Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

[email protected]

Nerede o eski PTT?

23 Şubat 2021 - 07:35

Nerede o eski PTT?

Bizzat yaşadım.

Son on beş gün içinde, yaklaşık 20 farklı adrese mektup ve gazete gönderdim.

Hepsi de PTT'nin o mektup ve gazeteleri yatırdığım şubesinin müdürünün belirlediği tarifeye uyarak, pullarını yapıştırarak.

Aradan 15 gün geçti. Hiç biri adresine ulaşmadı.

İzmir Hatay'da, Narlıdere'de, Buca'da, Özdere'de, İstanbul'da; kime ne gönderdiysem almadı.

Sonradan öğrendim ki, PTT, posta dağıtım hizmetini haftada iki gün yapıyor.

Telefon faturaları, bankalardan mektuplar falan, posta dağıtıcılarının yükü ağır.

Peki “Çok üzüldüm” deyip sineye mi çekeceğiz?


PTT, Devletin bir kurumu. Artık PTT içinde yer alsa da telefon ve telgraf gibi hizmetler uhdesinde değil.

Sadece gönderi dağıtıyor.

Bu mektuplar nasıl insanların eline geçmez?

Pandemi var, herkes evinde oturuyor.

Bunun bir sorumlusu olmalı ve PTT bu hiç de hoş olmayan hatasından kurtulmalıdır.

Eskiden Ömer Ağabey diye bir postacımız vardı. Zarfın üzerine yanlış

adres yazılmış olsa bile o mektubu bize getirirdi.

Biz PTT'yi ve postacıları bunun için sevmiştik.

“E posta da nedir evladım?”

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kısa adı HİM olan Hemşehri İletişim Merkezi diye bir birimi var.

Her başı sıkışan buraya başvuruyor.

Ve de en çok dar gelirliler, yaşlılar.

HİM onlardan işlemi gerçekleştirmek için “e-Posta” adresi istiyor.

Yazışılacak falan ya.

O dar gelirlide bilgisayar, akıllı telefon varmış gibi “e-Posta” istemek, hangi mantığa uyar bilemiyorum.

Tamam, çıkış yolu da bulmuşlar, “Gidin muhtara, o halletsin” diyorlar ama muhtar da “e-posta” veren bir kurum değil ki. Bütün “e-posta”ları kendi bünyesinde toplaması da öyle zorluklar yaşatıyor ki, bunun için kendilerini dinlemelisiniz.

Her şeyimizin teknolojiyle yürütülmesi mümkünü değil. O teknolojiyi kullanan var, kullanmayan var…

Baştan savmanın Türkçesi diyelim olsun bitsin.

Ah şu kargalar

Bazen bayram değil seyran değil şak diye elektrikler kesiliyor.

Hemen kıyaslamalar yapıyoruz:

“Şimdi bu kesinti New York'ta olacak, halkın tamamı sokakta.”

Kesintilerin şebeke sistemiyle ilgili yanı var. Mesela yaz aylarında aşırı klima kullanımı şebekeyi zorluyor ve kesilmeler bu yüzden yaşanıyor.

Ama bir suçlu daha var: Kargalar.

Akşam saatlerinde çirkin ötüşleriyle başımızın etini yiyen bu sevimli (Kimine göre sevimsiz) kuşlar, direklerin üzerinde, iki tel arasına kanatlarını gerip dinlenirken kısa devreye neden oluyor ve işte o “şak” kesinti yaşanıyor.

Kuş anında ölüp gidiyor ama sistem de zarar görüyor.

Elektrik mühendisi ve TEDAŞ'ta görevli bir arkadaşım, bunlar için “kuşkonmaz” diye bir uygulama yaptıklarını, direklerine tepesine yerleştirilen uçları sivri çubuklardan oluşan bu aparatların kısmen işe yaradığını söylüyor ama kargalar, yine birbirine yakın iki farklı fazlı tellere konmayı başarıyor.

Müftü nikahları ilgi görmedi

İmam nikahlarının önünü kapamak için başlatılan ve ilki 2 Ocak 2018 tarihinde; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılımıyla İstanbul Müftüsü tarafından gerçekleştirilen “Müftü Nikahı”uygulaması, beklenen ilgiyi görmedi.

Aslında resmi nikah niteliğinde olan ve sadece imam nikahı ile yetinmek isteyen çiftleri de yasal çizgiye çeken bu uygulama ilgi görmeliydi. Çünkü müftü nikahlarında o gruptaki çiftlere önemli mesajlar veriliyor. Evliliğin, aile birliğinin feyzi anlatılıyor. Mutluluğun püf noktaları seslendiriliyor ve işin bir de dini kimliği olan bir bürokratın bu işlemi gerçekleştirmiş olması yönü var. O da göz ardı edilmemeli.

Devlet, Anadolu'nun yapısına çok uygun bu uygulamada; nikahsız birlikteliklere de darbe vuracak fırsatı kullanıyor. Ama anlaşılan o ki, bu nikah biçimi iyi reklam edilemiyor.

Günde 70 resmi nikah kıyılan ilçelerde yılda bu kadar müftü nikahı kıyılmadı henüz.

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Güzelliğin on par'etmiyor da... Güzelleşmen için on binler sayıyorum kadın!

***

Şairin dediği gibi '' Cep delik cepken delik '' ama cep telefonları son model ne iş ya!

***

Gerçekçi ol imkansızı iste. Güzellik kraliçesine aşkını söyle!

***

İlk görüşte aşka inanırım. Daha sonra görüş günüme gelirsiniz inşallah!

***

Bence bir hayvana insan demek, bir insana hayvan demekten çok daha ağır bir cürümdür!

***

Beyaz giymez toz olur, transparan giymee söz olur!

***

Puroyla saadet olmaz yavrum. Bırak tütün mamullerini kullanmayı!

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test