Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Sigara ve alkol

28 Kasım 2020 - 07:35

Sigara ve alkol

Hükümetin sigara yasaklaması ile ilgili tüm uygulamalarını destekliyorum.
Zamanında sigara içmiş, sonra bırakmış biri olarak diyorum ki, sigara alkolden de zararlı.
Türkiye Gazetesi'nde çalıştığım 7 yıl boyunca İslamiyet adına pek çok bilgiye ulaşma imkanı buldum. Çünkü her şeyi bilgisayarlarımıza kaydetmişlerdi.
Merak bu ya,İslamiyet’te şarap madem yasak; niye sigara olmasın.
Didik didik ettim bütün ilmihalleri.
Nice hadisin ne anlama geldiğine ulaştım.
Öğrendim ki,İslamiyet’te yasaklanan sadece şarap değil.
Bugün viski içip "Yasak değil abi" diyenlerin bile neden saçmaladıklarını öğrendim.
Alkol tutkunu değilim,içene de karşı değilim ama galiba bu süreçte sigarayı fazlaca kollamışız.
Oysa sigara, kolay temin edilen, kolay sunulan ve kolay tüketilen bir şey.
Ama en önemlisi keyif veren bir tüketim aracı olması.
Hadisler, tabii sadece sigara gibi belki o yıllarda tüketilmeyen ürünleri değil ama temelinde keyif veren maddeleri kastediyor. Uyuşturucu her devirde vardı.Niye hiç dillendirilmiyor?
İlle de şarap.
Global düşünelim ve hepsini toplumun ruh ve fiziksel sağlığını bozan bütün bu kötü alışkanlıklardan uzak duracak gerçekleri dillendirelim.Şarapta kalırsak;bakarsınız uyuşturucu ve sigara öyle yol alır ki...

O fıkralar Ulvi Puğ'dan

"O" fıkralar, her zaman rağbet görmüştür.
En muhafazakar ortamlarda bile anlatılır, kabul görürler.
Bizim Temel fıkralarımızda bu konsept vardır. Artık Temel fıkraları da "O" fıkralar grubuna dahil olmuş durumda.
Eskiden bu mizahın en önde gelen isimlerinden biri karikatürist ve tiyatro sanatçısı Altan Erbulak'tı. Erbulak, pratik zekasıyla boş anını hep bu fıkraları üretmekle geçirirdi.
Ekprse'ta çalıştığımız yıllarda Milliyet Bürosu, bizim gazetenin hemen altındaydı ve Temsilci İsmail Sivri, Altan Erbulak'ın tiyatro grubu İzmir'e geldiğinde tatile çıkar, görevini geçici olarak Altan Erbulak'a devrederdi.
Erbulak, geç de yatsa sabahın erken saatinde gelir, bu "üretime" hemen başlardı. Çay ocağını çalıştıran rahmetli Amigo Yaşar, kahvesini getirdiğinde bir-iki fıkra anlatır, eğer Yaşar bu fıkralara gülerse piyasaya sürerdi. İlk gönderdiği isimlerde Halit Kıvanç ve Turan Aytuğ olurdu.
Günümüzün bence en üretken fıkra yazarı İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı ve Konak Belediye Meclis Üyesi Avukat Ulvi Puğ.
Puğ, sosyal medyada kendi ürünü olan Temel fıkralarını öylesine sık paylaşıyor ki, beğenmemek mümkün değil.TabiiUlvuPuğ'unkiler de "O" fıkralardan.Ben keyifle okuyorum. Gülüyorum ve olabildiğince de paylaşıyorum.

N'olur rahat bırakın!

"Vekilim ya, özledik valla. Gelem de iki laf etsek"
"Başkanım, gelsek de bir çay ikram edersin artık"
"Müdürüm, bugün boşum. Geleyim de iki lafın belini kıralım"
"Ne aramak ne sormak."
"Geleyim de bir hesap sorayım bakalım"
"Bir el tavlaya ne dersin?"
...
Bütün bunlar günlük hayatımızın sosyal ritüelleri. Rahat milletiz ya, bir araya gelmeyi en büyük mutluluk sayıyoruz ya...
Ama bugün için dersek "Yemezler."
Bu Korona denen illet, hepimizi hizaya soktu.
Yani artık, boş gezenin boş kalfaları olarak kafamız estiğinde onları rahatsız etmeyeceğiz.
Bizimki can da onlarınki patlıcan mı?
Riski en çok onlar taşıyor. Ne kadar çok temas, o kadar çok risk.
Oturalım oturacağımız yerde. Çayımızı evimizde içelim,tavlamızı evimizde oynayalım, iki lafın belini evimizde kıralım.
Yeter ki, onlara zarar vermeyelim.
Randevu vermeyince de gönül koymayalım.
Dedim ya,onların canı patlıcan değil.

Soruya bak

Geçen Pazar günü Türkiye genelinde KPSS(Kamu Personeli Seçme Sınavı) yapıldı.
Sınavda bir soru vardı ki, çok ilginç.
Aslında ilginç demek doğru olmaz ama kel alaka:
"Göbeklitepe nerede?"
Evet, soru aynen böyle:
"Göbeklitepe nerede?"
Rahat bu sınavın sorularını bir Urfalı hazırladı. Çünkü Göbeklitepe, Urfa'nın merkezine 22 kilometre uzaklıktaki Örencik köyü yakınlarında yer alan ve dünyanın ilk tapınağı olarak bilinen yer.
Ama kolay bir soru değil.Anadolu, böyle antik eserlerle dolu.Çocuklar, hangisini bilsin ki ve hangi derste bu konu öğretildi onlara?
Eminim, Urfalılar bile zor cevap verdi bu soruya.

İbrahim Ormancı-Duvar yazıları

Hiç evlenmeyene BEKAR, evlenip de ayrılana Töv-BEKAR denir!
***
Vatandaş çok borçlu çok. Ölürse bile amel defteri silme veresiye dolu!
***
Her ile bir MÜZE kurulacakmış. Bizim eve de bir MÜZE kuracağım. Delik ceplerimi sergileyeceğim!
***
Kerameti kendinden MENKUL bir kişi ama MENKUL zengini!
***
Ayak ile ilgili sağlık sorunlarını NASIRALTI etmemek gerek!
***
Abi beni DOLMUŞ'a getirme. Ben azıcık yürümek istiyorum!
***
Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olacaksam eğer, Hz Google’nin kaç yıl kölesi oluruz?
***
Tıpkı memleket havası gibiyim bugünlerde. Bir güneş açıyorum. Bir şimşek çakıyorum ne iş?

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test