Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Rahmi Turan

30 Kasım 2019 - 06:35

Rahmi Turan

Türk basınında 1930'lu ve 1940'lı yıllarda hakim olan yalın, anlaşılır ve kısa haber türünü, 1960'ların sonunda geri getiren gazetecidir Rahmi Turan.
Onun hazırladığı gazeteleri, entelektüeller de, köydeki çoban da aynı keyifle okurdu. Onun için o, basınımızın bir tiraj virtüözüdür.
1968 yılında Günaydın Gazetesi yayın hayatına başladığında ben, rahmetli Özkan Korkuter ile İzmir muhabirliğini üstlendik. Özkan da ben de prim usulü çalıştığımızdan gazetenin yazıişleri müdürü Rahmi Turan'dan fazla maaş alıyorduk ve o, bununla gurur duyuyordu. Çünkü Rahmi Bey için önemli olan maaş değil gazetenin içeriği idi.
Rahmetli Ertuğrul Akbay, Engin Konuksever, fotoğraf ustası Ahmet Yüksel, karikatüristlerin hocası Oğuz Aral, mesai arkadaşlarımızdı.
Rahmi Turan, haber renklendirmede adeta uzmandı. Denizden çıkan Demirel'in göğüslerine bant koymak, onun mesleğindeki en büyük gaflarından biriydi. Nitekim; o yıllarda Buca Kız Yetiştirme Yurdu'ndan 18'ini doldurmuş kızların yurttan çıkarılması uygulaması söz konusu olduğunda; yurt müdürünün "Hiç değilse evlensinler, kurtulsunlar. Onun için fotoğraflarını yayınlayalım" teklifiyle yaptığım habere "Satılık kızlar" manşetini atarak da bir büyük gafa daha imza atmıştı Rahmi Bey. Oysa yurt, kızlarla evlenecek erkeklerden ciddiyetlerini test etmek için cüzi bir para talep ediyordu, o kadar.
Hürriyet, bir ara el değiştirdiğinde yeni patron onu genel yayın müdürü yaptı. Gazetenin Ankara Bürosu tam kadro istifa etti. Bu da onun test edildiği bir örnekti.
Külliyeye bir CHP'linin gidip Erdoğan'la görüştüğü konusundaki yazısı, onu tanıyanlar, kendisiyle çalışanlar için sürpriz değildir. Gazetede odasından çıkmayan, muhabirlerle çok az görüşen, elindeki diaları ışığa tutup haber üreten ve o haberlerle gazeteleri tiraj şampiyonu yapan kendine has bir gazetecilik örneği sunan Rahmi Turan, "Trafik kazası" olarak nitelendirdiği son gafıyla biraz da bu saf yapısının kurbanı olmuştur.
Mertçe çıkıp özür dilemiş, konunun kapanmasını istemiştir.
"Hayır, gündemde kalsın" diyenlerin niyetleri yanında onun bu gafı çok masum kalır.

 

Çözülmesi gerek

Türkiye'nin köklü GSM operatörleri belli. Bunlar, bütün ülkede teknik altyapı oluşturmuşlar, geniş kadrolarla çalışıyorlar. Hata yapmamak için azami gayret sarfediyorlar.
Ama gelin görün; yeni kurulan bası GSM operatörleri, müşteri kapma uğruna çoğu kere onların önüne taş koyuyor.
Örneğin şöyle bir şey oluyor:
Bu yeni GSM'ciler, rastgele diğer GSM abonelerini arayıp kendilerine bağlamak istiyorlar. Müşteri "Düşüneyim" diye cevap verince onlar bu kelimeyi taahhüt olarak algılıyor ve sistemi bloke ediyorlar.
Müşteri, bağlı bulunduğu diğer GSM operatörlerine, adres değişikliği veya kampanya ve paket yenileme talepleri karşısında "Hesabınız bloke edilmiş" cevabıyla karşılaşıyor.
Hem o an işi olmuyor, hem de blokajın kaldırılması için uzun bir yazışma yapılıyor.
Bu arada sınırlara yakın yerleşim alanlarında Türk GSM operatörleri, bazen devre dışı kalıyor ve anında komşu ülkenin operatörü devreye giriyor. Abone bunu fark edene kadar konuşma yapabiliyor ve yüksek tarifeden faturalandırılıyor.Uyarı geliyor ama aboneler de "Madem Türkiye'deyiz..."diye haklı bir savunmaya geçebiliyor.
Teknik bir konu. Aşılır mı, çözülür mü bilmem.


Evren haklı çıktı

Darbeden sonra Kenan Evren, adını cadde ve meydanlara vermek için yarışan yerel yöneticilere adeta yalvarmıştı:
"Ne olur bu yarıştan vazgeçin. Bir gün gelecek birileri adımı kaldırmak için yarışacak."
Sonunda o gün geldi çattı.
12 Eylül'ün baş mimarı merhum Kenan Evren'in meydan ve caddelerden kaldırılması konusunda Meclis'teki siyasi partilerin tümü mutabakata vardı.
O, taa 29 yıl önce  geleceği görmüştü ve haklı çıktı.
Bugün yaşıyor olsaydı "Netekim, ben size söylemiştim arkadaşlar" diyecekti.

 

Yollar erken ayrıldı

Orkun Kalonya, Buca Belediyesi'ne CHP Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan'ın yönlendirmesiyle gönderilmiş ve kendisine önemli bir görev verilmişti:Özel kalem müdürlüğü.
Önceleri İzmir'de parti yönetimlerinde görev alan Kalonya, aslında donanımlı bir genç bürokrat olarak belediyeye çok şeyler katabilirdi.Bu heves ve heyecanla çalıştığını gözlemleyenlerdenim.
Ne olduysa delege seçimleri sırasında oldu. Kalonya'nın belediye ile ilişkisi kesildi.
Kaynak, Genel Merkez olduğu için işin aslını öğrenmek zaman alacak ama bence Buca Belediyesi için büyük kayıp.
Yolların bu kadar erken ayrılması CHP'de delege seçimlerinin pek de sağlıklı yürütülmediğine işaret gibi görünüyor.


İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Benim meskenim eskiden dağlardı.  Şimdi herkes kendini dağlara atıyor. Orada da huzur kalmadı !...
***
Kumarda kazanan aşkta kazanırmış ha…İyi de kumarda kaybetti diye, karısı kapıdan içeri almıyor yavrum be !...
***
Unutmak bende evlenince başladı. Örneğin evlendikten sonra televizyon kumandasını unuttum !..
***
Eskiden Ezop masalları vardı. Şimdiyse yalnızca azap masalları !....
***
Vatandaş AVM'deselfie çektirmiş. Dostlar alışverişte görsünler diye mi ?
***
Erkekler kadınlardan neden daha fazla horluyor. Kadınların kendilerini çok horladığı için olabilir mi acaba?
***
Demişimdir hep. Benden sonra Tufan. Tufan’dan sonraysa İrfan !...
***
Onda bunda şundadır. Şunda bunda ondadır. Kim bir parça huzur veriyorsa, benim gönlüm ondadır !...




 

YORUMLAR

  • 0 Yorum