Protokollü iftarlar
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Protokollü iftarlar

16 Mayıs 2019 - 06:15

Protokollü iftarlar
Eskiden; yaptığı yardımı yüzüne gözüne bulaştıran sözde hayırseverler vardı.
Çocukları mı sevindirecekler, miniklerin ellerine tutuşturdukları hediyelerle boy boy fotoğraf çektirir basına dağıtırlardı.
Dinleri imanları reklam yapmaktı.
Çok şükür bugün böyle tipler yok.
Ama başka yanlışlar yapılıyor.
Kurumsal iftar yemekleri, çoğu kere amacından uzaklaştırılıyor.
Belki bir kısım personelin yaranma içgüdüsünden kaynaklanan bir yanlış ama bu tür iftar yemeklerinde protokol masaları oluşturuluyor, diğerlerinden farklı olarak bu masalara beyaz örtüler seriliyor, özel servis yapılıyor, iftar yemeğinden sonra da konuklara kahveler ikram ediliyor.
Protokol masalarında oturanlar da nedense hep; ülkeyi yöneten siyasi partilerin temsilcileri oluyor.
İlden, ilçeden, kadın kollarından, gençlik kollarından konuklar.
Onların da sıkıntılı olduklarını gözlüyoruz ama yapacakları bir şey yok.
...
Burada ahkam kesmek kolay. Ama bir bilene sorun, iftar yemeği nedir, hele kurumsal iftar yemekleri kimlere, hangi koşullar uygulanarak verilir, öğrenin.
Bu hatalara düşmeyin.
Sevap işleyeceğim diye aksine günaha girmeyin.

Tunç Bey
Tunç Bey, yüzünü eskitmiyor.
Bir aşktır, tutturmuş gidiyor.
Helal olsun.
Sevgiyi, hoşgörüyü, pozitif olmayı ön plana çıkaran bir hizmet anlayışıyla Tunç Soyer, önemli bir farkındalık yarattı.
Ama bunu yaparken, mesela Aziz Bey gibi yüzünü eskitmiyor.
Artık kentin hiç bir yerinde onun fotoğrafını göremiyoruz.
Hizmetlerini, bir ekiple yürüttüğü mesajını da vermiş oluyor bu vesileyle ve de çok iyi yapıyor.
Hatırlayın, bir zamanlar Konak'ta her sokak başında "Bu çalışmalar Ahmet Sarışın tarafından yapılmaktadır" diye pankartlar asılıydı. Millet, bu çalışmaları Sarışın kendi parasıyla yapıyor mesajı verdiğini sanır, bazen tepki gösterirdi.
Devir değişti. Her hizmet bir ekip işi. Tunç Soyer de bunun farkında ve bu nezaketi azami göstererek gönülleri fethediyor.
Aklını çelmeye ç alışanlara karşı da direncini koruyan bir başkan görüntüsü veriyor.
Böyle görevlerde yüzün eskitilmesi, her türlü yoruma açık olur. Bundan sakınmak gerek.
İşin güzel yanı, ilçe belediye başkanları da aynı yolu izliyor genelde.


Bu nasıl habercilik?
Öğretmen Ayşe Çelik'in; 2016 yılında telefonla bağlandığı Beyaz Show'da terör örgütü propagandası yaptığı gerekçesiyle tutuklanıp cezaevine gönderilmesi süreci, avukatının Anayasa Mahkemesi'ne başvurması ile "İfade özgürlüğü" esas alınarak tahliye kararına dönüştü.
Ancak bir takım basın, bu tahliye kararı çerçevesinde Ayşe Öğretmen'i koruyacak haberler yaparken, kullandıkları tek malzeme, konuşması içinde yer alan "Çocuklar ölmesin" cümlesi.
Oysa Ayşe Çelik'in o konuşmasını izleyenler hatırlayacaktır, genç öğretmen, Beyazıt Öztürk'e kentlerin, köylerin bombalandığını söylemiş, terörle mücadeleyi eleştiren bir konuşma yapmış ve sanki teröristlerin çocukları öldürülüyormuşçasına ;"Çocuklar ölmesin" demişti.
Hiç de masum görünmeyen konuşmasında Bebek katili Apo, onun nazarında suçlu değil, asıl suçlu olan, terörle mücadele eden kurumlardı.
"Sadece çocuklar ölmesin" demeyen ve terör örgütlerini savunup, onlarla mücadele eden kurumları dolaylı da olsa eleştiren Ayşe Çelik için Anayasa Mahkemesi'nin "İfade özgürlüğü" çerçevesinde verdiği karar, elbette hukuk eylemi olarak saygı ile karşılanması gereken bir durumdur.
Ama bir takım basının Ayşe Çelik'in sadece "Çocuklar ölmesin" diye mahkum ettirildiği algısını yaratan organize yayını gözden kaçmamalıdır.
Terör, teröristlerin çocuklarını değil, masum insanların çocuklarını hedef alıyor.
Ölen masum insanların çocukları.

Duvar yazıları-İbrahim Ormancı
Anadan geçilir bre Hasan, sosyal medyadan geçilmez!
***
Kimisi her devrin adamı olamaz. Neden çünkü onlar kadındır. Ancak her devrin kadını olabilir !.
***
Kadınlar kurbağayı öpüyor prens oluyor ama erkekler prensesleri öpüyor örneğin cadıya dönüşüyor ne iş !.
***
Bor'un pazarı geçmedi geçmesine ama, meyve ve sebze ateş pahası. Git gidebilirsen !...
***
Yatağa geliş saatleri çiftler arasında tartışma çıkarıyormuş. Doğru ama yıllar geçtikçe hiç sorun olmuyor. İnsan bir köşe bulup uyuyabilir ise kendini mutlu sayıyor !.
***
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin. Gidip bir mangal yapak la !
***
Oynamıyoruz sizinle. Alın trollerinizi, verin mazbatamızı !
***
But yemiş bülbül gibisin.
Karnın tok yani !....


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum