Göçmen partisi
Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Göçmen partisi

18 Temmuz 2019 - 06:12

Göçmen Partisi
Cemil Şeboy, siyaseti iyi soluyan bir politikacı.
Buca'da üç dönem belediye başkanlığı yaptı. Bir dönem milletvekili seçildi ve sonra bir ayak oyunu ile karşı karşıya kaldı.
Seçim öncesi; bütün tahminlerinin tuttuğunu söyleyebilirim.Son seçimde, AKP adayının bütün propaganda çalışmalarına katılmasına rağmen, son hafta"CHP kazanacak" demişti. Öyle oldu.
Cemil Şeboy,pek çok Bucalı gibi göçmen kökenli.
Zaman zaman bazı çevrelerce hafife alınan göçmen gücünün farkında.
Ama üst düzey siyasi yöneticilerin, partisi ne olursa olsun, bu dengenin farkına varmadıklarını söylüyor.
Kaynaklar-Urla hattında bir akşamüstü sohbetinde bu güce atıfta bulunarak "Bir an önce bir Göçmen Partisi kurulmalı" dedi.
Çünkü böyle bir partinin korunması,göçmenlerin harcanması operasyonuna da engel olacak onun için.
Mesela Buca'da bir göçmen olan Aydoğan Hepdemirgil, CHP'de MKYK tarafından aday gösterildi, Parti Meclisi reddetti.
Yine bir göçmen olan Suat Nezir, hem MKYK'da, hem de Parti Meclisi'nde aday olarak onaylandı, sonra, bir-iki Genel Başkan Yardımcısı'nın devreye girmesiyle adaylıktan düşürüldü.
Şeboy, şöyle diyor:
"Bütün bunlar göçmenlere reva mı?Diyorlar ki, Buca'da göçmen oranı yüzde 15. Vazgeçtim 15'den 5 olsun, o bile yeter. Türkiye'de bu oranı aşamamış partiler var. Saadet, Vatan gibi. Küçücük oylarıyla yeri göğü inletiyorlar. Biz de bu gücümüzü gösterebiliriz, göstermeliyiz.Onun için acilen Türkiye'de bir Göçmen Partisi kurulmalıdır.Ege göçmen dolu, Akdeniz öyle, Marmara Bölgesi keza. Bu gücü göstermeliyiz.İktidar olmak için zaman erken olabilir ama gücümüzü göstermek için geç bile kalınmış bir girişim."
Böyle bir parti kurulsun, ilk üyeliği ben kapacağım.


