Kocaoğlu'nun yapamadıkları
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Kocaoğlu'nun yapamadıkları

09 Ekim 2018 - 06:35

Herkes erdi muradına
İmar barışı, hazineye 65 milyar lira gelir sağlayacak.
Hayırlı olsun.
Bunun karşılığında; hazine arazileri talan edildi, yamuk-yumuk evlere oturma ruhsatı verildi,elektrik, su bağlandı.
Burada kimse aksini söyleyemez.
İmar barışı, vatandaşa hizmetten, herkesi muradına erdirmekten çok, hazineye kazanç sağlamak için yapıldı.
Artık kimse imar devriminden söz etmesin.
İmar garabeti, bu ülkeyi uzun süre işgal eder zaten.


Kocaoğlu'nun yapamadıkları
Aziz Kocaoğlu, şu İzmir'e geçen 15 yıl içinde; tüm engellemelere rağmen güzel şeyler yaptı.
Hepsi için kendisine teşekkür ederiz. Saymaya kalksak, klasörlere sığmaz.
Ama Kocaoğlu'nun bir de yapmadıkları ya da yapamadıkları var.
Neler mi onlar?
Bir hatırlayalım:
1-İzmir Fuarı'nı(Kültürpark), milletin içine sindireceği bir kimliğe kavuşturamadı.
2-"Temizliyoruz, pırıl pırıl yapıyoruz" diyerek söz verdiği halde körfezde denize girmedi.
3-İzmirlinin gerçekten keyfini kaçıran şu kötü koku sorununu çözümleyemedi.
4-Onun desteğiyle başkan seçilen, ama başarısızlıkları ayyuka çıkmış bazı ilçe belediye başkanlarının kulağını bir gün bile çekmedi.
5-Belediyede kadroları aşırı şişirdi.Tasarruf ve kaynakları idareli kullanma konusunda verdiği sözleri asla tutmadı.
6-Büyükşehir'in 75 yıllık kurumu ESHOT'u bir türlü "vatandaş memnuniyeti" noktasına getiremedi.
7-Kendisinden randevu talep edenleri, hep "Bir şey isteyecekler" yaklaşımı ile karşıladı.Geçen dönem, bazı ilçe belediye başkanlarına bile randevu vermediği söyleniyor. CHP Milletvekili sevgili dostumuz Atila Sertel'in bile ancak randevu ile görüşebileceği bir başkan modeli oluşturdu.
8-Türkiye'nin en eski gazetesi Yeni Asır'la ters düştü. Arayı düzeltemedi.Yeni Asır'ı vaktiyle itfaiye erleriyle basan rahmetli İhsan Alyanak bile, gün geldiğinde dostluk kurmayı başarmıştı.
9-Bürokraside yenilenmeyi gerçekleştiremedi.Hep aynı kadroyu korudu, savundu.



Belediye şirketleri örtülü ödenek gibi
Belediyelerin; bünyelerinde kurdukları şirketler var. Bu şirketler, belediye kaynaklarından sağlanan sermaye ile hayat buluyor ve kendilerine bazı çalışma alanları sunuluyor.
İzmir'de bazı belediyelerdeki örneklerine bakacak olursak, restoran, gazino, eğlence gibi sektörler, onların elinde.
Bu şirketler, yılsonu geldiğinde bilançolarını nedense hep zararla kapatıyorlar. Çünkü genelde işi yönetemiyorlar.
Şimdi gelelim asıl konuya:
Bu şirketler, belediye kaynağından sağlanan sermaye ile kuruluyorlar ama sadece belediye başkanına karşı sorumlular. Onları belediye meclisi denetleyemiyor. Belediye başkanının önerisi üzerine; zarar eden şirkete yılsonunda biraz daha ayakta kalabilsin diye sermaye artırımı uygulanıyor. Bu sermaye artırımı kararını ise, onu denetleme yetkisi olmayan belediye meclisi veriyor.
Bütün bunları tercüme edecek olursak; belediye şirketleri, bir anlamda örtülü ödenek işlevi görüyor. Denetlenmeyen şirketin layüsel harcaması olursa, bu harcamayı kimin yaptığı da ortada.
Kabataslak belediye şirketleri için söylenecek tek şey var:Kar etseler bile üzerlerindeki bu denetim şaibesi onları aklayamaz.
Ama ne yazık ki, kurulmalarına yasalar izin veriyor.Yasa, hangi akla hizmet için çıkarılmış bilinmez ama onların varlığı ve faaliyetleri, hep tartışıldı, tartışılıyor, tartışılacak.

Hayırlı gezmeler
Başkan Erdoğan'ın, "Bu ülkede kriz mriz yok" söylemine güçlü bir destek de Buca Belediyesi'nden geldi. Belediye, bu ülkede kriz olmadığını göstermek için bu ayın sonlarına doğru Fas'ın önemli kentlerinden Marakeş'e bir gezi düzenledi.
Geziye belediye meclisi üyeleri ve bazı bürokratlar katılacak.
Kaç gün süreceği belli değil ama konuştuğum bazı meclis üyeleri, gezinin ne amaçla düzenlendiğini bilmediklerini, bu ülkenin vize talep etmemesinin belediyece cazip karşılandığını söylediler.
Ne diyelim: güle güle gitsinler, güle güle gelsinler.


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum