Fuar'ın mezarı kazılırken
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Fuar'ın mezarı kazılırken

03 Ağustos 2019 - 06:18

Fuar'ın mezarı kazılırken
Enternasyonal İzmir Fuarı,döneminin dünyada eşine ender rastlanan örneklerinden biriydi.
Muhteşem doğası, kentin ortasında olması ve Türkiye'nin barışçıl politikalarla dünyanın gözbebeği olması, İzmir Fuarı'nı yücelten,parlatan,ünleten etkenlerdi.
İzmir'in dünyaya açılan bir kapı olmasında İzmir Fuarı'nın desteği büyük olmuştur. O yüzdendir ki, daha ilk yıllardan başlayarak katılımcı yabancı ülkelerin sayısı durmadan artmış,Fuar 10 gün ulusal, 20 gün uluslararası niteliğe kavuşturularak ziyaretçilerini ağırlamıştır.
Dünyada bir ay açık kalan fuar örneği bugün de yoktur.
Ama 1940'lı, 1950'li, 1960'lı ve 1970'li yılları yaşamış, 1980'li yılların ortalarına kadar yaşanan gerçekleri de gözlemlemiş olanlar, böylesine mükemmel bir organizasyonda insanların o 30 günü bile az gördükleri bir gerçektir.
Yabancı ülkelerin, özellikle ABD ile Sovyetler Birliği ve hemen takiben Çin Halk Cumhuriyeti'nin sunduğu teknolojik yenilikler, İzmir Fuarı'nı dünyanın büyük ülkelerinin bir yarış alanı haline getirmişti.Aya fırlatılan aracı, aydan getirtilen toprağı görmek, ziyaretçiler için gerçekten etkileyiciydi.
Çocuk yaştaki ziyaretçilerin en büyük merakı ise bu ülkelerin, teknik yeniliklerini ve geleneksel ürünlerini sergiledikleri pavyonlardan; bu ürünlerin broşürlerini toplamaktı.
Enternasyonal İzmir Fuarı, sadece TARİŞ pavyonundan üzüm şırası içmek, Tekel Pavyonu’nda Fuar sigarası satın almak, Sağlık Pavyonu'ndaişeyen çocuğun pipisinden akan soğuk suyu içmek, hayvanat bahçesini gezmek, lunaparkta eğlenmek, pavyonlardan broşür toplamaktan ve kahkaha aynalarına girmekten ibaret değildi.
Fuar'ın sunduğu bir kültür ve eğlence hizmeti de vardı.
Devlet Tiyatrosu, kış sezonunda oynadığı oyunları birer gece Açık Hava Tiyatrosu'nda sergiler, Türkiye'nin hemen bütün düzenli tiyatroları, Fuar içindeki tesislerde sahne alırdı. 20'ye yakın eğlence yerinde müzikli programlar yapılır, ülkenin ve dünyanın en ünlü sanatçıları bu mekanlarda sahneye çıkardı.
Ve bunlardır ki Fuar'ı halkla kucaklaştırır, Fuar halkın malı olurdu.
1980'li yılların sonunda Fuarlar Birliği, İzmir Fuarı'nın 20 gün süreyle uluslararası nitelikte açık kalmasını uzun bir süre olarak nitelendirerek, bunun kısıtlanmasını istedi.
İZFAŞ kurulmuştu ve Kültürpark alanı, ikinci plana atılmıştı. Bu, şu demekti:
"Fuar artık uluslararası nitelikte değil, ihtisas fuarıdır."
Bunun ekonomik yönü var. Ekonomik yönüyle bakılacak olursa, geçenlerde kaybettiğimiz rahmetli Selami Gürgüç'ün ilk İZFAŞ Genel Müdürü olarak fuara kazandırdığı ihtisas niteliği, yadsınamaz.
Ama Kültürpark ne olacak?O süre neden kısaltılacak?
Pek konuşulmadı. Fuarlar Birliği'nin isteği doğrultusunda kademeli süre kısaltılmasına gidildi ve bugüne gelindi. 10 gün açık kalıyor Fuarımız. Topu topu 10 gün.
Ne kültür var, ne eğlence.
Ve de üstelik o 10 güne bile göz dikenler var. O sürede bile açık kalmasın görüşünü yayanlar var.
30 Ağustos depremi, sabaha karşı oldu. O günün akşamında İzmir Fuarı, tarihinin en büyük ziyaretçi akınına ulaştı.
Bir refleksti bu. Sığınma refleksi. Başka türlü izah edemezsiniz.
10 günlük açık süre de elden giderse Fuar, hepten gözden çıkarılacak, Arsı Ulusal'ın mezarı kazılmış olacaktır.80 kusur yıllık İzmir Fuarı için bu, acı bir sondur ve asla kabul edilemez.
Fuar alanı revize edilmeli, gecekondu türü mekanlar elden geçirilmeli, gerekirse yeni bir kimlik kazandırılarak daha uzun sürecek yeni bir fuar modeli yaratılmalıdır Kültürpark'ta.
Yemek, spor, sinema, sağlık, müzik...
Daha nice konular var.
İnatla bir şey yapılırsa yazık olur.


Şart oldu
Konak Tünelleri, İzmir'i 2 dakikada Buca'ya bağlıyor deniyor.
Doğru ama bu iki dakikanın sonunda varılan nokta Homeros Bulvarı. Yani Buca'nın sınırı.Bu sınırdan Buca'nın merkezine bazı zaman 20 bazı zaman 90 dakikada ulaşırsınız.
Trafik bütün hesapları bozuyor çünkü.
Ancak büyük bir hizmet, inkar etmeyelim. Ancak tünelin Homeros Bulvarı çıkışında tam bir trafik keşmekeşi yaşanıyor.Dört aynı yerden trafik akışı var ve burada trafik ışığı yok. Herkes kendi çaresine bakıp yol alıyor.
Yürekler ağızda araç sürülüyor.
Bu işin sorumluları, yetkilileri, bizzat kendileri araç kullanarak burada bir denetim yapacak olurlarsa dediğime gelecektir.
Dilerim kazalar yaşanmadan olur.


İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları
Bayram şekeri yüzde 50 zamanlanmış. Açtıracaklar bayramlık ağzımı şimdi !..
***
Türkiye işsiz sınıfına selam. Selam sürekli CV bırakıp iş arayana !.
***
Gerekçeli kararda gerekçe yokmuş. Ahh geçmişte patatesten imal edilen tereyağı almıştım ben !
***
Besle kargayı. Gitsin başkasına oy versin!
***
Hızlı yürümek ömrü uzatıyormuş. Hele arkanda bir alacaklı varsa değil mi? 
***
Hor görme garibi. Elindeki telefon seninkini geçer abi !
***
Kimisi nal toplarken bu dünyada, kimisi de dört nala koşturur !...
***
Cep telefonumdan tanımadığım bir numara aradı. ''Naber şapşal?'' deyip kapattı. Ekrem İmamoğlu'ndan kuşkulanıyorum. A Haber ilgilenin lütfen !..
***
İş stresi hastalık sayılmış. İş yerinde baskı yapanlar ise çıban başı sayılsın yani !...

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum