Reklam
Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

[email protected]

Paykoç Baba

13 Nisan 2021 - 07:30

Paykoç Baba

Onu tanımayan yoktu. İzmir'in ilk bisküvi markasını o yaratmıştı:
Paykoç Bisküvileri, İkiçişmelik Yokuşu'ndaki mütevazı fırınında üretiliyordu.
Nihat Paykoç, sadece bir fırın sahibi değil, aynı zamanda cesur bir köşe yazarıydı.
Ege Ekspres'te yayınlanan köşesi, herkesçe özenle okunur, namı her geçen gün yayılırdı.
Filozof bir yapısı vardı Nihat Paykoç'un. Ayrıca dobracılığı. Bütün siyasi parti liderleriyle dosttu ama hepsine muhalifti. İsmet İnönü'nün özel doktoru Zafer Paykoç, akrabası idi. Demirel, onunla sohbete doyamazdı.
Nihat Paykoç, 1970'teki 12'ler olayında, yani Dosyalı Muhalefet diye anılan Adalet Partisi'nin parçalandığı o günlerde; Ege Ekspres'teki köşesinde Süleyman Demirel'i destekleyenleri sert biçimde eleştiren bir yazı yazmıştı.
Oysa Demirel'i destekleyenler arasında gazetenin sahibi Turizm Bakanı Nihad Kürşad’da vardı.
Yazısı yayınlanmadı ama bu da son oldu.
Nihat Paykoç, İzmir'de ilk duvar gazetesini çıkaran gazeteci olarak da anılır. Ege Ekspres'ten ayrıldıktan sonra karikatürist Eflatun Nuri ile Pınar Süt'e geçip birlikte dergi yayınladılar.
Kimseye minnetçi olmayan kocaman yürekli bir adamdı.
Omuzundaki tüfekle kendisini yanlışlıkla vuran bekçiden bile özür dileyecek kadar vicdan sahibiydi.
Böyle insanlar aranıyor.

Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar

İlçe belediye başkanları, genelde bir dönem sonra gözlerini Büyükşehir'e diker.
Geçmişte böyleydi.
Mesela Levent Piriştina, daha ilk günden “Ben gelecek seçimde Büyükşehir'e adayım” mesajları veriyordu.
CHP'nin geleneksel refleksidir bu. Herkes çıtayı yükseltmek ister.
Bazen Büyükşehir Belediye Başkanları da gözlerini Genel Başkanlığa dikerler ki geçmişte Kocaoğlu'nda olduğu gibi. Bugün İmamoğlu için söylendiği gibi.
Biz, gene İzmir'e gelelim.
Kulislere kulak verirseniz; Büyükşehir'in en popüler adayı Konak Belediye Başkanı Abdül Batur.
Batur, bazen global anlamda mesajlar vererek gelecekte bu koltuğa talip olduğunu ima ediyor.
Tunç Soyer'in Genel Başkanlık diye bir derdi yok. O, mevcudu sürdürmekten yana.
Ama biline ki, rakibi şimdiden hazırlığa başlamış durumda.

Karışmayın, olsun bitsin

İhtimal vermiyorum ama Gazeteciler Cemiyeti seçimlerine bazı ilçe belediye başkanlarının müdahil olduğu söylentileri var.
Böyle söylentiler, yine ihtimal vermediğim halde; benim de aday olduğum dönemde çıkarılmıştı.
Başkanların böyle bir işe girmeleri için ne sebep olabilir ki?
Ya da adayların, başkanların desteğine ihtiyaçları var mı?
Başkanlar, seçim sonuçlarına etki yapacak kadar güce sahipler mi?
Bazı milletvekillerin bunu denedikleri görülmüştü. Ama işe yaramadı.
İhtimaller günümüzde gerçeğe dönüşürse, yine işe yaramaz.
Hiçbir gazetecinin böyle bir telkine ya da baskıya yatacağını sanmam.
Ama yine de kendilerinden menkul olarak başkanlar, bu işe soyunurlarsa; vazgeçsinler.
Yine işe yaramayacak.
Deşifre edilirsiniz, olan size olur.

Üzerine atlamak

Giles Milton'un “Paradise Lost:Smyrna 1922” adlı kitabında; İzmir'i Türklerin yaktığı iddia edilir.
Yaklaşık 15 yıl önce yayınlanan bu kitap Türkiye'de çok sattı.
Meraklıyız böyle şeylere.
Tepki göstereceğimize, “Bir bakalım, gerçekten biz mi yakmışız?” diyerek bir de karşı tarafa prim veririz.
Türkler, yaşayacağı kenti niye yaksın?
Niye Ermeniler'in oturduğu Basmane'de başlayan yangını Sırp İtfaiye Müdürü'nün raporuna inanarak algılamıyoruz?
Niye Ermenilerin İngilizlerden önce İzmir'i terk edip kaçtıklarını izanımıza daha uygun bulmuyoruz?
Neden?

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Geçti dost kervanı. Panik yok, bir taksi çevirip yetişiriz şimdi!
***
Eller gider aya. Biz gideriz kim vurduya!
***
Caddelerde ÖBEK ÖBEK insanlar. Çoğu GÖBEK bağlamış!
***                                    
Bugün kendime gelemedim Nalan. Sana gelsem olur mu?
***
Kitap gibi kızdın eskiden. Bakıyorum korsan baskılar çıkmış!
***
Ömründe muhtar azası bile olamayan kimselerin Survivor'a katılıp Ada Konseyi’nde caka satması sizce ne denli mantıklı?
***
O masalı bize yanlış öğretmişler. Tavşan hedefe birkaç kez varıp tekrar geri gelmiş. Bir ağaç gölgesinde uyuyakalmış. Zavallı kaplumbağa da yarışı kazandım sanmış!


 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test