Reklam
Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

İzmir'in riskli noktaları

11 Şubat 2020 - 07:59

İzmir'in riskli noktaları

Bucalılar, güçlü bir sosyal paylaşım grubu. Henüz dernekleşmediler ve zaten dernekleşmek de istemiyorlar ama 5 bin kişilik bir üye gücüne sahipler.
Hiç çaktırmadan yardım ediyorlar, birbirlerinden kopmuyorlar, dertlerini, sevinçlerini, heyecanlarını ve bir o kadar da Bucalılıklarını doyasıya paylaşıyorlar.
Bütün değerli arkadaşları adına ben, Baki Kanıcı'ya yaptıkları güzel şeyler için teşekkür ediyorum.
Buca'da benzer gruplar kuruldu ama onlar kadar etkin olamadı.
Mesela Çarşamba toplantıları düzenliyorlar; bir ünlü konuğu ağırlayıp Buca üzerine sohbet ediyorlar. Başka etkinlikleri de var.
Örneğin geçtiğimiz hafta Pembe Köşk'te son günlerin gözde konusu depremi ele alan bir panel tertip ettiler. Panelin moderatörü belediye eski başkanlarından Ercan Tatı idi. Konuklar da Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Jeoloji Mühendisi Alim Murathan ile Afet Eğitim Uzmanı ve İzmir'in tek hanım itfaiyecisi Fatma Özdemir Kılınç'tı.
Alim Murathan, depremin ne olduğunu ayrıntıları ile anlattı ve İzmir'de 13 aktif fay olduğunu, bu aktif faylar üzerine kurulu İzmir Metrosu, İnönü Lisesi, Sabuncubeli, Bornova'nın önemli bölümü, Konak Tünelleri ve İzmir Ekonomi Üniversitesi'nin risk altında bulunduğunu söyledi.
Murathan, kentsel dönüşümde; bu fay hatları üzerine kurulu binaların acilen boşaltılıp yıkılmasını veya çok güçlü mimari teknikle yenilenmesini önerdi.
İzmir'in 332 yıl önce ciddi bir deprem yaşadığını ve yenilerinin yaşanabileceğini hatırlatan Alim Murathan, inşaat sektöründe etkin kamu denetiminin yapılamadığına dikkat çekti ve bunun asıl riski oluşturduğunun altını çizdi.
Fatma Özdemir Kılınç da deprem sonrası neler yapılması gerektiğini anlattı ve bu konuda teknik bilgiler verdi.

Tek aday sendromu

Partilerde yeni bir moda başladı:
Tek adayla seçime girmek.
Tartışma olmasın, parti bu tartışmalardan zarar görmesin.
Amaç bu.
Tek adayla girilen seçim nasıl demokratik olabilir ki?
Nasıl rekabet, kalite çekişmesi yaşanır ki?
AKP'de bu çok yaygın.
Ama CHP'ye ne oluyor ki?
CHP, tek parti döneminin özlemini mi çekiyor. Milli Şef dönemi daha mı iyiydi, demokrasiden nasiplenmiş bir dönem miydi o?
Tarih sayfalarını karıştırın; göreceksiniz ki HAYIR!
İşte CHP İzmir İl Kongresinde bu özlem yaşandı bir anlamda. Tek adayla seçime gidilmesi için ne lazımsa yapıldı. İbre hep Deniz Yücel'i gösteriyordu ama başka adayların ortaya çıkması adeta önlendi. Cüneyt Oğuz'la Ezgi Deniz Urunga'nın adaylıkları ise göstermelikti. Oysa daha önce Musa Çam ve Yüksel Çakmur isimleri geçiyordu ve ikisi de kongreye dinamizm kazandıracak isimlerdi.
Çarşaf liste, kongreye damgasını vurdu.Sadece Karabağlar ve Karşıyaka, bu çarşaf listeye tepki göstererek ikinci bir anahtar liste çıkardılar ama başarılı olamadılar.
Sonuç; bu çarşaf listenin ortaya çıkardığı sonuç oldu. Deniz Yücel 611 delegenin 253'ünün oylarını alarak il başkanı seçildi.Yani bilgilendirilmemiş ve bilinçlendirilmemiş delegelerin oy kullanmaları böyle bir sonucu doğurdu.
Görünen o ki, kongreye ciddi sayılacak daha çok başkan adayıyla çıkılsaydı; sonuç daha sağlıklı ele alınabilecek bir sonuç olurdu.
Ve böyle bir sonuç, en çok Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan'ı mutlu etmişti.
Yücel'in zaferi açıklandığında ağzı kulaklarına varmıştı da ondan...

Bir ton su 77 lira

Bu rakamlara boğdurulmuş su faturasını dikkatlice bir inceleyin lütfen.
Ne anladınız?
Kafanız karıştı değil mi?
Abonenin özel bir durumu var mı bilmiyorum. Diyelim ki var.Nasıl bir özel durumdur ki bu, bir ton su için 77 lira tahsil ediliyor.
İnsaf be İZSU.
Allah'ın suyunu satıyorsun. Tamam onun için ton başına 8 lira 49 kuruş fiyat biçmişsin. Öbürleri ne oluyor?
Bu suya ne kattın ki?
Katı atık 45 lira ki bu ilçe belediyesine gidiyor. Katık atık bertaraf için 13 lira 87 kruruş ki bu da Büyükşehir Belediyesi'ye gidiyor.İZSU olarak kalıyor sana 12 lira 40 kuruş.Su, bu kadar pahalı olur mu?
Tonunu 8.49 lira olarak belirlediğin bir ton su 77 liraya satılır mı?
...
Tunç Soyer, göreve geldiğinde su fiyatlarını düşürmüştü. Bu, kısa sürdü. Şimdi faturalar öyle kabarık geliyor ki ve fatura içerikleri öyle karmaşık ki...
Tekrar ediyorum, bir ton suya 77 lira ödeyen bu abonenin özel bir durumu olabilir.Ne kadar özel olursa olsun 77 lira yine de çok...Ve adil değil.
Bu kafayla gidenlere günü geldiğinde hesap sorulduğunu o kadar çok gördük ki...

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Devletten 82 bin lira maaş alan memur varmış. Şahsen ben o kadar para alsam, ATM'den maaşımı çekmek için maaşlı eleman tutarım !...
***
Bu devirde kusura bakmayacaksın, kusuratabakacaksın !
***
Bir vejetaryen olarak en gücüne giden şey, nişanlısına kurban bayramında adetten diye koç yollaması!...
***
O denli yalnızım ki; birlikte selfie çekileceğim bir insan bile yok bu yaşamda !...
***
Bekarlık sultanlıktır...Evlilik sultanın zindana attığı bir müebbet mahkum !...
***
Dananın kuyruğunu koparmak kolay. Sıkıysa aslanın kuyruğunu kopar ya da ne bileyim kaplanın !...
***
Beraber ıslandık biz bu yağan yağmurda...Kaç gündür yorgan döşek yatıyorum senin yüzünden be !...

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum