İyi kafayla darbe ilanı
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

İyi kafayla darbe ilanı

10 Eylül 2019 - 06:24

İyi kafayla darbe ilanı
Türkiye'nin neredeyse "Nerede kaldın ihtilal?" dediği günler.
Ülke kaos içinde. Kan gövdeyi götürüyor. Genel Kurmay Başkanı Kenan Evren ve Kuvvet Komutanlarının, bir kaç gün önce hükümete gönderdikleri muhtıra da işe yaramamış.
Sonuçta ihtilal yapılacak.
Adet olduğu veçhile(27 Mayıs İhtilali de böyle bir günde yapılmıştı) cuma gecesini cumartesiye bağlayan saatlerde ordu yönetime el koymaya karar verdi.
Bunu millete duyurmak lazım. Tek kaynak ve güç, devletin televizyonu. Yani TRT.
Ankara'da o gece geç saatlere kadar bekleyen TRT Genel Müdürü Doğan Kasaroğlu, Haberler Dairesi Başkanı Muammer Yaşar Bostancı, Haberler Müdürü Tayyar Şafak, yardımcısı Esen Ünür ve spiker Mesut Mertcan, ihtilalden ümit kesmiş olacaklar ki, Genel Müdürlük binasından ayrılmışlar, o gece kafayı çekebilecekleri birer yere atmışlar kendilerini.
İşte o saatlerde TRT binasına gelen askeri birlikler, ciddi anlamda bir muhatap bulamadılar. Özellikle de darbe haberini millete duyuracak spikeri.
Görevliler, Kasaroğlu, Şafak ve Mertcan'ın nerelere takıldıklarını söylediler. Ve ekipler, üçünü de elleriyle koymuş gibi buldu. Ama Mesut Mertcan, içkiyi fazla kaçırmış,çakırkeyif üstü bir durumdaydı.
TRT'ye getirdiler. Elini yüzünü yıkadılar. Nafile. Biraz beklediler. Koyu bir kahve derken Mesut Mertcan, biraz kendine geldi.Ve mikrofon başına geçip Milli Güvenlik Konseyi'ni bildirisini okudu. Okurken bir eliyle başına destek oluyor, dik durmaya çalışıyordu.
Mertcan, bildiriyi belli aralıklarla sürekli okudu o gece.
Geç saatlerde Genel Kurmay'dan bir telefon geldi:
"Spiker çok hızlı okuyor, söyleyin yavaş okusun."Bu uyarıyı yapan, Milli Güvenlik Konseyi başkanı Orgeneral Kenan Evren'di.
Elhasıl, Türkiye, 12 Eylül Darbesi haberini, kafası iyi bir spikerden öğrendi.
Mesut Mertcan, daha o yıl ünlendi ve İzmir Fuarı'nda sahneye çıkarak şiir okudu, para kazandı.
Benim de Yeni Asır yıllarım. Gazeteye gelirdi ama bu konuya asla değinmek istemezdi. Bir gece rahmetli Özdemir Hazar'la kendisini Bornova Sokağı bitimindeki Kulüp Orhan'da içirdik ve sonra yakındaki evine gidip söyleştik.Gül Erda sevgilisiydi ve yanındaydı.
İşte bu hikayeyi o gece dinledik kendisinden:
"Ama günahımız yok" diyordu Mesut Mertcan. "Biz o gece son ana kadar bekledik. Doğan(Kasaroğlu) Ağabey,Esen(Ünür)Ağabey, Tayyar(Şafak) Ağabey,Muammer(Yaşar Bostancı) Ağabey;'Hadi olsun artık şu ihtilal' diyecek hale gelmiştik. Gerilim içindeydik. İhtilalin ilanından ümit kesince yollara düştük."


Çocuklarımız onlara emanet
"Ulan"
"Çüş"
"Kanka"
"N'aber?"
"Yürrü"
"Hacı"
"İhtiyar"
Ve daha nice kelimeler, sözcükler.
Bunlar, çocuklarımızın dilinden düşmüyor.
Anne babaları mı, öğretmenleri mi bu kelimeleri öğretiyor onlara?
Elbette hayır.
Enis Batur,Orkun Işıtmak, Deli mi Ne, Melih Taşçı, GreenDay, 06 Doruk, Alper Erozer, Oyun Öküzü, Oğuzhan Muslu, Yusuf Güzey ve daha niceleri.
İşte bu isimler ve bu isim altında YouTube üzerinden yayın yapan Yotube'rlar..Onlar öğretiyor bu kelimeleri çocuklarımıza.
Çok izleniyorlar ve çocukça iş yaptıkları için de çocukların gözdeleri. Bir zamanlar Halit Kıvanç'ların, Cem Özer'lerin, Cenk Koray'ların kazanamadıkları paraları kazanıyorlar.
Ve denetlenmiyorlar.Yaptıkları işle övünüyorlar.Ekranda çocukların yiyemeyecekleri yiyecek ve meyveleri yiyor, onların hayallerini bile kuramayacakları evlerde oturuyor, inanılmaz lüks arabalarıyla geziyorlar.
Bir Enis Batur, aynı programda belki yirmi defa "Ulan" diyor.
Çocuğun ne konuştuğu zor anlaşılsa bile bu "Ulan" sözcüğü, çocukların dilinde pelesenk olup çıkıyor.
Öğretmenler, elleri öpülesi eğitimciler, çocukların yanlış yola gitmemeleri için çabalayıp dursunlar, bu beyzadeler, yarım saatlik programlarında hem beyinleri yıkıyor, hem de ceplerini dolduruyorlar.
Ana avrat küfür eden var.Ağzından küfür düşürmeyen var.
Ama kontrol yok.
YouTube'rların bu ülkeye yaptığı “hizmet”in masa üzerine yatırılacağı günü iple çekiyorum.

Özlediğimiz politikacılar
Günümüz siyasetinin tadı tuzu kalmadı. Hele 2000'li yıllardan sonra siyasetimiz, renkli örnekler üretmediği için bu alemin cazibesi bence sıfır.
Siyasetin rengi ve ona renk katmak, politikacının şarlatan olduğu anlamına asla gelmez.Hizmeti, politikayı renklendirerek sunan öyle çok isim var ki demokrasi tarihimizde.
Muhalif  sıralardan "Çekil artık" diye bağıranlara "Çekildim, 110 kilo geldim" diyen Recep Peker, "Ülen keratalar. Bu meydanı dolduranların hepsi bana oy verse hep iktidarda kalırım"diye hayatı sitemle geçen Osman Bölükbaşı, Trabzonlulara "Merhaba sevgili Mersinliler" diye seslenen Tansu Çiller, konuşması arasına reklam alınsa iyi olur dediğimiz Mesut Yılmaz, "Kadayıfın aldı kızardı" diyerek kendince mesaj veren Necmettin Erbakan, işine geleni duyup gelmeyeni duymamasıyla tanınan İsmet İnönü, "Dün dündür, bugün bugündür" diyerek her dönemi kendi şartlarında değerlendirmeyi savunan Süleyman Demirel, dürüstlük sembolü Bülent Ecevit, Meclis'te tek başına bir parti grubu gibi kükreyen Kamer Genç...
Hepsi özlediğimiz politikacılardır.
Onlar ki, kimi; hizmet konusunda biraz yetersiz kalsalar da birer vatansever olarak kalplerimizde yer ettiler.
Onlar ki, politikanın birbirimize tahammülle de yapılabileceğini öğrettiler.
Onlar ki,bu dünyadan; arkalarında bir şaibe bırakmadan göçtüler.
İşte onları arıyor, onları özlüyoruz.
Her cümlesinde bir sürçme, her hizmetinde bir defo olanları değil.

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları
Kendi efkarımca sosyal medyada yazarım. Bir dost bulamadım gün akşam oldu!
***
Kimi insanlar halka MAL olur, kimi insanlar halka pahalıya MAL  olur !....
***
Yiğidim aslanım. Grip olmuş, yorgan döşek yatıyor  !....
***
Alem buysa  kral  benim. Ama kral dediysem ha, devrik kral  !....
***
Bakışların bana cesaret versin. Korkuyorum senden azıcık borç para istemeye  !...
***
Gittiğim otelin yıldızları çoktu.  Gizlice,  otelin plajında uyudum da !...
***
Konuşan Türkiye tarih oldu. Şimdi whatsapp'ta yazışan Türkiye moda !....
***
Eskiden bir şarkı patlatıyordum. Şimdi, politikaya atıldım, demeç patlatıyorum !...
***
Türküm, doğruyum, çalışkanım. Enflasyon belimi büktü, belimi doğrultamıyorum !....
***
Sabah akşam bilgisayarın başında. TUŞ BEYİNLİ ne olacak ?


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum