Reklam
Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Hepimiz mizahçı olduk

12 Mayıs 2020 - 07:31

Hepimiz mizahçı olduk

Hiç şüphesiz; 2020 asla hatırlamak istemeyeceğimiz ama aklımızdan da hiç çıkmayacak bir yıl olacak.
Yeni dünya düzenine, pek çoğumuz, Korona'nın itelemesiyle birer mizahçı olarak gireceğiz.
Bu süreçte; dünyaya pembe gözle bakmayı başaranların ürettiği espriler, bizim sevgili İbrahim Ormancı'yı bile kıskandıracak güzellikte.
İşte size seçmece bir kaç örnek:
.Uzun süre sonra bugün ilk defa çöp atmaya çıkacağım. O kadar heyecanlıyım ki, ne giyeceğimi bilemiyorum.
.Berberler kapalı diye herkes kafayı 3 numaraya vurmuş. Memleket Isparta Komando Tugayı gibi.
.Fıkra gibi ülkeyiz. Testi pozitif çıktı diye tüm köyle sarılıp kucaklaşıp helalleşti, şimdi bütün köy karantinaya alındı.
.Oturma odasına İzmir, mutfağa Ankara, yatak odasına da İstanbul ismini yazdım.Şehir şehir dolaşır olduk.
.Tarihte ilk defa, dünyada kadınlar; kocalarının nerede olduklarını biliyor.
.Kolonya şişesini çamaşır suyu ile, çamaşır suyu şişesini kolonya ile, su şişesini sirkeyle, sonra ters yüz edip sirke şişesini sabunlu suyla dezenfekte ediyorum. Çıldırmak üzereyim.
.Yüzyılın son kabadayısı Korona.Dünyada ne kadar bar pavyon varsa tek başına kapattı. Saygılar Korona abime…
.Adliye binasına girerken kapıda güvenlikler; gülümseyerek kolonya tuttular. Bu samimi ev ortamı havasına kapılarak ayakkabılarımı çıkarıp terlik istedim. Tekme tokat dışarı attılar.
.Devletimiz tedbir amaçlı güzellik salonlarını temelli kapatırsa; Korona'dan daha korkunç şeyler görebiliriz.
.Bazen evde o kadar sıkılıyorum ki, kapıyı açıp "Oooo kimler gelmemiş ki" diyorum.
.Az önce marketteyim, muazzam kalabalık vardı. Şöyle bir içeriye bakıp "Veli Amca. Allah kabul etsin. Ne zaman geldin umreden?" dedim, koca markette kimse kalmadı.
 

Berberlerin çıldırdığı gün

Dün berberlerin çıldırdığı gündü.
Erkeklerin; her evde türettikleri birer altın makas sayesinde garabet haline getirdikleri saçlarla karşısına dikildikleri bu adamlar, onları "adam etmek" için dün az ter dökmediler.
İki berber arkadaşımla telefonla konuştum. İkisi de "Sen de böyleysen, sakın dükkana gelme" diye uyardı.
Malum, kırk kusur gündür halkımız evinde karantinada. Saçlar uzuyor. Kestirmek lazım. Çin malı tıraş makineleri de satılmaya başlanınca ve bunlar internet yoluyla kolayca temin edilir olunca, her evde bir kuaför köşesi oluştu.
Hanımlar, ilk defa ellerine aldıkları bu aletle, eşlerinin, çocuklarının kafalarını tanınmaz hale getirdiler.
Alaburus desen değil,üç numara desen değil, Kuzey Vargın tıraşı desen değil, rampa desen değil, ense tıraşı desen değil, malak yalaması desen hiç değil.
Acayip şeyler çıktı ortaya ve bunları öyle normal hale getirmek de kolay değildi.
İnanın, berberler,kendilerine dükkan açma izni verilmesine sandığınız kadar sevinmiş değiller.

Buca'da eczaneler güvenli

Buca Belediyesi, yaklaşık bir buçuk aydır, dezenfekte çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yollar, banka şubeleri, ATM'ler, vatandaşların yoğun olarak girip çıktığı mekanlar ve eczaneler tek tek ilaçlandı.
Yolların ilaçlanması ile ilgili tartışmalar süredursun; eczaneler bir ara ihmal edilecekti ki, devreye, Buca'nın duayen eczacılarından kadim dostumuz Abdullah Sarıgedik girdi.
140 eczane sahibi adına dileğini bildirdi. Eczanelerin ilaçlanmasını istedi. Belediye, Eczacılar Odası'ndan bir talep bekliyordu. Sarıgedik, bunu, Başkan Erhan Kılıç'ı aramadan önce Oda ile görüşerek sağladı ve sonra da Başkan'dan olumlu cevap aldı.
Eczanelerin yeniden ilaçlanacağını bildirdi Başkan Kılıç.
Bu arada Buca'da bir eczane sahibinde ya da çalışanında Korona tespit edildiği ve testin pozitif çıktığı söylentileri de var. Bu eczacı, hemen tedaviye alınmış ve durumu da iyiymiş.
Abdullah Sarıgedik, hem eczacıları rahatlattı, hem de Bucalıları. Varolsun. Tabii bir teşekkür de Belediye Başkanı Erhan Kılıç'a…

Devlet tuzak kurar mı?

Sosyal medyada durmadan paylaşılıyor.
Geçtiğimiz Cuma gecesinden itibaren aracında dezenfektan ve maske bulundurmayanlar cezalandırılacak diye.
Oysa televizyonlarda böyle bir resmi açıklama yok. Gazetelerde yok.
Ama yoğun olarak paylaşılıyor.
Gerçeklik payı yüksek.
Duymayan, bilmeyen onca insan, kontrole takılacak ve cezayı ödeyecek.
Devlet, tuzak kurmaz. Halkını bilgilendirir, uyarır ve takip eder.
Kamu spotu diye bir şey var. Televizyon kanalları bunları periyodik olarak yayınlıyor ve para da almıyor.
Duyur gitsin.
Güzel bir karar. Hiç değilse eksiksiz uygulansın.
Böylesi daha iyi değil mi?


İbrahim Ormancı-Duvar yazıları

Sokağa çıkma yasağı gelinceye değin sokağa çıkmıyorduk!
***
31 ilde sokağa çıkma yasağı bütün ülkede coşku ve heyecanla kutlandı!
***
İkide bir size '' Dışarıda beni yemeğe götürmüyorsun herif '' diyen kadının '' Eve 5 kiloluk un getirmiş yiğidim” diye yaltaklanması ne menem bir duygudur anne ?
***
Bu virüs ortamında kadınların '' Ben annemin evine gidemiyorum '' diye ağlamasına kıyamam!
***
Yolda gördüğünüz çok güzel bir kadın arkadaşınızın sizi öpmek için hamle yapması karşısında, ani bir manevrayla kurtulmak nasıl bir işkencedir erkeklere Allah'ım ?Eyyy, Corona, sen nelere kadirsin!
***
Hanım " Sen niye yanımda durmuyorsun? " deyince " Sosyal mesafe hayatım " dedim.  Terliği yedim!
***
''Önümüzdeki iki gün çok kritik '' diyen vatandaşa dalmışım. Sosyal Mesafe cezası kestiler bana!
***
O kadar büyük ülkeyiz ki Sırbistan'dan sonra İsrail’e de bir uçak dolusu tıbbi malzeme, maske ve dezanfektan gönderdik.Olan olmayana.
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum