Reklam
Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

[email protected]

Nato kafa nato mermer

02 Şubat 2021 - 07:35

Nato kafa nato mermer

Türkiye'de 65 yaş üzerine yaşatılan zulüm, toplumsal bir travma haline geldi.

Sebebi mantıkla izah edilemeyen bir kısıtlama politikası, uyumlu, çalışkan, kanaatkar ve otoriteye saygılı olarak bilinen bu kuşağı yedi bitirdi.

Bu kuşak isyanlarda ama dinleyen yok. Bu kuşak, biraz anlayış bekliyor, yine dinleyen yok.

Ama bu kuşağa reva görülen bir hareket de yenilir yutulur cinsinden değil.

Anlatayım:

65 yaş üstü avukat, gazeteci ve işyeri sahibi gibi kimseler, HES kodu tanımlaması kaydı ile toplu taşıma araçlarına binebilecekler.

Gelin görün, bu tanımlamayı yapmış olmalarına rağmen, okuyucu iyi programlanmadığından olacak geçiş izni vermiyor.

O sırada direksiyonda her kimse; anında bir refleksle bu kişiyi Korona şüphelisi ilan ediyor ve başlıyor otobüste bir isyan.

Bu yüzden otobüsten kovulan avukat, gazeteci arkadaşlarımız var.

Bunun üzerine İzmir Valiliği'ne başvuruldu. Valilik, ESHOT, Emniyet, Jandarma ve benzeri kuruluşlara bir tamim gönderdi. 65 yaş üstü bu mesleği sürdürenler, böyle bir zorlukla karşılaştıklarında kartlarını gösterip geçebilecek.

ESHOT'a nasıl alındığı bilinmeyen (Aslında bilinen) ve kullandığı aracı babasının malı sanan; sayısı çok az olsa da aslında kuruma zarar veren üç-beş şoför, buna da karşı çıkıyor. Sonunda Valiliğin genelgesi çoğaltılarak avukat ve gazetecilere dağıtıldı. Yine “Ben kağıt-mağıt anlamam” diyenler çıktı.

Toplumun başka kesimlerini ilgilendirmez belki ama kamu hizmeti yapan bu meslek erbabı 65 yaş üstü kişilerin maruz kaldığı bu haksızlık, hele şu hassas süreçte çok rencide edici.

ESHOT ve diğer toplu taşıma sorumluları, valiliğin bu genelgesini çoğaltıp şoförlere ve güvenlik görevlilerine dağıtmalı ya da görünür yerlere asmalıdır.

Yine de “Belediyenin altını oymayı” huy edinen bir-iki örnek çıkarsa; onlar da ibreti alem için okkalı bir cezaya çarptırılmalıdır.

Başka çaresi yok.

Sessiz kuşak, bunu bekliyor ama onun da kimyası bozuldu bozulacak.
Kaleci Varol'u nasıl bilirsiniz?

Eğlence sektörünün neredeyse tavan yaptığı yıllar.

Talatpaşa Bulvarı'nda Hayri ve Hadi Küçük kardeşlerin kurup işlettiği İstanbul Organize Bürosu vardı. Bunlar, gece kulüplerine, gazinolara, tavernalara, şarkıcı, dansöz, müzisyen falan temin ederler, yüzdelerini alırlardı.

Daha sonra bir cinayete kurban giden Hadi Küçük, bir gün, “Bizimle bir hafta takılırsan, çadır tiyatromuzla Ege ilçelerini dolaşacağız. Gel, güzel bir röportaj çıkarırsın” dedi.

Ve sürprizi açıkladı:

“Bazı programlara kaleci Varol da katılacak?”

“Şimdi ne alakası var?” diyeceksiniz.

Kaleci Varol, Altay'ın yıldız futbolcularından biri. Kendine buyruk yaşamayı seven, gece sabaha kadar pavyonda eğlendikten sonra ertesi gün çıktığı maçta üstün performans gösterip gol yemeyen bir garip adamdı.

Ve Varol, bu çadır tiyatrosunda yer alan Dansöz Babuş'un da büyük aşkıydı.

Turneye çıktık. Çok renkli günler geçirmiştik. Varol arada bir sahneye çıkarak dansöz Babuş'u yanağından öpüyor, alkış patlıyordu. Sonra da ortadan kayboluyordu.

Kulüp yöneticilerinin, galiba Burteçin'in de haberi olsa bile bir şey yapılamıyordu. Çünkü o bu serseri haliyle daha iyi iş çıkarıyordu sahada.

Sonra Fatma Girik aşkı başladı. Bu aşk da uzun sürdü.

Günaydın'da çalışıyorum. Rahmi Turan, Fatma Girik'e sadece bir soru sor dedi; “Varol'un varlığından uzatmalı sevgilinizin haberi var mı?”

Akasyalar'ın kulisinde bu soruyu sordum Fatma Girik'e, elinde terlik, bahçe çıkışına kadar kovaladı beni.

Ama bu bile Rahmi Turan için yeterliydi. Öyle bir başlık açtı ki, Fatma Girik-Varol aşkı bir günde bitti.

Varol, kimseyi, hele takımını satmayan bir futbolcu olarak bilindi hep.

Söylentiler vardı ama hiç biri doğru çıkmadı.

Hipodrom gelirleri sorun oldu

Şirinyer Hipodromu gelirleri, yıllardır Buca belediyesi'nin kasasına girerdi. Çünkü çeriyle çöpüyle, şusuyla busuyla hep Buca Belediyesi ilgilenirdi.

Cemil Şeboy'un başkanlığı döneminde Konak Belediye Başkanı Erdal İzgi, yargıya başvurdu ve bu gelirlerden bahis oynanan diğer ilçelerin belediyelerinin de yararlandırılması kararını çıkardı.

Tabii bundan; yine bahis oynanan diğer İzmir ilçeleri de yararlanmış oldu.

İlçe belediyelerinin ağabeyi Büyükşehir, “Tamam, artık para benim” dedi ve bütün gelirlere el koydu.

Çünkü Büyükşehir'in, geniş alan gibi sığındığı bir gerekçe de vardı.

Şirinyer Hipodromu, geniş bir alanı işgal ediyor, bütçesi, geliri büyük; bu güne kadar akla gelmeyen Soyer'in aklına gelmiş olacak ki, olanlar oldu.

Bazı ilçe belediyeleri, buna itiraz etti. Süreç tamamlanmış değil.

Ama gerçek şu ki, en büyük yarayı yine Buca belediyesi aldı.

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Evet DİPLOMASI yok ama dört maaş birden alıyor. Hısım akrabaya da faydası oluyor. DİPLOMASİ derler buna azizim!

***

Tilkinin dönüp dolaşacağı yer bile AVM’ler artık. Ama HES Kodu diye AVM'ye de almıyorlar tilkiyi!

***

2021 yılına merhaba diyen vatandaşlarımıza GAZİ MAAŞI bağlansın bence!

***

Baharı bekleyen kurmrular gibi Corona'nın bitmesini bekliyoruz!

***

Bir kadını TACİZ eden erkek, benim gözümde en hafif deyimle ACİZ'dir!

***

Ülkemizin yazgısı. Ya cinsel istismar ya da dinsel istismar!

***

Ekmek alacak parayı bulamayıp '' Bugün altının gramı düştü '' diye sevinen vatandaşın mutluluğundan istiyorum ben!

***

Uyuyamıyorsak armut yiyecekmişiz. Milletçe ayvayı yemekten sıra armut yemeye gelemiyor azizim!

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test