Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Satıyorum, çünkü...

17 Ekim 2020 - 06:13


 
Buca'da mülkiyeti belediyeye ait olan benzin istasyonlarının satışı kararı muhalefet tarafından eleştirilirken Belediye Başkanı Erhan Kılıç, bu eleştirilerin yerinde olmadığını, gerçeklerin bilinmesi gerektiğini söyledi.
Başkan Kılıç'la görüştüm. Anlattıkları şöyle:"2007 yılında benzin istasyonunu açtıklarında müstecirle beş yıllık mukavele yapmışlar ve parasını peşin almışlar. 2012'de mukavele sona erince hemen gününde yenilemişler, parasını da peşin almışlar. Bu, böyle sürüp gitmiş. Benim dönemimde belediye kasasına giren para yok. Hep paralar peşin alınmış.Bu gibi yerler zaman içinde KİT'lere dönüşmüş. Benzin istasyonları belediyeyi değil işletmecisini zengin ediyor.İhaleyi onun için açtık ve alacağımız para ile kente güzel, yararlı yatırımlar yapacağız. Bu gerçeklerin bilinmesini istiyorum. Kimse belediyenin malını gönül rızası ile satmaz ama burada bir mecburiyet doğmuş"

Erhan Kılıç, belediyeyi 200 milyon lira borçla teslim aldıklarını, zaman içinde devlete olan bütün borçlarını ödediklerini, 340 milyon liralık bütçe ile yollarına devam edeceklerini, bu arada yeni yılda bütün Temizlik İşleri araç ve ekipmanlarının belediye mülkiyetinde olacağını da sözlerine ekledi.

 

Su içiyoruz da...
 
Evet, su içiyoruz. Uzmanlar, içtiğimizi az bulup "İki litreye yükseltin" diye ısrar ediyor da hangi suyu içtiğimizi önce bir bilelim.
Eskiden çeşme suyu içerdik. Hele Osmanağa suyuna para da vermezdik. Filtrelize edilmiş, sağlıklı olduğuna inandığımız bu su, evimize sağlıksız borularda ulaştığı için hiç de beklediğimiz sonucu vermezdi.
Sonra ne oldu? İl Özel İdaresi, Cumaova'sındakiŞaşal suyunu, köyün çiftçisini susuz bırakma pahasına şişeleyip pazarlamaya başladı. Çok tutuldu. Sonra pet şişelerde su satışına başlandı. Bursa başta olmak üzere, Ege'nin de pek çok yerinden çıkan doğal sular değişik markalarla pazarlanır oldu.

Zamanla bunların da kaynakta filtrelize edilerek satışa sunulması şartı getirildi.
Ancak bütün bunlar belli ki yeterli değil. Su arıtma cihazı üretip pazarlayan bir arkadaşımla konuştum. "Bu suları hemen içsek sorun değil. Ama şişelenmesinden en az 20 gün sonra midemize giriyor" dedi.
Sular tamam sağlıklı ama nakliyesi sırasında güneş görmesi, bekletilmesi, sıcak ortamda tutulması gibi konular hep es geçiliyor.

Ve de arkadaşım diyor ki: "Çok tutulan ve çok da satılan bir su markası var ki, kaynağından ancak yarısı elde edilebiliyor. O da mecburen bizim gibi şirketlere gelip aynı kalitede su üretmemizi istiyor. Biz, onlara kaynağından temin ettiğinden daha kalitelisini üretip veriyoruz"
Ne dersiniz, iki litre suya devam mı?

 

Maskelere dikkat
 
Ülke genelinde maske takma zorunluluğu getirilince, maske üretimi adeta patlama yaşadı.
Önüne gelen maske üretiyor, önüne gelen maske satıyor.Artık manavda, çilingirde, parfümcüde, iç giyim mağazalarında maske bulabilirsiniz?

Ama nasıl bir maske?

Tartışılır.

Maskeyi önemseyen bir korona ile mücadele politikası izleniyor ama bu konuda üç kaçınılmazdan biri olan maskenin kalitesi es geçiliyor.Standarda uygun olmayan, ama yine de takılan maskelerin yarattığı risk, acaba ne ölçüde büyüktür, doğrusu merak ediyoruz.



Yeşilay'ın yeni hedefi teknoloji bağımlılığı
 
Geleneksel olarak alkollü içki tüketimine karşı savaş vermesiyle tanınan Yeşilay, bu defa hedef değiştirdi.Yeşilay'ın yeni hedefi teknoloji bağımlılığı. Özellikle çocuklarda ve gençlerde giderek artan ve sorunlara yol açan bu bağımlılığın, en az alkol bağımlılığı kadar önemli olduğunu ifade eden Yeşilay uzmanları, kurdukları Danışma Merkezleri ile topluma uyarılarda bulunmayı amaçladıklarını söyledi.

YEDAM adı altında faaliyet gösteren bu merkezlerden şimdiye kadar yedi adet açıldığını ve yenilerinin açılması için çaba sarfedildiğini belirten yetkililer, bu arada madde bağımlılığına da dikkat çekerek, okullarda rehber öğretmenler ve okul yöneticileriyle işbirliği içinde olduklarını, bağımlılığın en aza indirilmesi için canla başla çalıştıklarını vurguladı.

Şimdiye kadar yapılan çalışmalarda;madde satışlarında en çok okul önünde oluşan çiçekçilerin rol oynadığının belirlendiği, bu gibi kişilerin sıkı takip altına alındıkları da ifade edildi.
 

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları


Ülkemizde siyasi LİDERLER. Ancak ölünce siyasetten GİDERLER  !...

***
Georges Bizet'in operasına gittim. Şimdi hayatım CARMEN ÇORMAN  !....

***
Bazen hep günah keçisi olmaktan keçileri kaçıyorum !...

***
Genelde '' Hatalarımdan ders çıkardım '' diyenlere '' Köpek b.k  yemekten vazgeçmez '' yanıtını veriyorum !...

***
Alem buysa Kral benim. Kral dediysem  devrik kral. İdare ediverin gari  !...

***
Gayri ihtiyari verdiğimiz tepkiler ihtiyarlatıyor  insanı  !....

***
Tef çalmayı öğreneyim dedim. Öyle bir çalmışım ki tefe koydular beni abi  !...

***
Kızılay'a her defasında 10 TL gönderdi. Şimdi telefon borcundan dolayı kapalı. Neredesin Kızılay  ?

***
Mal da yalan, mülk de. Hadi sen de sosyal medya başında oyalan   !...

 
 


 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test