Nazlı Ilıcak
Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Nazlı Ilıcak

25 Temmuz 2019 - 06:06

Nazlı Ilıcak
Nazlı Ilıcak'ı 1984'te tanıdım.Tercüman Gazetesi bünyesinde; künyesinde imtiyaz sahibi olarak göründüğü Bulvar Gazetesi'nde çalışmaya başlamıştım.
Bulvar, Tercüman'ın aksine o dönemde Turgut Özal'a karşı idi ve bu politikanın patronu da oydu.
Atatürkçü, cesur, pek hava atmayan, İzmir Büromuzu ziyaretinde seyyar köfteci Hasan Usta'dan köfte yiyen, bu nedenle de çevresindekileri gerçekten etkileyen bir kadındı.
Bulvar'da bir siyasi köşe vardı ve buraya İzmir malzemelerini ben gönderiyordum. Kendisiyle hergün bir telefon konuşmamız olurdu. Nazlı Hanım, aynı zamanda Tercüman'da da başyazı yazıyordu.Bu yazıları önceden okumam için bana da gönderiyordu.
Bir gün öyle bir yazı gönderdi ki, Kenan Evren yönetimini yerden yere vuruyor, askeri vesayetten hala kurtarılamamış o şartlarda cezaevine davetiye çıkarıyordu.
Görüşüm olumsuzdu,"Risk alıyorsunuz" dedim, "Olsun" dedi, yazı yayınlandı. Gazete 15 gün kapandı, o da hapse girdi.
Temmuz ayı geldiğinde, o zamanki adıyla Cumaovası Havaalanı'nda buluşurduk, yanında gazetenin Genel Yayın Müdürü Yalçın Kamacıoğlu ve henüz politikaya atılmamış Prof.Dr. Tansu Çiller.
Her yıl, kocası Kemal Ilıcak'ın sahibi olduğu, Bodrum'daki otele gider ve tatil yaparlardı.
Ve her yıl bu tatil, kısa sürer, Tansu Hanım'la birlikte ne yapar eder erken dönerdi İstanbul'a.
Kemal Ilıcak, "Büyükşehir" adıyla bir inşaat projesi hazırlamıştı. Özal'dan kredi bekliyordu. Bir gün Özal, Kemal Bey'i telefonla aradı, "Karına sahip çık" dedi. Kemal Bey de Özal'a Semra Hanım'ı kastederek "Sen de sahip çık" deyince Özal telefonu kapadı.
Bu, Ilıcak'ların sonu oldu. Proje yürümedi, Ilıcak'lar zora girdi, Tercüman bitkisel hayata girdi, Kemal Ilıcak kahırdan öldü ve bir gün...Evet bir gün Nazlı Hanım, Refah Partisi'nden milletvekili seçildi, Meclis'e türban takmış olan Merve Kavakçı ile girdi.
Eski Nazlı Ilıcak gitmiş, yeni bir Nazlı Ilıcak doğmuştu.
Sonraki süreç, benim tanıdığım, hani DP döneminin ünlü milletvekili ve bakanlarından Muammer Çavuşoğlu'nun kızı, rahmetli eşimin Lozan SciencePolitics Üniversitesi'nden sınıf arkadaşı Nazlı Ilıcak için hep hüsranla geçti.
İftiralar, yanlışlar,hataya düşmeler, birbirini takip etti.Onun yüzünden insanlar hapishanelerde çürüdü.
Ve 76 yaşındaki Nazlı Hanım, hapisten çıkmak için hakime yalvarır hale geldi.
Değer miydi?


Benden söylemesi
Lütfen sık sık Metro TV'yi açın ve her türlü sıkıntıdan, beladan kurtulun.
Metafizik uzmanı Mücahid Han'a ananızın adını ve sizi üzen her kimse onun da anasının adını söylediğinizde her şey hallediliyor.
Mücahid Han, kaynana şerrinden, patron zulmüne,işlerin kesat gitmesinden,basiretsizliğe, kıtlıktan fakirliğe her türlü belaya ve şerre karşı; sadece ana adı öğrenerek öylesine çözümler üretiyor ki, "İmamı Gazali'nin tertibini mezara gömerek" bile sizi feraha ulaştırıyor.
Benden söylemesi.
Lütfen Metro TV'yi izleyin ve görün, analar ne evlatlar doğuruyor.
Ve ülkemiz ne TV kanalları üretiyor, yaşatıyor. 

Damdan düşen adam
Sıradan bir adam damdan düşer ve ölür. Araştırırlar, soruştururlar, nedenini bulamazlar.
Bakalım günümüz gazeteleri, olayı nasıl bir haber haline getirerek verecektir:
CUMHURİYET:"Global kriz, vatandaşı fena vurdu"
AYDINLIK:"Emperyalist tuzağı. Olayda Amerika'nın mutlaka parmağı vardır"
AKİT:"Adam imansız gitti"
TÜRKİYE:"CHP'li belediyelerde damdan düşmeler arttı"
SÖZCÜ:"Vekile 20 bin, damdan düşene bin lira"
TAKVİM;"Düşmeseydi yüzde 5 zam alacaktı"
HÜRRİYET:"Magazin Konseyi, konuyu masaya yatırıyor"
MİLLİYET:"Adamın damdan düşmesi borsayı etkilemedi"
POSTA:"Haydar Dümen:BÜYÜTÜLECEK bir şey yok"
SABAH:Seçimlerde AKP'ye oy vermeyince damdan düştü"
Bir Gün: "Faili meçhul bir ölüm daha"

Ayniyle vaki
Geçenlerde mizah dergilerinde bir karikatür yayınlandı.
Vatandaşın biri, havalar sıcak gidiyor diye meteorolojiyi aramış, görevliyle tartışıyor, sıcaklığın 32 derece olduğunu öğrenince de küfrü basıyor.
Aslında bu bir Türkiye gerçeği.
1970'li yılların başında Ekspres Gazetesi'nde günlü meteorolojik yorumlar yapsın diye Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden henüz emekli olan Ümran Çölaşan ile anlaşmaya varmak üzereyiz.
Ünlü yazar Emin Çölaşan'ın da babası olan Ümran Bey'le bir söyleşi yapıyorum. Söyleşi de meslek anıları da var.
Ümran Çölaşan, "Olmaz mı?" dedi ve anlattı:
"Bizim en çok karşılaştığımız olay, çetin hava şartlarında vatandaşın, bu hava şartlarının sorumlusu olarak bizi görmesidir. Havalar çok sıcak giderse bizi arar, 'Ne zaman hava serinleyecek?' diye küfrü basar. Uzun süre yağmur yağmıyorsa bize 'Ne oturuyorsunuz?' diye çıkışanlar var. Kar kalkmıyorsa basıyorlar yine küfrü. Hava soğuk gittiğinde "Oturduğunuz yerin kapısını açın da biz de ısınalım" diyenler oluyor. Elhasıl 19. Yüzyıl'da Anadolu insanı hala hava koşullarından bizi sorumlu tutuyorsa işimiz hiç de kolay değil."

Duvar Yazıları-İbrahim Ormancı
Bakın burası çok önemli. Bakın, bakın ama kusura bakmayın lütfen !....
***
Bazı insanlarda İÇLİ KÖFTE’deki kadar his yok inanın !...
***
Herkese AMADE olma. Bir itiraz et kardeşim, bir AMA de  !...
***
 ‘’ Oy çaldılar ‘’ diyenler anlaşılan kara çalmışlar  !...
***
Adaletin bu mu dünya diye soranlar, biraz da kendi üşengeçliklerine mazeret arıyorlar sanki  !...
***
Bazı insanlar gerçekten heykeli dikilecek insanlar. Güvercinler pisleyecek bir yer bulmasın mı yani ?
***
Bülbülü altın kafese koyacaklarına altı delik kafese koysalardı ya !....
***
Alfabe 30 ‘a çıktı. O şimdi doğurdu !...
***
Bir bahar akşamı rastladım size. Sanırım marangozha neden dönüyordunuz, talaş içindeydiniz !...
 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum