Reklam
Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

[email protected]

Komünizm ve Türkiye

23 Ocak 2021 - 07:35

Komünizm ve Türkiye

Yıllar önce Bornova Savcısı bir dostumuz vardı.
Atatürk'ün Bursa Nutku'nda Komünizm için “Görüldüğü yerde ezilmeli” sözünü söylediğini ispat etmek için gecesini gündüzüne katmış, “Hayır, yok böyle bir şey” diyenlere karşı varını yoğunu harcamıştı.
Komünizm bir dünya gerçeği.
Demokrasinin aksadığı anda gündeme getirilen, alternatif gösterilen bir sistem.
Atatürk, Sovyetler'le iyi geçinmek için bütün silah arkadaşlarına Türkiye'de bir Komünist Partisi kurdurmuştu. Ancak, bu pek inandırıcı bulunmadığı için Sosyalist Enternasyonal'e kabul edilmemiş, örgütlenmeden de kapatılmıştı.
Atatürk, Devletçiydi; Komünist değil.
Bunu hayatı boyunca da hep gösterdi.
Lenin, Mao'dan çok, Türkiye'de komünist akımın, Fransız Yazar Sartre ile tetiklendiği söylenir. 68 Kuşağı'nın en fiyakalı kesimi de Komünist kesimdir.
Sonradan CHP ve benzeri sosyal demokrat partilere girenlerin de damarlarında bu kandan birkaç damla mutlaka vardır.
Yıllar içinde de Komünizm, Türkiye'de bir ütopya oldu. Bugün ülke genelinde 75 bin civarında Komünist olduğu söyleniyor. TKP kaynaklı bilgilere göre Balçova, Narlıdere ve Çeşme'de Komünist oranı yüzde 1, Urla'da yüzde 2.
Tunceli'ye gelince. TKP adayı Fatih Mehmet Maçoğlu'na oy verenlerin ve onu başkan seçenlerin tamamının Komünist olması mümkün değil.
Nitekim, onun örnek icraatini komünist olmasına bağlayanlar da yanılgı içinde.
Adam, dürüst, düzgün, çalışkan.
Hangi hizmetinde komünizmi taçlandırmış ki?
Zaten ülkeyle entegre olmayan bir Komünizmin de marifet sergilemesi kolay değil.
Birkaç Komünist ülke gördüm. Hiç birinde; buraya gidip sığınan Komünist bir Türk veya başkasını görmedim.
Küba'da yok, Sovyetler'de yok, Polonya'da hiç yok.
Adamlar, Norveç'i, Fransa'yı, Danimarka'yı, İsveç'i seçmişler, keyif çatıyorlar.
Nazım hariç hemen hepsi samimi davranmadı.
...
Görüldüğü yerde ezmek gibi bir niyetimiz yok. Ama beklentimiz ve isteğimiz odur ki, kartlar açık oynansın.
Son bir not: Komünizmin karşıtlığı milliyetçilik değildir.
Milliyetçilik, özgün, donanımlı bir ideolojidir. Tarihsel bir değeri vardır ve hiç örneğini görmedim ama bir komünist de pek ala milliyetçi olabilir.

Varyant'a asfalt

Buca eski Kaymakamı Sayın Fecri Fikret Çelik aradı geçenlerde.
Öfkeliydi.
Varyant'ın bir kısmına asfalt döşenmesini kabul edemiyordu,
Bunun; kent kimliğine zarar verdiğini savunuyordu. Haklıydı.
Tepki gösterilmesini, bu kenti sevenlerin ayağa kalkmasını istedi.
Varyant, asıl adıyla Birleşmiş Milletler Caddesi, 1940'lı yılların sonunda yapımına başlanan ve üç belediye başkanının katkısıyla gerçekleşmiş bir İzmir güzeli.
Onun kendine has bir yapısı var. Özellikle zemin taşları.
Ama gelin görün; Tunç Soyer, bunların üzerine asfalt dökmüş. Tıpkı taş evlerin duvarlarının sıvanması gibi.
İzmir sevdalısı Sancar Maruflu'yu aradım hemen, o da öfkeliydi ve “Bu konuda yalnız kaldım. Medya arkamda durmadı” dedi.
Anlaşılan o ki; varyantın asfaltlanması, bu günlerin yoğun gündemleri arasında kaynamış gitmiş.
Ama ne Sayın Çelik ne Maruflu yalnız değiller.
Bu kent hepimizin.
Burada doğup büyüyenlerin bu güzel eserle ilgili o kadar çok anısı var ki, yedirmezler Soyer'e...

Amaç gündemse...

Salağın biri çıkıyor; alevilere söylemediğini bırakmıyor.
O susuyor, bir başka salak göçmenlere, bir diğer salak Romanlar'a, daha daha bir başka salak kadınlara, giderek salakların sayısı çoğalıyor.,.  Biri emeklilere, biri İzmirlilere verip veriştiriyor.
Sonra ne oluyor?
Millet ayağa kalkıyor. Bir tepki, bir öfke.
Zannediliyor ki, bu örgütsel öfke ve tepki, o salağa ders veriyor?
Ne gezer.
Adamın amacı dersini almak değil ki…
O, gündem oluşturup meşhur olmak istiyor.
Onun içindir ki, bizler bu güzelim ülkede çok kısa sürede bir salaklar ordusu yarattık.
Gündemden düşmüyorlar.
Yere göğe sığdırılamıyorlar.
Güner Ümit, Tahtacılar'a ettiği lafla öyle bir infaz edildi ki, unutuldu gitti.
Ama diğerleri, ayakta.
Peki ne yapalım. Susalım mı?
Elbette hayır.
Ama onları ciddiye alıp örgütlenmeye de gerek yok. Kişisel tepki yeter de artar bile.
Sanatçıysa dinleme, izleme, olsun bitsin. Yazarsa okuma. Siyasetçiyse oy verme, komşunsa yüzüne bakma.
Gör bak ne oluyor.
O, örgütlenmeden daha da işe yarıyor mu, yaramıyor mu?

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Vekillerimiz kabak tatlısı tartışması yapadursun.  Nasıl olsa kabak hep milletin başına patlıyor!
***
İtalyan moda markası 'Bottega Veneta'nın yeni siyah deri çantası piyasaya sürüldü. 17.450 TL’ye satışa çıkarılan çanta, sosyal medya kullanıcıları tarafında 'siyah bir çöp poşetine' benzetildi. Şimdi bu çantayı taşıyan bir kadına bir erkek laf atsa, çantayı başına da geçiremez!
***
Deveye  “Neren eğri ?” diye sormuşlar. “İllaki tartışma istiyorsun ha. Demagojide üstüme yoktur bak” yanıtını verdi!
***
Sezar'ın hakkı Sezar'a değil artık. Mahkeme kararlarını büyüklerimiz tanımıyor ki!
***
Karga karga GAK dedi. '' Kalk ulan şu ülkenin haline bir bak '' dedi!
***
Hala çıkmamışsa can bedenden şair. Senin de söyleyeceğin şeyler olmalı yaşama dair!
***
Bir baba hindi. ''Tek maaşla ayın sonunu nasıl getiririm ?'' diye düşünür durur !

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test