Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Göz göre göre

14 Temmuz 2020 - 07:26

Göz göre göre

İzmir'de uzun yıllar sağlık hizmeti sunan ve bu konuda haklı bir üne de kavuşan Ege Sağlık Hastanesi, malum uzun zamandır faal değil. Bina, yine bu süre içinde kaderine terkedildi. Bir kaç girişim oldu ama sonuç alınamadı.
Şimdi binaya ve hemen yanındaki TRT'nin yarım kalan binasına Gözde Hastanesi talip oldu. Hastane, kaderine terkedilen binayı ayağa kaldırmaya çalışırken, bilerek veya bilmeyerek çevreyi tahrip ediyor.
Işılay Saygın Sokağı olarak bilinen 1399 Sokak üzerinde, Erdal İzgi'nin Konak Belediye Başkanlığı döneminde dikilen ağaçlar, bilerek kurutulmak isteniyor. Burada çalışan iş makinaları, ağaçların gövdelerinde büyük yaralar açıyor. Hem caddeye bakan kısımda, hem de iç tarafta. Kasten olduğu apaçık belli.
Anlaşılan yönetim, bu ağaçları kurutacak ve kendi planını uygulayacak.
Konu Konak Belediyesi'ne iletildi ama oradan da ses çıkmadı.
Anlaşılan, buraya bir hastane kurulacak ama ağaçlar kurban edilerek. 

Altınordu'nun kaçırdığı fırsatlar

Cumhuriyet'le yaşıt güzide bir futbol kulübü olan Altınordu'nun tarihsel değeri olan Kahramanlar semtindeki mülkü bir hastaneye devredildi.
Alsancak'taki spor salonunun hemen arkasında yer alan bu mülk, aslında Halk Sahası olarak biliniyordu. Sonra Altınordu adını aldı.
1960'lı yılların sonlarında Beden Terbiyesi, Spor salonunun da bulunduğu alanla takas etti. Kulübe Beden Terbiyesi Müdürlüğü binasını verdi, Alsancak Stadı’nda da ömür boyu ücretsiz maç oynama izni...
Notere gidildi, gerekli işlemler yapıldı. Ancak iddiaya göre Altınordu'nun o zamanki yöneticileri, 650 bin liralık noterlik masrafını ödemeyerek Beden terbiyesi binasına sahip olamadı.
Daha sonra Gazi Hastanesi Başhekimi Salih Mertan, Altınordu'nun elinde kalan bir bölüme yedi katlı hastane kurarak kulübe destek olmak istedi.Son mülk de elden gitmesin diye Altınordu Dayanışma Derneği kuruldu. Ama bu süreçte Salih Bey intihar etti.
Şu anda Dünya Göz Hastanesi, yıkılan binaya yeniden bir bina yükseltmek için kolları sıvadı.Sorunlar var ve bu süreçte inşaat nedeniyle hemen arkadaki yüzme havuzu da fiziki nedenlerden dolayı devre dışı bırakıldı.Altınordu Dayanışma Derneği'nin, eski futbolculara iş sahası açmak için verdiği tavizler de bugün zor yürüyen inşaat nedeniyle hayal oldu.
Altınordu'ya şanlı ama parasal sıkıntılarla dolu geçmişini sineye çekerek sahip olan ve kulübü şirketleştirerek bir adım öteye taşıyan Seyit Mehmet Özkan'ın gayretleri elbet gözardı edilemez.
Ama görünen o ki, Altınordu, çok fırsat kaçırmış, kaçırmaya devam ediyor.

İyilerle ünlüler bir arada

Müzikseverlere küçük bir tavsiyem: Putumayo’yu şöyle bir araştırırlarsa; görürler ki, bu müzik şirketinin kurucusu Dan Stopher, Türk şarkıcıları da dünyanın kabul edeceği bir çizgide görmüş.
Amerikalı Stopher, New York'ta kurduğu bu şirketiyle; müziği başka ülkelerde de dinlenen coğrafyaları gezmiş.
Ama en çok da Afrika, Merkezi Asya diye tanımladığı ve Türkiye'yi de içine alan bölgeleri gezmiş.
Örneğin Afrika'da Senegal ve Mali'de yerel sanatçılara albümler doldurtmuş. Küba ve Karayipler'e yıllar önce İspanyol denizciler tarafından götürülen kölelerin kaynağında Afrikando adını verdiği türle muhteşem kayıtlar yapmış.
Sonra ver elini Küba. Orada Senegal-Küba müziklerinin ortak yanlarını öne çıkararak AfroKüban ve Afro Latin şarkıları ölümsüzleştirmiş.
Arap, Hint, Jamaika, Karayip Adaları ve Fransabaşta olmak üzere Brezilya'nın sambalarını en iyi orkestralar eşliğinde kayda almış.
Ve Dan Stopher, müzik danışmanı olarak 2005'de yanına otoriter Jacob Edgar'ı alarak Türkiye'ye gelmiş.Önce Sezen Aksu ile görüşmüşler. Ve ünlülerle iyilerden oluşan bir liste hazırlamışlar. 11 şarkılık Turkish Groove adlı albüm de şu şarkılardan oluşmuş:
Kırmızı Biber(Bendeniz), Kalmadı(Mustafa Sandal), Buda(Sertab Erener), Pis Pisla(Nilgün), Dudu(Tarkan), Şinanay(Gülseren), Kusursuzsun(Emrah), Ayrılık Günü(Göksel), Oha Falan Oldum Yani(Tuğba Ekinci), Atıyosun(Nazan Öncel), Sanma İnanma(Sezen Aksu)
PutumayoPresent şirketinin 80'e yakın albümü içinde bu albüm de bütün dünyada Amazon Şirketi tarafından pazarlanıyor.İyilerle ünlüleri buluşturan bu güzellik bütün müzikseverlere ulaşıyor. Gurur verici değil mi?

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

İki gönül bir olunca samanlık seyran olurmuş ama samanı da ithal ediyoruz. Öyle seyran olacak samanlık nerede?
***
Her kötülüğe göz yuman insanlar ölürken nasıl gözünüzü yumacaksanız acaba?
***
Kazık kadar insansın. Utanmıyor musun insanları kazıklamaya?
***
Yıkılmadım ayaktayım ama bir sandalye verin. Dikil dikil nereye kadar?
***
Sanal alemde gezinirken aman dikkat. Sahtekarlık DİZÜSTÜ boyu!
***
İnsanlar GÜNDELİK ilişkiler yerine GÜNDEMLİK ilişkiler yaşasaydı -yani her şeyi konuşabilselerdi -bu denli kolay ayrılmazlardı bence!
***
CeHaPe döneminde kuyruklar çoktu. Bizim dönemimizde kuyruk acıları çok!
***
Osmangazi Köprüsünden geçmeyen her araç için 247 TL ödüyoruz. Deli Dumrul yaşasaydı bunu akıl edemezdi yeminle!


 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test