Atatürk ve Türk'lük
Kendi özüne bu kadar tepki gösteren başka bir ulus göremezsiniz.
Bunu ulusa pek mal etmeyelim ama yönetici bulamazsınız.
"TC"sözcüğünü ortadan kaldırmak için birbiriyle yarışan kurum ve kuruluşlar var.
MHP'nin bile destek verdiği bir akım bu.
Önü alınamıyor.
Bu gafillerin Atatürk'le de sorunu olduğu için yaptıklarının hikmeti harbiyesi bizatihi "Yaranma ve oy" üzerinedir.
Atatürk, "Türk" sözcüğüne hep vurgu yapmıştır. Türk'lükle övünmüştür, Türk'lüğü hep onurlandırmıştır.
Gazi, Cumhuriyet'in önemini Türk'lüğe övgüler yaparak vurgular:
"Türk'ün tabiatında beyzadelik ananesi yerleşmemiştir.Türk, Türk olduğu için asildir.Bu Anadolu'nun en ücra köşesindeki Mehmetçik, vaktiyle dünyanın yarısını titretmiş bir sınır beyinin nesli olabilir.Amma bundan dolayı hiçbir iddiası yoktur. Çoğumuz büyükbabalarımızın babasını hatırlamayız. Bütün soy gururumuzu Türk olmanın içinde buluruz. İşte onun içindir ki, cumhuriyet Türk'ün en tabii idare şeklidir"(Y,Koç.,A.Koç.age sh.63)
Lütfen bulursanız; İsmail Şefik Aydın'ın "Uyan Türkiye" kitabını okuyunuz.
Gerçek bir milliyetçi olan Aydın, kitabının 456. sayfasında şöyle diyor:
"15 milyonluk bir Türkiye'nin başındaki Atatürk'ün düşünceleri işte budur. 70 milyonluk Türkiye'nin başında olanların ise bugün Türk sözünden çekinerek 'Türkiyelilik' tartışmaları içine sürüklenmeleri ve kozmopolit bir anlayışı savunmaları ülkenin bütünlüğünü tehdit eden çok ciddi bir durumdur. Bugün Türk Devleti'nin içinde bulunduğu durumun Atatürk'ün kurmak istediği Milli Devlet idealiyle hiç bir benzerliği yoktur. Demek ki, demokrasinin işleyişinde bazı terslikler ve yanlışlar var. Millici Türk aydınları, bunu sorgulamalıdır."
Atatürk'ün devrim kadrosunda yer alan önemli isimlerden biri olan Mahmut Esat Bozkurt "Atatürk'ün İhtilali" adlı kitabında şöyle bir anekdot sunuyor:
"Atatürk ihtilalinin farikası Türk milliyetçiliğidir. Türk olmaktır. Yeni Türk Cumhuriyeti'nin devlet işlerinin başında mutlaka Türk bulunacaktır. Türk’ten başkasına inanmayacağız"
Onun için Nihal Atsız, Fevzi Çakmak ve Osman Bölükbaşı ile Alpaslan Türkeş gibi Türkçülüğü siyasallaştıran isimlerin kemikleri sızlıyor olmalı.

Kültürpark'ı kurtarın
Kültürpark'la ilgili hep kaygılarım var.
Onun bütün güzelliklerini yaşamış biri olarak diyorum ki, "Ne olur, Fuar'ı rahat bırakın."
Kaskatlı havuzu, paraşüt kulesi, gül bahçesi, hayvanat bahçesi, çay bahçeleri, gazinoları ile bir cennet köşesi olan Fuar'la ilgili can sıkıcı iddialar ortaya atılıp duruyor.
Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin buraya taşınması gibi.
Ahmet Piriştina zamanının İZFAŞ Genel Müdürü, değerli dostum Feyzi Hepşenkal'ın görüşüne aynen katılıyorum:
"Fakülte, bazı etkinlikleri Kültürkpark sahası içinde yapsın ama postu buraya sermesin."
Ve de artık Fuar, İzmirlilerle yeniden barıştırılsın.Yok kongre turizmi, yok şu yok bu… İnsanlara ucuza çay içecekleri temiz mekanlar sunun. Ailece hesaplı yemek yiyeceği yerler, eğleneceği, müzik dinleyeceği bahçeler sunun. Bizim yaşadığımız güzellikleri yeni kuşaklara da yaşatın.
İstediğimiz bu.


İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları
Yunanistan'da eski bakan milletvekili olamayınca internete ilan verip iş arıyormuş. Bu kadar beceriksizi barındıran Yunanistan'ı kim AB'ye aldı hayret bir şey ya. Türkiye'nin hakkını yiyorlar hakkını !...
***
Ülkemizde öcüler değişir ama korkutulanlar asla !...
***
Bir zamanlar gemi kaptanı olayım dedim. Ne dümenler dönüyor sektörde bilmezseniz, vazgeçtim !.
***
Sen ağa ben ağa... Bu ineği kim sağa diye sormayalım. Asgari ücretle sağacak sürüsüyle insan buluruz icabında !..
***
Tarzı olan insanları sevmem benim için farz ben ne yapayım !..
***
İfade özgürlüğünü savunanların bir ifadesini alalım !
***
Çalıştırdım saksıyı. Saksı işine girdim. Kıyak para var yani !....
***
Kerrat cetvelini ezberleyemez bazen bizim keratalar !...

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum