Kentlerin ismini değiştirmek
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Kentlerin ismini değiştirmek

25 Haziran 2019 - 06:15

Kentlerin ismini değiştirmek
İlkokul yıllarımızda Hakkari'nin adı Çölemerik, Balıkesir'in adı Karesi idi.Onlar gibi sayısı az da olsa bazı kentlerin isimleri değişti.
Yine çocukluğumuzda İzmir'in Kemer semtinden sonraki mahallesine Tepecik derdik. Çünkü hemen solda meşhur bir tepe vardı ve bu tepe, semte adını vermişti.
Tepecikliler, Tepecikli olmakla övündüler hep.Tanıdığım ilk Tepecikli, Buca'da 1959-1960 yılları arasında Buca Belediye Başkanlığı yapan İsmet Uç'tu. Bir kahvehanesi vardı ve Demokrat Parti'nin İzmir'de önde gelen isimlerinden biriydi.
Bu semtte ikinci tanıdığım; Türk Sanat Müziği'ne ölümsüz eserler kazandıran Besteci Yusuf Nalkesen'di.O da ara sokaklardan birinde oturuyordu.İki katli bu sevimli ev, kimleri konuk etmedi ki yıllar önce...Zeki Müren, Emel Sayın, Ayhan Işık, Gönül Yazar ve Türk Sanat Müziği'ne emek vermiş, dönemin bütün sanatçıları.
Yusuf Nalkesen, mahalle komşularından memnundu ama sabah akşam cenaze levazımatçılarının önünden geçmek, moralini bozuyordu. O da evini kiraya verip Karşıyaka'ya yerleşti.
Yine bu muhitin delikanlısı olarak tanımaktan hep onur duyduğum sevgili gazeteci kardeşim Işık Teoman var.
Hepsi, bu mahalleye Tepecik dediler, bu isme toz kondurmadılar.
Günün birinde yerel yöneticiler, Tepecik'in adını Yenişehir diye değiştirdi. Tepkiler oldu. Hala bu tepkiler sürüyor ve Tepecikliler, yeni isimlerine alışmış değil.
Aynısı Efes için de geçerli. Efes'e Selçuk adının verilmesi, burada doğup büyüyenleri tedirgin ediyor.
Merkezi İstanbul'da bulunan Heyamola Yayınları'nın İzmirim dizisinden 12 yeni kitabın tanıtım etkinliğinde bu konu çok tartışıldı. Konuşmacılar, kent isimlerinin değiştirilmesinin sakıncaları üzerinde durdular. Semra Yeşil Kadaifçioğlu'nun bu kapsamda kaleme aldığı ve adını "Selçuk Aslında Efes" diye koyduğu kitabının öyküsü de bu duyarlılığa değiniyor.
Aslında unutmayalım; Narlıdere'nin eski adı Kilizman, Şirince'nin Çirkince, Turgutlu'nun Kasaba, Gazeimer'inSeydiköy, Şirinyer'inKızılçullu, Kaynaklar'ın Tahtalı, Güzelyalı'nın Kokaryalı, Cumaovası'nınGavurköy idi. Çok eskiler, yine o isimleri kullanıyor inanın.
Onun için kentlerin adları üzerinde oynama yapmayalım, insanları üzmeyelim.


Sakız ağaçları tutuyor
Bir sakız firmasının sponsorluğunda;İzmir Orman Bölge Müdürlüğü'nün büyük katkı ve gayretleriyle Çeşme'ye dikilen sakız ağaçları, ilk ürününü geçtiğimiz günlerde verdi. Yerel yöneticiler, törenle hasadı gerçekleştirdiler ve sakız ağacına sahip çıkılacağı mesajını verdiler.
Yaklaşık iki yıl önce İzmir Orman eski Bölge Müdürü Şahin Aybal'la bu konuyu konuşma fırsatı bulmuştum. Şimdi Orman Genel Müdür Yardımcısı olan Aybal, bu projenin mimarlarından.
Süreci uzun, zahmet isteyen bir işti o gün. Çünkü sakız ağaçları, klasik ağaçlar gibi yetiştirilmiyor. Onların tutması,salgı yapması gibi sonuçlar, karmaşık bir sürü şarta bağlı.
Bir kaç yüz tane ağaç dikerek kollar sıvandı ama mayanın tutması kolay olmadı. Aslında sakız ağacının ana vatanı Çeşme. Ama zamanla buradaki ağaçlar kesilmiş, sakıza da Yunanlılar sahip çıkmış. Sadece Sakız adasında yetişiyor ve altı yıl önceki büyük yangında sakız ağaçlarının yüzde 70'i zarar görmesine rağmen üretim devam ediyor.
Sakız, çok değerli bir ürün.Kiloyla değil gramla satılıyor.Altın değerinde.Ama Çeşme'de geniş alanda sakız üretimi yapacak alan kalmadı ki.İnsanlar, neredeyse dağa taşa villa inşa ettiriyor. Sakız ağacının Çeşme'deki geleceği,dilerim bir macera olmaz. Ama sembolik ve nostaljik sınırlar içinde tutmak isteniyorsa bu kadarı yeter.
Fırsatı değerlendirmek en iyisi aslında ya...


Yalancı kazandı
Binali Yıldırım, TV'deki tartışmasında İmamoğlu için üç defa "Yalan söylüyor" demişti. Aynı Yıldırım, o programda İstanbul yerine İzmir için hazırladığı projeleri göstermiş, Turgut Özal'ın 1987'de bizzat hizmete açtığı Adnan Menderes Hava Limanı için de "Biz inşa ettik" demişti.
Sonuçta Binali Yıldırım için seçimi bir "Yalancı" kazandı.
Ama seçim gecesi ne diyeceğini şaşıran yandaş gazeteciler, bol keseden vaatte bulunduğunu iddia ettikleri İmamoğlu'nu hedef alarak "Popülizm kazandı" diyerek işin içinden çıktılar.
Aklı selim sahibi yorumcuların "Demokrasi kazandı", "İstanbul kazandı"gibi görüşleri de elbet çok isabetli ama bence seçim sonucu için söylenecek en güzel söz:
"İlahi adalet kazandı."
Tanrı'nın bir adaleti var ve o, pazar günü tecelli etti. O kadar.

Yandaş basının zor günü
23 Haziran yandaş basın için zor bir gün oldu. Çünkü İstanbul seçimini Ekrem İmamoğlu kazanmıştı ve bu zaferi açık farkla elde etmişti.
Bunu okuyucusuna nasıl duyuracaktı?
Ekrem İmamoğlu'nun bir zaferi olarak mı, yoksa...
Bakalım 24 Haziran tarihli manşetlere:
GÜNEŞ:İstanbul'un kararı
AKİT:Yalan siyaseti kazandı
ORTADOĞU:İstanbul'da İmamoğlu seçildi
YENİ ŞAFAK: İstanbul seçimini yaptı
TÜRKİYE:İstanbul İmamoğlu'na teslim
STAR:İstanbul seçimini yaptı
AKŞAM:İstanbul kararını verdi
YENİ ASIR:Rakibimiz kazandı tebrik ediyorum(Çift sütun haber)
Ve galiba yandaş basının en anlamlı manşeti Sabah'tan geldi:"Demokrasi kazandı"
...
Acaba tersi olsaydı aynı gazeteler, manşetlerini nasıl tanzim ederlerdi, merak ediyorum.

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Kavanoz dipli dünya. Kimisi börek yiyor, kimisi de borcundan dolayı tek böbreğini satıyor!...
***
Beraber yürüdük biz bu yollarda. Muz kabuğuna basıp düşmeyeydim iyiydi!...
***
Ülkemizde o kadar Suriyeli yaşarsa eğer, elbette ekonomi de işler arapsaçına döner!...
***
Bu pahalılıkta, her kuşun eti yenir hani !...
***
40 yaşında kadın astronot Christina Koch, 6 ay diye gittiği uzay istasyonunda tam 11 ay kalacakmış. Kocası 11 ay kafa dinleyecek yani!
***
Eyyy tokatçı Osman Aga, seninle her selfie çektirenden 10 lira al da köşeyi dön. Hadi yine iyisin!.
***
Dimyat'a pirince giderken, radara yakalanmak!
***
Uludağ'da kayak tesisi açtım. Güvendiğim dağlara kar yağmadı. İşler kesat !...




 

YORUMLAR

  • 0 Yorum