O sözler tutulmalıydı
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

O sözler tutulmalıydı

22 Haziran 2019 - 09:44


CHP ilçe seçimlerinden bir ay önce idi.
Kasım Akdağ, Mahsun Vural, Dr. Ali Rıza Kaya, Doç.Dr. Levent Köstem, Doğan Atıcı, Oktay Gökdemir, bir araya geldiler.
Kasım Akdağ, CHP Buca Belediye Meclisi üyesi idi ve ilçe başkanı olmak istiyordu.
Onu bu mevkie taşıyacak, daha doğrusu taşıyabilecek CHP'lilerle buluşmuştu. Onlardan destek istiyordu.
Levent Piriştina'nın belediye başkanı olduğu yıllar.
Belediye resmen dökülüyor.
Ne yaptığı iş iş, ne gittiği yol yol.
Hizmet kültürü diye bir şey yok. Paralar har vurulup harman savruluyor.
Toplanan bu altı kişi de bu konuda hemfikir ve Kasım Akdağ'ın ilçe başkanı olması halinde, belediye başkanının üst kurulu olması hasebiyle bu kötü gidişatla mücadele etmesi isteniyor.
Bir de çalışmadığı halde ATM'den maaş alan 130 küsur kişi var.
Kimler olduğu biliniyor. Bunlar arasında Alsancak barlarının badigartları bile var.
Kasım Akdağ, bunlarla mücadele etme konusunda kesin söz verdi o gün.
Ve yoğun kulis sonucunda Akdağ ilçe başkanı seçildi.
Ama bu sözleri tutmadı. Özellikle ATM'den çalışmadığı halde maaş alanlar konusunda gerekeni yapmadı.
Ne olduysa Piriştina ile papaz oldular ama bunun başka nedenleri olduğu söylendi.
Toplantıya katılanlar, "Kasım Akdağ, o sözlerini tutmalıydı. Hala tutması için elinde fırsat var. Geçmişe dönük bir soruşturma mutlaka açmalı" diye konuşuyorlar.
Hakları da var.
Hem de yerden göğe kadar.

Bu israftır
 
Belediyelerde "Onun adamı-bunun adamı" diye kenara itilen değerler var.
Hepsi sürgünde.
Kimi park ve bahçelerde, kimi, gübre fabrikasında, kimi ne olduğu bilinmeyen gereksiz birimlerde.
Evet, bunların çoğu birer değer. Ama "Onun adamı-bunun adamı" diye damga yemişler.
Onları sisteme sokmak ve kazanmak varken çalışmadıkları halde maaş ödemek reva mı?
Bu israfın adresi, sabit fikirli zihniyettir.Herkes bir dönem birilerinin adamı olabilir. Bunda ne sakınca var.
Nasıl geçmişte ATM'den çalışmadan maaş alanlar gerçeği varsa bu da aynı şey.
Milletin parasını çalışmayan adama nasıl ödersiniz.
İyi düşünün, bir gün sizden hesap sorarlar.
Öyle uyduruk görevler vermek de kimseyi kurtarmaz arkadaşlar.
O insanlara bir şans verin, konuyu kapatalım.

Şehir düğünleri

Köy düğünleri güzel olur.Bütün köy halkı davetli olduğu için gürültü ona gürültü gibi gelmez. Hiç bir şey köylüyü rahatsız etmez.
Günlerce sürer, herkes keyif alır.
Ama şehir düğünleri öyle mi?
Modern yaşamın asla kabul etmeyeceği birer etkinliktir bunlar.Davulcunun, hiç bir melodi üretmeden sopasını davuluna vurmasından ibaret bir yoğun gürültü, o düğüne davetli olmayan on binlerce insanı rahatsız eder.
Kenti köye çevirme kurnazlığından kaynaklanan bu örnekleri, mevsim açıldığı için bolca göreceğiz. Düğün konvoylarının; trafiğin içine ettiğine tanık olacak,yüksek volümlü gürültüyle sinirimiz tepe yapacak ve inanın şikayet edecek merci bulamayacağız.
Şehrin içine kadar giren düğün salonlarının varlığı da sorgulanmalı ve bir orta yol bulunmalıdır.
Gençlerin en mutlu günü, ona diyeceğimiz yok. Ama eminim onlar da böylesini istemez. Ama birileri bu garipliği organize eder, onlar da buna uymak zorunda kalır.
Mesele budur.

Yazık oldu KNK'ya

KNK, yani Konak Dergisi, Hakan Tartan ile o dönemin Konak Belediyesi Basın Danışmanı olan Işık Teoman'ın ortak projesi idi.
Kent tarihini, kültürünü, güzelliklerini yansıtan yazı ve özgün fotoğrafları ile KNK, büyük ilgi görmüştü.
İzmir'de Hakkı Kesirli'nin büyük özveriyle yayınladığı İzmir Life Dergisi'ni ayrı tutarsak KNK, adeta bir numara olmuştu.
Kentin kültürüyle, tarihiyle, güzellikleriyle ilgilenen ne kadar yazar, fotoğrafçı varsa; elbirliği ederek bu dergiye katkı sağladılar.İkinci sayısından itibaren de bendeniz.
Hepimiz bu işi keyifle yaptık, bir yarış haline soktuk çalışmalarımızı. Hep en iyisini ben yapayım duygu ve heyecanıyla.
Hakan Tartan'dan sonra gelen Sema Pekdaş, dergiye ısınamadı. Önce Işık Teoman'ın ayağını kaydırdı, sonra da "Hep aynı kişiler yazıyor" diyerek kendince saçma bir yorum da yaptı, tüm yazar çizerleri küstürdü.
Hepimiz mesafe koyduk.Dergi, başka formatta bir kaç sayı yayınlandı, sonra ne oldu, malum.
Yeni Başkan Abdül Batur da "Dergi okunmuyor" diyerek absürt bir yorum yaptı.
O da desteğini çekti.
Sonuçta KNK tarih oldu.
Güzel dergiler okunur.Güzel dergiler, sevgiyle hazırlanır, özveriyle hazırlanır.
Ama güzel dergiler, bir muhteremin iki dudağı arasında da böyle ölür gider.
Ne yazık.

Duvar Yazıları-İbrahim Ormancı

Ben ak dersem, karım kara der. Zıt kanaat geçinip gidiyoruz işte !....
***
Kimi kişiler halka mal olur, kimi kişiler de halka pahalıya mal olur!...
***
Çocukların hemencecik canı sıkılıyor. Sallandıracaksın birkaçını parkta, bak bakalım bir daha canları sıkılıyor mu?
***
Bazı kızlar erkeklere kazak örmezler, ancak çorap örerler!...
***
Emekli olunca köye geri döneceğim. Ama köy dediysem, tatil köyü canım!...
***
Feministlerin mekanlarının kapılarına da ADAMSIZ GİRİLMEZ diye yazılsa güzel olurdu!...
***
Oğlum sürekli matematikten notunu düşürüyordu. Devlet Bahçeli'yi izletmeyince notları tekrar yükselmeye başladı!

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum