Muhtarların gücü
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Muhtarların gücü

12 Mart 2019 - 06:17

Hiç olmadı...
Buca İlçe Kaymakamı Fecri Fikret Çelik'in ani bir kararla Kayseri Vali Yardımcılığı görevine atanması ilçede hiç de hoş karşılanmadı.

Çelik, dört yılı aşkın bu görevde ve her kesimin sevgi, güven ve saygısını kazanmış bir yönetici. Kimseyi küstürmemiş, kimseyle didişmemiş, görevini yasalar dahilinde yapmaya çalışmış. Özellikle Buca'da çevrenin ve doğanın korunması, artık giderek sorun olmaya başlamış olan bar ve bazı restoranlarla birahanelerin hizaya getirilmesinde önemli adımlar atmış bir yürekli adam.

O, bir yıllık görevini tamamladıktan sonra İzmir Vali Yardımcılığı'na atanmayı, emekli olduktan sonra da Buca'ya yerleşmeyi planlıyordu.

Her şey, iddiaya göre İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun; AKP Başkan adayı Mustafa Arslan'a destek için Buca'ya geldiği gece oldu. Kasaplar Meydanı'ndaki miting sonrası Arslan ve arkadaşları, Bakan'a hiç de gerçek olmayan şeyleri anlattılar ve kendisi Mülkiyeli olmadığı için usul adap gözetmeden anlatılanlara inanan ve gerçeği araştırmayan Bakan da sözde "gereğini" yaptı.

Hiç de hoş olmadı. Sivil toplum örgütleri ayağa kalktı, "adam gibi adam" kaymakamlarına sahip çıktı.

Bu süreç, artık yanlıştan dönme süreci olarak tanımlanıyor Buca'da.

Dileriz öyle olur.

Buca kaynıyor. Bu, Mustafa Arslan'ın kaderini de etkileyebilir, farkında mı bilmiyorum.

 

Muhtarların gücü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, muhtarlara, ömürleri boyunca görmeyecekleri yetkileri verdi.

Muhtarlar, isterlerse; aslında emirlerinde oldukları valileri ve kaymakamları bile kendisine şikayet edebilecek.

Bu güç, muhtar seçimlerini önemli hale getirdi. Muhtarlarda artık kalite giderek yükseliyor. Muhtar seçimleri de sıradan seçim olmaktan çıktı. Adaylar, teknolojiyi kullanıyor, mesajlarını seçerken özen gösteriyor, seçimi oldu bittiye getirmiyor.

Bir adayı yakından gözlüyorum. Buca Dumlupınar Mahallesi Muhtar Adayı Osman Nuri Çeliker.

Osman, önce bir çalışma ofisi kurdu, kurmaylarıyla seçim stratejisini burada belirledi. Ekibinde Buca'nın gerçekten yakından tanıdığı isimler var. Aydın Çağatay, Abidin Çiçek, Mehmet Orhan ve Halil Şanlı. İlk iki dost, Buca ile ilgili yazdığım kitaplara çok destek verdiler.

Osman Nuri Çeliker, mahallesinde anketler yapıyor, üniversiteden hocaları davet ediyor, naylon poşet kullanmama kampanyasına; hanımlara pazar alışverişinde kullanmaları için torbalar diktirip dağıtıyor, toplantılar düzenliyor, yani bir başkan adayı gibi çalışıyor.

Çeliker, Maliye'den emekli. Muhtarlığı para pul için yapacaklardan değil. Ama bu görevin onurunun da farkında ve onu önemsiyor. "Muhtar, halkla birebir temastaki ilk devlet adamıdır" diyor.

Bütün muhtar adaylarına başarılar.

 

Bu nasıl ittifak?
İki ittifak var. Biri AKP ve MHP’den oluşan Cumhur İttifakı, diğeri CHP ve İyi Parti’den oluşan Millet İttifakı.

Her iki ittifakta da tarafların ortak iradesi masaya yatırıldı mı diye düşünüyor insan. Mesela Millet İttifakı’nda başkan adayları belirlenirken CHP, İyi Parti’ye danıştı mı, AKP, MHP’nin izni olmadan aday gösterdi mi? Bunun böyle olmadığını görüyoruz. Çünkü CHP’li adaylar, kendilerini ittifak adayı değil CHP adayı olarak sunuyorlar. İyi Parti’nin esamesi okunmuyor. Destek sağlanmış ama fikir sorulmamış, öyle bir şey.

Sonuçta şunu söylemek mümkün:

Türkiye’de insanlar siyaseten ikiye ayrılmış. İkisinde de hedef, karşı tarafın iktidar olmaması. İttifak yerel seçimlerin detayı üzerine değil, bu temel üzerine oturtulmuş. Karşı taraf iktidar olmasın da ne olursa olsun zihniyetiyle girdiğimiz bu seçimin bazı partilerin kendilerini göstermesi şansını da önlediğini göreceğiz. Mesela İyi Parti, statükosunu korumak zorunda kalacak. CHP’nin gölgesinde girecek seçime. Tıpkı MHP gibi.

Belediye meclislerinin oluşumunda ittifak yapılmamış, kontenjan kullanılmıştır.

Bu gerçeği de unutmaya

Onların da hakkı
Siyasi partilerin hedefi, yerelde ya da genelde iktidar olmaktır.Bunun için örgütlenirler, bunun için göreve talip olurlar. Bu süreçte onların en önemli destekçisi, adil, tarafsız, himayeci, yardımsever olduğuna inandıkları medyadır. Seslerini ancak medya yoluyla duyurabilirler, kendilerini medya aracılığıyla anlatabilirler.
Ancak vahşi siyaset diye bir gerçek var. Vahşi siyasette güç, para ön plandadır. Onun harcı güçten ve paradan oluşur.Gücü ve parası olmayanların kendilerini anlatmaları bu bakımdan zorlaşır. O anda kaliteleri, misyonları, vizyonları, kariyerleri fazlaca dikkate alınmaz. Belki en iyisi onlardır ama bu algıyı bir türlü sağlayamazlar.
Türkiye'de pek çok siyasi parti var ve bunların hemen hepsi yerel seçimlere adaylarıyla katılıyor. Bunlardan biri de; bu ülkede 10 yıl süreyle iktidar olmuş Demokrat Parti'nin mirasçısı, aynı adı taşıyan parti. Onun Konak Belediye Başkan Adayı Adnan Zağlı da bu anlamda sıkıntı yaşayanlardan.
Dopdolu bir yaşamı var. Kariyeri var.Eğitimi var, bu ülkeye yaptığı hizmetler var. Göğsünü gere gere aday olmuş. Seçim broşüründe yapacaklarını da anlatıyor, yapmayacaklarını da ve diyor ki "Kulağa hoş gelen içi boş hayaller yerine gerçekçi hizmetler sunacağım."
Dilerim önümüzdeki günlerde onun vaatleri basında yer alır.
Ne diyelim; yolu açık olsun.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum