Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Olmayınca olmuyor

16 Haziran 2020 - 07:21

Olmayınca olmuyor

Sevgili Görkem İlçiktay, sosyal medyada; 1972 yılından beri hizmet veren Buca Tren İstasyonu ile ilgili bir paylaşım yapmış.
Samimiyetine güvenerek bu fotoğrafı yayınlıyorum. Fotoğraf, 1980'li yıllara ait. İstasyonun içinde; üzüm motiflerinin yer aldığı şahane mozaik dikkat çekiyor. Arka planda da kalkışı bekleyen bir trenin vagonu yer alıyor.
Bu güzelim istasyon, bu günlerde böyle değil. Adeta harabeye göndü. DDY, tren seferleri sonlandırıldıktan sonra burasını koruyamadı, kendi haline bıraktı. İstasyon, berduşların yatağı haline geldi. Üstelik hurdacılar, bahçenin bir bölümünü lojistik merkez olarak kullanıyor.
Pek çok işletmeci, dernek, vakıf, girişimci; bahçenin eski haline getirilmesi için buranın kendilerine kiralanması amacıyla DDY'nin kapısına dayandı. Kurum direndi, onlara vermedi, geçen yıl; iyi bir projeyle geldiği öne sürülen Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü'yle protokol imzaladı.Sonradan öğrenildi ki, Rektörlük de burasını bir kahve zincirine vermeyi planlıyormuş.
Ama olmadı, hiç biri olmadı.
Büyükşehir Belediyesi,Şirinyer trafiğinin rahatlatması amacıyla DDY'na başvurdu, "Madem hat alanı duruyor. Şirinyer'le Buca arasında biz bir tramvay çalıştıralım, yolcuları bedava taşıyalım"dedi ve dediğine de bin pişman oldu.
Çünkü kurumun böyle çözümcü tekliflerle işi yoktu, olamazdı da.
Ha, olsaydı, tramvay çalışsaydı; emin olun Buca trafiği uzun vadede bir çözüme kavuşurdu.

Kaybolan eşek misali

Vaktiyle sahip olduğumuz, ama kıymetini bilemediğimiz güzelim özgür günlere bizim kuşak nihayet kavuştu.
Şu anlamsız saat kısıtlaması olmasa herkes mutlu.
Herkes "Oh be" diyor.
Yani herkes, kaybolan eşeğini bulmuşçasına sevinç içinde.
Korona'nın çaktırmadan bize öğrettiği bir şey de bu işte.
Sahip olduğumuz değerlere sahip çıkmamak… Onun farkında olmamak.
Şimdi hepimiz hayatın keyfi nasıl çıkarmış, daha iyi anladık. Gereksiz işler, dost seçmeden ilişkiler, sağlığımızı, otomobilimizin rot balans ayarından daha değersiz gördüğümüz günler gerilerde kaldı.
Şimdi sağlık diyoruz başka şey demiyoruz. Aile diyoruz,şükrediyoruz, çevre diyoruz, ağaç, çiçek diyoruz.
Kaybettiğimiz eşeği,sanki yanında bir sıpayla bulmuşçasına sevinçliyiz.
Dilerim hep böyle olur.
Bizim kuşak, eski toprak olduğu için bunu en iyi bilenlerdendir.

Lobicilik

Göç atan kentlerin doğal olgusudur lobicilik.
Güç, kudret, birliktelik gibi değerler, lobicilik ortamında daha verimli oluyor.
Türkiye'de bir gerçek var. Lobiciliği Anadolu insanı daha iyi beceriyor.Öyle kentler, öyle ilçeler var ki, lobicilik dehası sayılır.
Atıyorum; Van'ın Erciş ilçesinden büyük kentlere göç edenler, birbirlerinden hiç kopmazlar. Kurdukları dayanışma dernekleri ile tek yumrukturlar hep.
Erzurumlular, Erzincanlılar, Mardinliler, Karslılar ve de Karadenizliler, büyük kentlerde bu örgütlenmeleriyle kendilerini asla yalnız hissetmezler.
Ne yaparlar? Bu dernekleriyl ; yeni gelen hemşehrilerine destek verirler, iş bulurlar.
Ne yaparlar?
Siyasete girerler.
Bakarsınız, aynı aileden pek çok kimse, başka başka partilerde siyaset yapmaktadır.
Belediye meclislerine girerler, sivil toplum örgütlerinde boy gösterirler vs.
İzmir, böyle örneklerle doludur.
Ama bir İzmir gerçeği de şudur:
İzmir, en çok göçü Manisa'dan almıştır. İzmir'de Manisa kökenli, yaklaşık 300 bin kişi yaşamaktadır.Ama bu büyük kentte; Manisalılar lobilerini oluşturamamıştır.
Keza Aydınlılar, keza Muğlalılar.
Doğup büyüdüğüm Buca da en çok göçü Manisa'dan aldı, ama bir tek Manisalının siyasette kendini öne çıkarmayı çalıştığına tanık olmadım.
Lobicilik onlara göre değil demek.


İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Ömür biter ''Onlar gazetecilik faaliyetinden hapiste yatmıyor'' geyiği hiç bitmez!
***
Yalandan kim ölmüş ki. Yalancılığı aşikar insanlar hala ekranlara çıkmaya devam ediyor be üstat!
***
SIRIK kadar adamsın ama PI-SIRIK adamın tekisin!
***
''Sevgi emektir '' diyen karısına '' Yine mi yemek yapmadın mı yoksa? Sevgi yemektir '' deyiverdi adam!
***
Beni terk ettiğinde bir şarkı patlattım olay oldu,  şimdi benden şarkıdan payını istiyor zalim!
***
Evet temsili demokrasimiz var çok şükür. Çok eğlenceli temsiller izleyip duruyoruz!
***
Ah be Andy Warhol keşke ''Bir gün herkes on beş dakikalığına mutlu olacak'' deseydin ya!
***
Dimyat'a pirince giderken sokağa çıkma yasaklarına takılmak!
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum