Reklam
Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

[email protected]

Güvenlik sektörü

26 Ocak 2021 - 07:35

Güvenlik sektörü

Türkiye'de güvenlik sektörünün geçmişi olsa olsa 30 yıl.
Ondan önce ilkel çerçevede fedai, ‘bodyguard’, koruma gibi isimlerle çalışan, her biri iri yarı, kavga etmeye meyilli, adam dövmekten zevk alan bir ufak kitle vardı. Görev sahaları da dardı. Mafya tipli adamlar, pavyonlar, sanatçılar, mankenler falan.
Güvenlik sektörü, bu kişilerin sergilediği bütün olumsuz algıları yok edecek biçimde oluştu.
Bugün sektörde sertifikalı 1,5 milyondan fazla insan çalışıyor. Yarısına yakını silahlı.
Eğitiliyor, öyle görevlendiriliyor.
Bu eğitim genelde yeterli mi?
Değil.
Her gün bir örneğine rastlıyoruz. Sadece çalışmak için bu mesleği seçmişler, genel kültürleri az, yaptıkları iş çerçevesinde edinmekle yükümlü oldukları bilgilerden yoksunlar, nezaket kurallarından bihaberler.
Onun içindir ki, sektörde var olan çok iyi binlerce örneği de gölgeleyecek kadar boşlar.
Her mesleğin böyle bir tablosu çizilebilir. Ama güvenlik sektörü, çok yeni olduğu için ve revize edilmesi mümkün bir hal sergilediği için gereken yapılmalıdır diye düşünüyorum.
İyi örnekler artırılmalı, kötü örnekler ıslah olmuyorsa dışlanmalı, güvenlik sektörü, hak ettiği o kusursuz algıya ulaştırılmalıdır.
Bu da rekabet silahının iyi kullanılmasıyla mümkün olur.

Gururumuz Bucalılar

Hepsinin yürekleri sevgi dolu. Hepsi” Komşumuz aç iken biz rahat uyuyamayız” terbiyesini yaşam biçimi bellemiş.
Onlar gururumuz, onlar “Bucalılar.”
2017 yılında sosyal medya platformunda bir araya geldiler ve bir avuç insan; dara düşmüş ailelere destek olmaya başladılar. 
Ürettikleri sosyal ve kültürel projeler saymakla bitmez. “Askıda kömür” bunun en basit örneği.
“Askıda çorba” kampanyası bile yürüttüler.
Kömür ticareti yapan Eşref Dinçtürk, Bülent Topuzoğlu'nun lojistik desteğiyle oluşan iyilik ordusunda kimler yok ki... Hepsi de Bucalı olmakla övünen Baki Kanıcı, Güler Bulsu, Ayhan Ergüç, Süleyman Gülova, Cavit Akça, Vedat Yaşar, Cemal Çetin, Vedat Gençtürk, Sevil Gençtürk, Derya Danaoğlu ve niceleri.
Bir Bucalı dara düşmesin. Bir “Tık”la 20 binlere ulaşan bir iletişim ağı ile derman oluyorlar dakikasında.
Gizli oluyor her şey. Kimse rencide edilmiyor.
Bu grupla gurur duyuyor Buca. “İyi ki varsınız” diyor…

Adalet tecelli etmeden...

Yargının işlemesinde bizim icat ettiğimiz iki unsur vardır:
Biri evrensel hukuk, diğeri yöresel ceza sistemi. Evrensel hukuk önemli. Bu, özellikle İsviçre hukuk sisteminin kabul görmüş değerlerini içerir.
Sağlıklı yargı, bu sistemi kullanırsa güven verir.
Hukukçu olsam daha derinlerine girmeyi isterdim ama bizi ikincisi daha çok ilgilendiriyor:
Yani mahalli ceza sistemi.
36 sabıkası olan adam, birini darp ediyor, “Nefsi müdafaa” var diye serbest.
Adam, kadını yüzde yüz öldürecek. Kadın da ne yapsın canını kurtarmak için onu öldürüyor, şimdi içeride.
Korunma istediği halde bu sağlanmadığından hayatını kaybedenler var bu ülkede. Ahirette eminim, Türk Hukuk sistemini tartışıyorlar.
Doktor, kadını zayıflatacağım diye göz göre göre ölümüne sebep oluyor, 30 kusur bin lira ödeyip kurtuluyor.
Bir cana biçilen değer 30 bin lira.
Örnekler uzayıp gider.
Hukukun bir dezavantajı da şu:
Büyüklerimiz, işine gelmeyen bir karar alındığında kendi kafalarında yarattıkları sistemle yargılıyor, o insanları hedef gösteriyor.
Anayasa Mahkemesi kararını tanımayan bir üst düzey yöneticinin var olduğu bir ülkede herkesin işi zor.
Ama en çok da “Adalet tecelli etsin” beklentisi olanlar için.
Eğer ceza sistemini de evrensel hukuk sınırları içine taşıyan bir yargı oluşturabilirsek, “reform” o zaman gerçekleşir diye düşünüyorum.
Vicdanlar rahatlamadan adalet tecelli etmez de onun için.

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Kendime kastım Ali. Dağlara küstüm Ali. Pandemiden dolayı aylarca işsizim Ali!
***
Elim sanata düşe usta. İleri Demokrasi nereye düşer usta?
***
Bir offf çeksen şöyle karşıki dağlar yıkılır yıkılmasına da... Gece gece komşuları sarma başımıza!
***
Dünyayı masallar kurtaracakmış. Bu yaşıma kadar büyüklerimizden masal dinledim durdum. Bir halt olduğum falan yok!
***
Aldatan eşler diğerine tazminat ödüyor ya. Habire vatandaşı aldatan politikacılar ne olacak?
***
Çalışanlarına sürekli baskı,mobbing. PATRON ÇILDIRDI yerine PATRON YILDIRDI yazmalı!
***
Aşının KDV'si yüzde 1 olmuş. Aşı gelmeden kazanılacak para düşünülüyor ya. Vallahi helal olsun!
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test