Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

[email protected]

Folkart'a çağrı

14 Kasım 2020 - 05:46

Deprem, en çok Bayraklı ilçesini vurdu. Burada tarım arazilerine dikilen binalar,özellikle 40 kata varan gökdelenler, çok konuşuldu.

Folkart, burada çok katlı bina yapımını başlatan bir marka.Üstelik durmaksızın yenilerini yapıyor.
Ama söylentilerin de ardı arkası kesilmiyor.

Bu binalar ne kadar güvenli. Bu depremde nasıl bir hasar gördüler ve riskin ölçüsü nedir?

Medyamız bunu merak ediyor ve bilgilendirilmek istiyor.İşin reklamında bülten üzerine bülten yayınlayanlar bu en önemli süreçte sus pus oldular.

Ünal Ersözlü kardeşimiz, Folkart'ın basın danışmanı.
O, şu anda bir gazetede çalışıyor olsaydı; eminim aynı istekte bulunurdu. Derdi ki "Ey Folkartçılar, açınbinalarınızı basınımız bir görsün. Gerçek neyse onu yazsın."
Bazı adresler, tarifi zor adreslerdir.Tıpkı Folkart gibi.
Oraya ulaşamazsın.
Tıpkı bugünkü gibi.



İlginç bir belge
Bu belge, 40 yıl öncesine ait. İzmir Belediye Başkanı İhsan Alyanak, ben de Belediye Meclisi üyesiyim.
Bugün büyük ölçüde tamamlanan Büyük Kanal Projesi, aslında Meclis'in 11 Nisan 1980 günü yapılan oturumunda karar altına alınmış. Alyanak, 100 milyar lira(o zamanki parayla tabii) maliyeti olan projenin onaylanması dolayısıyla hepimize birer teşekkür belgesi verdi.
Alyanak'ın iki projesi vardı. Sahil Bulvarı ve Büyük Kanal. Sahil Bulvarını yapmaya başladı, denizi yavaş da olsa dolduruyordu ki 12 Eylül geldi çattı, başkanlıktan oldu. Biz de Meclis üyeliğinden.
Neyse ki her iki projeye de sonraki başkanlar sahip çıktı. Burhan Özfatura, Yüksel Çakmur, Ahmet Piriştina gibi...Ve tabii Aziz Kocaoğlu.
Alyanak'ı bu vesileyle rahmetle anıyorum.


Gökdelen projesi, direkten döndü
Buca'da Evka-1 yakınlarındaki araziye 15 katlı bina dikilmesi konusunda Buca Belediyesi İmar Komisyonu tarafından kabul edilip Meclis'e sunulan teklif, aklıselim üyeler tarafından kabul edilmedi.
Rant hayaliyle sunulan bir teklifin, Meclis'te bazı üyelerce kabul görmesi ve desteklenmesi, bir başka sorun.
İzmir, deprem kuşağında bir kent. İlçelerinin neredeyse tamamı aynı riski yaşıyor.
Hal böyle iken,rantın başını döndürdüğü zihniyet ne yapmak istiyor?
Gökdelen, Buca için lüks, Buca için riskli, Buca için akılsızca bir proje. Gökdelen, farklı zeminlerin modeli ama ne yazık ki, artık Türkiye'de terkedilmesi gereken bir inşaat tarzı.Bunda ısrar etmenin hiç bir anlamı yok.Buna izin vermek de vebaldir ve katlanılması zordur.


Kaynaklar uçuyor

Deprem, hepimizi korkuttu. 160 yıl sonra gelen en büyük felaketti bu İzmir için.
Ve insanımız, haklı olarak güvenli konutlarda yaşamak istiyor.
Tek katlı,bahçeli evlerde.
Böyle evleri Alsancak'ta, Karşıyaka'da bulması imkansız.
O da mecburen köylere yöneliyor. Daha doğrusu mahalle statüsündeki Kaynaklar, Belenbaşı, Kırklar ve Karacağaç gibi köylere. Buraları tek katlı, bahçeli taş evlerle dolu.
Arz-talep kanunu hemen devreye giriyor ve buradaki evler uçuk fiyatlara satılıyor.
Duydum ki, özellikle Kaynaklar, şimdilerde Katarlı yatırımcıların da gözdesi olmuş.Fellahlar,hiç pazarlık etmeden buradan arazi kapmak için adeta yarışıyor.
Kısacası Kaynaklar uçuyor.İzmir'in; arsası en pahalı mahallesi burası. Talep patlaması öylesine büyük ki, anlatmak imkansız.
Burada kim karlı çıkıyor, belli değil. Çünkü Kaynaklar'ın giderek bir kasaba kimliğine dönüşmesi, günün birinde bu cazibesine gölge vurabilir.
Yani bugün yüksek fiyata arsa satanlar, yarın diğer arsalarını yok fiyatına elden çıkarmak zorunda kalabilirler.

Kedi bırakma merkezi!

Kedi sayısı, bütün kısırlaştırma mücadelesine rağmen artıyor.İnsanlar, evlerinde besledikleri dışında çevresinde kedi görmek istemiyor.
Ve haliyle istenmeyen kedileri, uzaklara bırakmak için çaba sarfediyor.
Ama kedi bu. Ay ışığından,yıldızlardan evini buluyor, iki gün sonra dönüyor.
Kedi karşıtları, cazibe merkezi niyetine kedileri, Balık Hali'ne bırakmayı tercih ediyor. Balık Hali'nde her zaman balık var.Karınları doyuyor. Doyduğu için de o geleneksel huylarını gözardı edip burayı mesken ediyor.
Balık Hali'ndeki kedi bolluğunun sırrı budur,bilesiniz.


İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Kısa çöp, uzun çöple ‘Naber lan deve?’' diye maytap geçer amenna!
***
Düşeş attım yek geldi. Mercedes beklerken boz eşek geldi!
***
Kul Hakkı,Kul Hakkı dedikçe şımardı. Eee biraz da dur Hakkı!
***
Sosyal medyada boy gösterip, birbirine laf sokan akıllı tipine kısaca biz HIR-CAHİL diyoruz!
***
Karda yürüyüp izimi belli etmiyorum. Ama hanım görüntü arıyor. Ne yaparsın!
***
Dost dost diye, dost kazığını yiyip durmuyor muyuz hacı!
***
Eski sevgilisininfacebook'ta en son halini görünce '’Verilmiş sadakam varmış’ diyen var mıdır acep?
***
Köroğlu ‘Benden selam olsun Bolu Beyine’ deyip durma abi be. Vereyim telefonu, selamını kendin söyle!




 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test