıyor. Ama ruhsatlandırmada da aşırıya gitmeyen bir politika izlemenin şart olduğu ortaya çıkıyor.
Güvenliğimiz, bu olumsuz tablo karşısında hep risk altındadır ve olmaya da devam edecektir.
Silah politikaları yeniden gözden geçirilmeli, Özal'ın düştüğü hatanın önemi vurgulanmalı ve Türkiye’de, Anglo Sakson ülkeler gibi silahın eve uğur getirmeyen bir meta olduğu gerçeği kabullenilmelidir.
Bu kadar çok silah var diye, her gün bu kadar çok insanın ölmesine göz yummanın vebali vardır ve olmalıdır da.

Ah güzel Türkçem

Zengin Türkçemizin, zengin coğrafyada pek çok lehçe ile konuşulması doğal.
Bu, dünyanın pek çok yerinde böyle. Hindistan'da Hintçe diye 220 ayrı lehçede dil konuşuluyor. Meclis'te her milletvekilinin bir tercümanı var.
Bizim dilimizin yazıldığı gibi olmaktan çıkarılması aslında sorun yaratmıyor. Yazıldığı gibi konuşmayan bile yazıldığı gibi yazma noktasında kurala uyuyor.
Karadenizlinin o hoş kendine özgü şivesi, bizim Ege'nin “geliyom-gidiyom” diye kestirmeden konuşması, Aydınlının “e “ve “i “halini ters yüz etmesi “işyerine geliyorum” diyeceğine “İşyerini geliyorum” demesi, kendi lehçesini yaratma içgüdüsünden kaynaklanır.
Bir esnafla konuşuyorum. Yakındı, yakındı, sonunda şöyle dedi:
“Bu şartlar devam ederse vergi mergi veremiyecük.”
Cümle güzel başladı, arızalı bitti.
Bunu yaratan, yaşanan çevredir. O çevre de inadına değişim eğiliminde değildir. Geleneksel yapısını korur da korur.
İstanbul Türkçesi diye bir şey vardır, şimdi var mı bilmiyorum.
İşte o İstanbul Türkçesi korunabilse ve hafiften hafiften çocuklarımıza enjekte edilse bakın neler oluyor?
Lehçeyi “Yöresel pasaport” gibi kullanan yapı da değişmiş olur.

Derin devlet

Derin devlet diye bir deyiş vardır.
Sıkça kullanılır ama anlamını kimse bilmez.
Anlamı yanında açılımını da kimse yapamaz.
Oysa derin devlet sözü ne zaman, nerede kullanılıyor, ona bakıp bir yorum yapmak lazım.
Biri adam beceriksiz, ama inadına o koltukta oturuyor, oturtuluyor.
Sebebini soruyorsunuz:
“Derin devlet”
Liyakat sıfır ama maşallah fiyakasına toz kondurmuyor.
Ortalık böyle tiplerle dolu ve yakın tarihimizde de doluydu.
Derin devlet, bir kulp olarak algılanırsa bunlara prim verilmiş olur.
Hayatı halt etmekle geçmiş, kimse dokunmamış. Sebep “Derin devletin adamı.”
Yok böyle bir şey. Olmamalı da.
Buna düpedüz dört ayak  üstünde yaşamak denir.
Çünkü böyleleri, derin devletin adamı değil şeytanın ortağıdır düpedüz.
Marifetleri vardır ama bu alanda. Başarırlar, sadece bunu ve o alanda uzun ömürlü olurlar; kendilerini iyi satabildikleri için.
Neden bu sihirli sözcük, mahalle muhtarlığındaki ihtiyar heyeti üyesine yakıştırılmıyor da kodamanlara konduruluyor?
İşin bir de bu yanı var.
Derin devlet, aba altından sopa göstermekle eş değerdedir de onun için.
O sopayı alacak güç, ihtiyar heyeti üyesinde bulunmaz, olamaz.
...
Diyelim bundan tatmin olmadınız. Açın Google Amca'yı, sorun “Derin devlet nedir?” diye.
Google Amca “Derin devlet veya devlet içinde devlet, anayasada belirlenmiş devlet yapısı dışında oluşturulan ve bir devletin siyasi liderliğinden bağımsız olarak kendi gündem ve hedeflerinin peşinde koşan güç ağlarından oluşan bir devlet yapısını ifade eden siyasi terimdir” diyecektir.
Bu açıklama; somut olarak başka örneklendirmeleri akla getireceği için yine de sizi tatmin etmeyebilir.
En iyisi bana inanın, olsun bitsin.

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Güzel günler görmekten vazgeçtik. Corona bitsin çocuklar o da kabulümüz!
***
Gazete bir haber. Vergiyi emekçiler veriyormuş yalnızca. Eeee diğerleri için vergi vermemek Allah vergisi de ondan!
***
Kaymakam olsan ne yazar, vali olsan ne yazar? Azıcık daha okuyup kayyum olsaydın ya oğlum!
***
Çekirdek ailemizde çekirdek bile çitleyemiyoruz. Neden? Çekirdek çok pahalı çoook!
***
Bunu Whatsapp'tan yazan Dijital Tosun. Bir soğuk su iç. Afiyet olsun!
***
Bazıları memleket olmuş tımarhane diyor. Dünyada inanmam. Öyle olsaydı çevrede çok kaşınan var. Tımar edilirdi!
***
Günahımızı bile vermeyeceğimiz kişilere oyumuzu veriyoruz Ey Halkım!
***
Kaldırımda yürürken üstüme kuş pisledi. Tam para gelecek derken, kısıtlamayı ihlalden polis ceza kesti!




 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test