Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Reis'in başkan tarifi

04 Mayıs 2019 - 06:24

Reis'in başkan tarifirnReis, AKP'nin Kızılcahamam kampında pek çok konuda konuştu ama benim en çok dikkatimi çeken ideal belediye başkanı tarifiydi.rnTarifine aynen katılıyorum.rnCumhurbaşkanı Erdoğan, belediye başkanının, kasılan, korumalarla gezen, halktan uzak, onların yüzüne bakmayan, elini sıkmayan, makam kapısını kapatan yöneticiler olmaması gerektiğini söyledi.rnVe mesajını da verdi, bu tarife uymayanlar, tatile çıkarılacak...rnEvet, aynen katılıyorum. Ama dahası var diye düşünüyorum.rnBelediye başkanları keşke hep siyah elbise giymeseler.Siyah elbise,onların üniforması haline geldi. Bir de yaz mevsiminde, o sıcakta bile siyah elbise giyiyorlar.rnNiye siyah?rnEski fotoğraflara bakıyorum. Belediye başkanları beyaz elbise giymişler.rnTakım elbise geleneğini korumuşlar ama hemen hemen hiç siyah giyen yok.rnHepsi traşlı, hiçbirinde beyaz çorap yok.rnÇok azı bıyıklı.rnKeşke Reis, bunları da söyleseydi.rn...rnSanıyorum, yerel yönetimler konusunda Türkiye, yeni bir sayfa açıyor.Bütün siyasi partilerde bir yenilenme, bir atılım azmi görüyor insan.İstisnaları bir kenara bırakıyor olsak da mevcutlar, daha şeffaf bir belediyecilik yapmak için adeta yarışacaklar.rnŞartlara uymayanların görevden alınmaları ve yerlerine kayyum atamaları uygulaması ise çok eleştirilen bir konu. Demokrasiyle bağdaşmayan bir uygulama.rnTürkiye'de kayyum kurumunun suyu çıkmıştır. İyi tek bir örneğe rastlayamazsınız.rnSonuçta, belediyeleri bu hale getirmemek, çalışmak, çalışmak ama dürüst ve şeffaf çalışmak şart...rnrnrnNe mutlu onlararnOnlar, Buca'nın isimsiz kahramanları...rnBaki Kanıcı, Vedat Yaşar, Güler Bulsu, gerçek ismini zor öğreneceğiniz Kurnaz Sülo ve diğerleri.rnKurdukları Bucalılar Grubu ile sosyal medyada ciddi bir sivil toplum örgütü oluşturdular.rnBuca'nın sesi, kulağı, iletişim kaynağı haline geldiler.rnBaki Kanıcı Litvanya'da yaşıyor olmasına rağmen, atladı geldi Türkiye'ye.rnÇünkü bir kaç gün sonra Ramazan ayı başlıyor.rnRamazan'a tok girecek olan var, aç girecek olan var.rnBütün dostlar, aylar öncesinden kolları sıvadılar ve hayırsever Bucalılar'dan topladıkları erzağı birer Ramazan paketi haline getirdiler. Tamı tamına 450 paket.rnDopdolu.rnBir aileyi bir süre idare edecek kadar yiyecek ve ihtiyaç maddesi var. Kimine de kömür. Gelecek kış ısınsın diye.rnVe paketler, Ramazan gelmeden dağıtılmaya başlandı. Kimse deşifre edilmeden, adresine teslim edildi.rnYardımlar, devam edecek. 450 eve ulaşılacak ve o ailelerin de Ramazan'ı sıkıntıdan uzak geçirmelerine katkı sağlanacak.rnAz buz iş değil.rnBu dostlar, vakıf değil, tarikat değil, cemaat değil.rnSıradan insanlar ve hiç bir vakıf, tarikat ve cemaate de dahil değiller.rnGüzellik budur.rnİyilik budur.rnİnsanlık budur.rnSorumluluk budur.rnKeşke hepimiz birer Vedat, birer Baki, birer Sülo, birer Güler olabilsek...rnrnÇiftçi Mallarını Koruma MeclislerirnÇiftçi Mallarını Koruma Meclisleri, zirai faaliyet gösterilen ilçelerde mahalli idare seçimlerinden hemen sonra belediye meclisi üyelerinin ve Ziraat Odası Meclis üyelerinin oylarıyla 4 yıllığına seçiliyor. Mecliste mahalle statüsündeki köy muhtarları ile bu konuda uzman isimler yer alıyor.rnCiddi görevleri var. Geçmişte çiftçinin malına zarar veren unsurlar üzerine giden Meclis, şimdilerde Hazine arazilerini korumak, orman alanlarının tahrip edilmesinin önüne geçmek gibi geniş yelpazede önemli işler görüyor.rn2.7.1941 yılında kabul edilen 4081 Sayılı Yasa, meclislere, onun görevlendirdiği kır bekçilerine büyük yetkiler veriyor.rnÇünkü özellikle Buca ve Bornova gibi talancıların iştahını kabartan coğrafyada tek güvence bu meclisler ve onun murakabe kurulları.rnSiyasi baskılar nedeniyle meclislerin rahat çalıştığını söylemek mümkün değil. Ama seçimle iş başına gelindiği için direnme refleksi de oluşturabiliyor bu kurumlar ve kelle koltukta çalışarak önemli işler başarıyorlar.rnrnİzmir'in yeni simgesi kalp olmalırnTunç Soyer, "Aşk" diyor başka bir şey demiyor.Duygularını, hizmetlerini, beklentilerini, teşekkürlerini hep "Aşk" sözcüğünü kullanarak dillendiriyor.rnNe güzel bir şey.rnİzmir'e ne kadar da yakışan şey.rnMadem öyle, o zaman, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin arması olan saat kulesinin yerine kocaman bir kalp figürü konsun.rnDaha çok yakışır.rnŞu anda Saat Kulesi, İzmir'in simgesi de sayılmaz zaten.rnİzmir için simge o kadar çokken, Saat Kulesi'nin kullanılması belli ki, ona hayatında her vesileyle "Bekçi düdüğü " yakıştırmasını yapan sanatçı Muammer Karaca'nın kemiklerini sızlatmıştır.rnO Muammer Karaca, 1920'li yılların sonlarında ve 1930'lu yılların başlarında İzmir Valiliği yapan Kazık Dirik'in de damadıdır. Yani lafı dinlenecek biridir.rnEvet, İzmir'in sembolü kalp olmalı.Kıpkırmızı, koskocaman bir kalp.rnrnİbrahim Ormancı'nın köşe yazısırnOoo bakıyorum çok duygusal takılıyoruz bugün. Hüznünden düşen bin parça !...rn***rnZengin erkekler daha uzun yaşıyormuş. Vallahi de kuyruklu yalan. Zengin erkeklerin çoğu genç ve güzel kızlarla takılıyor. Kalp mi dayanır değil mi ama!...rn***rnKavanoz dipli dünya. Kimisi bitter çikolata yer, kimisinin de saçlarında bitler !....rn***rnİtalyan Parlamentosu yere kağıt ve sakız atanlara 30 ila 150 Euro, sigara izmariti atana 300 Euro para cezası veren yasayı onaylamış. TBMM böyle bir yasayı onaylasa Hazinenin hiç sırtı yere gelmez !...rn***rnÇin’de madeni çöken MaCanbo intihar etmiş.  Yalnızca ilim değil, utanma Çin’de bile olsa gidip alınız!...rn***rnKadınlarda kırık kalp sendromuna dikkat. Kadının adı yok belki ama sendromu var maşallah !...rn***rnYemek yaşlandırmayı yavaşlatıyor. Fakat ben ayvayı yiyip durunca, kafayı tırlatıyorum hani !...rn***rnrnrn 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum