Reklam
Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

[email protected]

Her eve sarnıç

30 Ocak 2021 - 07:35

Her eve sarnıç

Su sıkıntısı, yine gündemde.
Uzmanlar, “Yakında içecek su bulamayacağız” diye yırtınıyor.
Kaynaklar aynı, nüfus artıyor. Dereler kurudu, kuyular boşaldı. Yer altı suyuna ulaşmak, altın bulmaktan zor.
Şöyle bir düşünelim; yağmur yağıyor mu, yağıyor.
Yağmur suları nereye gidiyor?
Bin bir emek, onca masrafla yapılan künk borularla yallah denize.
Yer altı suyu diye bir kavram var, akla bile gelmiyor. Her yer beton. Su, nasıl yeraltına gitsin?
Bu söylediklerim, ortaokul öğrencisinin bile yürüteceği, rahatlıkla çare bulabileceği bir acı gerçek.
Çare, Demirel'in dediği gibi “Suyu denizle buluşturmamak.”
Ya baraj yapacağız, ya da yer altına gitmesini sağlayacağız. İlkini program dahilinde devlet yapıyor. İkincisi hayal… Ama sarnıç diye bir çare var.
Avustralya'nın Kuzey bölgelerinde hükümetin, her eve yapılmasını şart koştuğu sarnıç.
Yağmur suları sarnıçta toplanıyor, bu su sonra araba yıkamada ya da bahçe sulamada kullanılıyor. Çeşmeden akan suya bu ihtiyaçlar için dokunulmuyor.
İstanbul Büyükşehir belediyesi, böyle bir mecburiyeti gündeme getirdi. İzmir ne güne duruyor?
Basit bir harcama, ama öncelikle basit bir karar ve sonrasını ciddi takip etme.
Göreceksiniz, kimse itiraz etmeyecek. Ve su adına bu kent çok şey kazanacak.
Belediye veya devlet, sarnıç yapılmasını destekleyebilir. Kredi açabilir. Ama mecburiyet şart.
İçecek su bulamayacağımız günler uzakta değil.

Buca'yı fareler basar mı, basar

Kapatılmasına karar verilen Buca Kapalı Ceza ve Tutukevi alanına ne yapılması doğru olur diye her kesimden dostlarla konuştum.
Hemen herkes, buranın yeşil alan olarak korunmasından yana ama yine herkes, binalar yıkıldığında; Buca'yı bekleyen tehlikeye de dikkat çekiyor:
Bu aşamada Buca'yı fareler basacak.
Kedi korkusundan uzak yan gelip yatarak azmanlaşan fareler, kente yayıldı mı Bucalıların hali harap.
“İlaçlarlar, merak etme” diyenler yanılıyor. Sinop Cezaevi'nde aynısı yaşandı. Hatta Alcatraz'da bile.
Bu arada doğaseverler, alanın yeşillendirilmesi, parka dönüştürülmesi gibi iyi niyetli ütopik beklentilerini koruya dursunlar; sonuç hiç de öyle olmayacak.
Belki şok olmayacak ama eminim tüm Bucalılar, “Ne lüzum var” deyip tepkilerini dile getirecek.
Az bekleyin, göreceksiniz.

Katı atık diye bir şey

Eskiden Çevre Temizlik Vergisi adı altında; belediyelerin tahsil ettiği bir vergi vardı.
Yaklaşık 9-10 yıldır; bunun yerine belediyeler, katı atık vergisi alıyor.
Bu verginin, mesela İZSU ile hiçbir ilgisi yok. Toplanan paranın bir kısmı ilçe belediyesine, bir kısmı da Büyükşehir Belediyesi'ne aktarılıyor.
Rakam sabit ve her yıl yeniden belirleniyor. Yani su harcamasına orantılı bir durumu yok. Ama yerleşim merkezleri arasında fark gösteriyor. Konak'ta çok, Menderes'te az. Urla'da çok, Foça'da az.
Katı atık bedeli, öncelikle temizlik işlerinde kullanılıyor. Yani bu parayı temizlik işleri müdürlükleri harcıyor. Böyle bir farkın; bu açıdan izah edilmesi ve insanları tatmin etmesi gerekir.
Aylarca, belki yıllarca oturulmayan konutlardan böyle bir katkının alınması doğru mu?
Bu bir.
İkincisi Konak daha çok temizleniyor da Menderes biraz ihmal mi ediliyor?
Vatandaş, merak ediyor doğrusu. Aydınlanmak istiyor.

Uyuyun be arkadaş

Bunun pandemiyle hiç alakası yok.
Başka bir hastalık bu.
Gecenin 03.00'ü… Telefondan bir ses:
“tatata tattat”
Benzettim mi bilmem ama ya facebook, ya Whatts Ap'tan bir mesaj ya da paylaşım buna benzer sevimsiz bir sesle yapılıyor.
Hatta mail bile gönderiliyor.
Gecenin 03.00'ü.
Kimi “Hayırlı cumalar” diliyor, kimi, bir ünlünün beğendiği sözünü aktarıyor vs.
Kimi de duyduğu ama kesinliği tartışılır bir haberi...
Sanırsınız Anadolu Ajansı Haber Merkezi.
O saatte o paylaşımı, o gönderimi yapmanın anlamı ne, acelen mi var?
Kim kalkıp okuyacak?
Diyelim mail gönderdin: sabahı beklesen olmaz mı?
Sen de salim kafada ol, okuyacak olan da.
Dedim ya, başka bir hastalık bu.
Koronavirüs'e aşı icat ettiler. Sıra bunlarda mı dersiniz?

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Marketlerde dijital konuşan basküller satılıyor.  Galiba kilo alırsak baskülün bize ‘’ Ne ula bu kilo? Boşan da semerini ye‘’ demesi gerekiyor!
***
Bayanlardan değil baymayan kadınlardan hoşlanırım ha ha ha!
***
Eeee yakışıklı prensi bulunca tarzını değiştirdi haliyle. Kül Kedisi, Tül Kedisi oldu!
***
Yalnızlık paylaşılır, paylaşılmasına da ama... Kimse payına razı olmaz!
***
İnce giyerim ince. İnsan bir hoş oluyor eski sevgilisini facebook’ta görünce!
***
Ne yazık ki, bu dünyada HAKLI olan kazanmıyor hiç. AKLI olan kazanıyor hep!
***
Komşum aç iken tok yatıyorum ne yapayım. Komşum diyette çünkü!
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test