Reklam
Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Kulüplere belediye yardımı

15 Şubat 2020 - 07:24

Kulüplere belediye yardımı 

Belediyelerin, ilçelerinde iyi yönetilmeyen, para batağına giren spor kulüplerine yardım etmesi, nedense bir moda haline geldi.
İyi yönetilmeyen, batırılan kulüplerin sorumlusu belediye ve o belediyeyi yönetime getiren ilçe halkı değildir; o kulübün başındakilerdir.
Belediyelerin üç-beş yöneticiye ve kulüp taraftarına yaranmak için böyle bir vicdani girişimde bulunması yasalara da aykırı.Belediyelerin; kendi isimleriyle anılan spor kulüpleri var, onlara elbette yardım edecek, destek olacak.
Nedense kulüpler, hava atmak, kara para aklamak, kendince bir güç oluşturmak isteyenlerin sahiplendiği adresler haline getirilmek isteniyor.Kuruluşlarıtaa 1928'lere, 1930'lara uzanan ve uzun yıllar mali sıkıntı içine girmeyen kulüplerin, son zamanlarda böyle bir darboğaza sürüklenmiş olmalarındaki hikmet budur.
"Borcunu silerim","Arkandayım", "Ben varken sırtınız yere gelmez" gibi hamasi sözlerin vebali vardır.Belediye, kasanın ağzını açacağı yerde bir sinerji yaratır ve ilçe halkını, kulübüne sahip çıkma konusunda heyecanlandırırsa görevini yapmış olur.
Ben, yaşadığım ilçede; belediyenin bana sormadan spor kulübüne yardım etmesinin hukuka da aykırı olduğuna inanırım ve ne gerekirse yaparım.Hakkımı ararım, hesabını sorarım.Her ferdin böyle bir hakkı vardır.
Belediyeler, altyapı hizmetlerini sporun emrine elbette sunacaklardır.İlçelerinin takımlarının başarılı olması için manevi ve teknik desteklerini elbette harekete geçireceklerdir ama bunu para bazında asla yapamazlar diye düşünüyorum.
Çok kulüp, böyle beklentilerle saçma sapan transferler yapıp, batağa saplanıyor.Onlara kendi göbeklerini kesmelerini öğretmek, kendi ayakları üzerinde durmalarını sağlamak,belediyeler için en temel görev olmalıdır.

Roman açılımına ne oldu?

Kemal Kılıçdaroğlu, kongreler öncesi teşkilata bir mesaj yayınladı. İlçe ve il kongrelerinde Roman vatandaşlara yer verilmesini, hatta gerektiğinde bazı il ve ilçe başkanlıklarının Romanlara şans tanıyarak oluşturulmasını istedi.
Kongreler yapılıp giderken; sanki böyle bir mesaj gönderilmemiş gibi davrandı teşkilat, Romanları es geçti.
Facebook'ta partililerin bir atışmasını izledim, öğrendim ki,gerçekten bu yeni düzende Romanlara yer verilmemiş.
Ben, Romanların İzmir'de CHP'den ve AKP'den birer Roman milletvekili çıkarmış olmasını önemli bir fırsat gibi düşünürken; Roman olduğunu zannettiğim atışmacılardan biri, nedense Özcan Purçu'yu eleştiriyor, onun için toprak ağası tabirini kullanıyordu.
Purçu'yu yakından tanıyorum ve toprak ağası olduğunu da bilmiyordum, olduğunu da sanmıyorum.
Üstelik Özcan Purçu, Roman cemaatini, meşru vatandaşlık sınırına taşımış bir politikacı.Bu önemli hizmeti yeter de artar bile.
Türkiye'de asimile edilmişlerle birlikte toplam 2 milyon Roman vatandaşı olduğu tahmin ediliyor. 2010'da yapılan bir araştırmaya göre resmi rakam 500 bin civarında. Ama hangisi doğru bilemiyorum.
İzmir'de 45-50 bin civarında Roman yaşıyor. Kuruçay ve Ege Mahalleleri yoğun yerleştikleri mahaller.
Sayıları giderek artsa da müzisyenlik, bunun yanı sıra hamallık, pazarcılık, manavlık, hurdacılık ve çöp toplayıcılığı, seyyar satıcılık, temizlikçilik, at arabacılığı, sepetçilik, boyacılık, badanacılık, ayakkabı boyacılığı ve simit satıcılığı yapıyorlar.
İş bulabildikleri sürece suç oranları azalıyor.Ve her alanda blok hareket edebiliyorlar.
Şu anda onları siyasi bir potansiyel olarak görmek gerekmez mi?
O yüzden Kılıçdaroğlu'nun niyetlendiği o meşhur açılım, bu hale getirilmişse bunun sonuçları da olacaktır.
İzleyip göreceğiz.

Kutluyorum

Buca Belediye Zabıtası Müdürü Cemal Yılmaz ve ekibini kutluyorum. Hemen her hafta değişik konularda düzenledikleri operasyonlarla; halkın sağlığıyla oynayan mihraklara baskın yapıyor, yasanın gereğini yerine getiriyorlar.
Önce çocukları zehirleyen oyun hamurları, sonra midyeciler, daha sonra cinsel uyarıcılar ve şimdi de tavuk dönerciler.
Sonuncusuna ait operasyon fotoğraflarını görünce; artık dışarıda asla tavuk döner yemem diye düşünüyorum.Bu nasıl bir esnaflıktır, nasıl bir halk düşmanlığıdır.Ufak bir zahmetle üretimini hijyenik  ortamda yapmak varken, inadına pisliğe, mikroba geçit vermenin insanlıkla en ufak bir bağı yoktur.
Hangi çağda yaşıyoruz?Her türlü teknik olanaklara hükmettiğimiz günümüzde insanca yaşamak, yiyip içmek varken bunlar da ne böyle?
Dilerim bu operasyonlar, hep sürer ve böylelerinin kökü kurutulur.

65 yaş kartları

Hükümet, toplu taşımada kullanılan 65 yaş kartlarına taktı. Bu kartlar, çok yakında; sınırlanmış sürelerde kullanılabilecek.
65 yaş kartlarının mucidi, yanlış hatırlamıyorsam; 1989'da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olan Yüksel Çakmur'du. Sonra diğer belediyeler onu izledi ve bu günlere gelindi.
65 yaş kartına, bu yaş grubundaki insanların sadece bedava toplu taşıma araçlarına binmeleri gözüyle bakmamalıyız. 65 yaş kartları, bu yaş grubu insanlara, toplumla kaynaşma, hareket etme, evlerinden çıkıp gezip tozabilme imkanı sunan bir terapi aracıdır.
Dünyanın pek çok ülkesinde olmayabilir. Onların yaşlıları daha uygun ortamlarda yaşıyor. 65 yaş kartları, üstelik kimseye yük değil. Onun parası, taşıma aracına paralı binenler tarafından finanse ediliyor. Belediyelerin cebinden çıkan bir şey yok ki.
"Sabah çıkma-akşam çıkma, öğle sıcağında otobüse, metroya, gemiye bin" diyen bir zihniyet bu yaş grubu insanlara aslında kötülük ediyor.
Topu topu kaç kişiler ve kaç kişi bu imkandan yararlanıyor, bırakın keyiflerince gezsinler, toplumla kaynaşsınlar.


İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Kurbanda elini kesen acemi kasap gibiyim. Yanında dilim tutuluyor sevgilim !...
***
Artık durmadan badireler atlatan bir ırkın ahfadıyız yahu !...
***
Gül’ü seven, dırdırına katlanır. Maşallah Gül’de de bir çene var. Evlere şenlik !...
***
Dönerse senindir. Yanardönerse kurtulduğun için tekbir getir !..
***
Araştırmalara göre köpekler sözcükleri ayırt edebiliyormuş. Ama ne yazık ki bazı insanlar sözcükleri ayırt edemiyor olmalı ki, ağzından çıkanları kulakları duymuyor !.
***
Kırk yıllık Kani. 40 yaşında trafik kazasında oldu fani !...
***
Bir tatlı huzur almaya Kalamış'a geleceğinize, şu pastaneden bir tatlı alsanıza cimriler !.



 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum