Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Eksantrik bir konferans

12 Kasım 2019 - 06:16

Eksantrik bir konferansrnBilim kurulunda; herbiri profesör düzeyinde Türk, Amerikalı, İsrailli ve Filistinli bulunan "Uluslararası İsrail ve Yahudilik Çalışmaları Konferansı"nın üçüncüsü İzmir Demokrasi Üniversitesi salonlarında gerçekleşti.rnTürk,Amerikalı,İsrailli ve Filistinli çok sayıda bilim adamının katıldığı konferansın bu yılki teması"Dönüm Noktaları:Değişim ve Süreklilik İçinde Yahudilik ve İsrail" idi.rn8-9 Kasım günlerinde gerçekleşen konferans öncesinde ciddi ölçüde güvenlik tedbirlerinin alınması dikkat çekti. Bu, konferansa katılacak İsrailli konuklar içindi. Üst düzeydeki konuklar, konferansın basın tarafından izlenmesini istemediler ve gazeteciler, kibar bir şekilde salondan çıkarıldı.rnİsrail'le ve Filistin'le yaşadığımız bu kritik dönemde böyle bir konferansı ben çok önemsiyor ve cesur bir girişim olarak nitelendiriyorum.rnNitekim konferansta özellikle "Bir taraf"taki konuşmacılar, İsrail'in yapmış olduğu insan hakları ihlallerini dillendirdiler.rnKonferansın sonucunda mutabakata varılan konular da aynı idi:rn"Ülkemizin Kudüs ve Filistin sorununa göstermiş olduğu hassasiyet gereği Filistin'in Kudüs meselesi ile doğrudan ilişkili olan İsrail ve Yahudilik konusunda akademik anlamda çalışmalar yapılması gereklidir.rnBu konferans, bu gerekliliği; İsrail'in uyguladığı politikalar ve İsrail tarafından yapılan insan hakları ihlallerinin bilimsel olarak anlaşılıp tartışılması maksadıyla düzenlenmiştir.rnKonferansa, İlahiyat ve İslami İlimleri Fakültesi başta olmak üzere pek çok bölümden profesör, doçent, doktor eğitim üyeleri katılım göstermişlerdir. Katılımcılar, İsrail'in Filistin'i işgaline yönelik uyguladığı politikaları tasvip etmediklerini defaatle vurguladılar ve devletimizin bu konuda izlediği diş politikaları desteklediklerini belirttiler."rnKonferansın; İsrail Büyükelçiliği'nin kapatıldığı böyle bir döneme rastlamış olması,etkinliğe; bu ülkedeki muhalif unsurların dahil oldukları izlenimi ağır basıyor.Ve böyle bir etkinlikte İsrail ve Filistinli bilim adamlarının aynı sıralarda oturup tartışmaları da insanı şaşırtıyor.rnrnAtatürk'le ilgili bir tespitrnTürkiye'nin ilk alışveriş merkezi Ankara'daki Gima'nın zemininde küçük bir dükkanda tanıdım Cemal Işıksel'i…  O da tıpkı Cevdet Tolgay gibi; son yedi yılında Atatürk'ün yanından hiç ayrılmadı.rnBüyük kurtarıcının özel fotoğrafçısıydı Işıksel.En özel, en güzel fotoğraflarını çekmişti.rnİşte o küçük dükkanda; albüm haline getirdiği Atatürk isimli kitabını imzalayıp satıyordu.rnYıl 1971. Cemal Işıksel, 65 yaşlarında ya var ya yok. Kitabı imzalatırken kısa bir sohbet de yaptık. Merakım şuydu ve sordum:rn"Gerçek Atatürk'le fotoğraflardaki Atatürk arasında ne fark vardı?"rnHemen yanıtladı:"Atatürk, olduğundan 10 yaş büyük gösteriyordu. Yorucu bir yaşamı vardı. Uyuyamıyor, yeterince gıdasını almıyordu. Sigara çok içiyordu ve kafasında hep bir şeyler yapma arzusu vardı. Beyni, bedenini bile yoruyordu. Biz çok genç yaşımıza rağmen onun temposuna ayak uydurmakta zorlanıyorduk.Evet, Atatürk olduğundan 10 yaş büyük gösteriyordu ve O da bunun farkındaydı."rnrnAjda'nın Londra seferlerirnAjda Pekkan, yılda bir kaç kez Londra'ya gider ve kent merkezindeki; geceliği 800 pound olan Savoy Oteli'nde kalır.rnGeldiğini duyan Türkler, otele koşarlar. Ve yılların sanatçısını etkinliklerine davet ederler. 75 yaşındaki Ajda'yı manken diye podyuma çıkarırlar.rnSanatçımız, gazetecilerin de katıldığı dost sohbetlerinde, Türkiye'de her şeyin yolunda gittiğini, hapishanelerde gazeteci olmadığını, olanların da aslında terörist olduğunu anlatır ve ülkesine döner.rnOtel masrafları da Ankara'ya fatura edilir.rnBen, görüp de anlatanların yalancısıyım; Tanıtma Fonu diye bir fon var ya, muhtemel ki bu masraflar o fondan karşılanıyordur.rnrnO levharnKültürpark'ın Lozan Kapısı girişinde Ahmet Piriştina'nın bir fotoğrafı ve yanında da "İzmir Fuarlar kenti olacaktır" yazısı var.rnBunu; kendisine vefa borcu olduğunu her sevile ile ifade eden Aziz Kocaoğlu astı.rnO söz, İzmir'de hiç bir projeyi başlatmayan, başlamış projeleri de hakkıyla tamamlamayan Piriştina'ya değil İsmet İnönü'ye aittir.rnPiriştina,mahallemin çocuğuydu.Akıllı, iş bitiren, ilişkileri iyi tutan bir adamdı, okey.rnAma İzmir'de yanlışları çok oldu. İzmirli müteahhitlerle çalışmadı.Medya ile ilişkilerde; hiç de tasvip edilmeyen bir gelenek başlattı.Aleyhine yazan gazeteciyi bir telefonla kapı önüne koydururdu. Sırf bu başlattığı geleneğe güvenerek.rnNevzat, Bülent... Daha kimleri sayayım ki?rnOnun için Fuar'ın girişine asılan o levha, kaldırılmayı hak ediyor. Yakın dostları, Kocaoğlu'nu "Kaldır" diye çok uyardı ama o, "Kaldırırsam dünyayı başıma yıkarlar" diye karşılık verdi.rnMadem Fuar yenileniyor, işe bu levhadan başlansa ne iyi olur.rnrnİbrahim Ormancı-Duvar YazısırnCebi biraz para gördü ya. Aklı bir kuruş havada o yüzden !.rn***rnDerdini söylemeyen derman bulamaz derler ya. İnanmayın külliyen yalan. Ben birbirini seven ve sayan insanların yaşadığı mutlu bir ülke istiyorum. Hani ?rn***rnBir çiçekle bahar olmaz diyen çapkın erkek;karşındaki bir böcekle de ömür geçmez deyiverir apışıp kalırsın yeminle !..rn***rnKadınlar Yıldız Tilbe’nin ‘’ Çabuk olalım aşkım ‘’ şarkısını söylemeye bayılır ama bir türlü çabuk olup da giyinmesini bilemezler gözüm ya !....rn***rnKimi kadın ruh ikizini bulur, kimi kadın ruh öküzünü. Kimisi de ruhsuzun tekine toslar. Mukadderat işte !..rn***rnYazın yediğin hurmalar, kışın seni tırmalar. Hurmayı kredi kartıyla alırsan olacağı da bu hacım !.rn***rnSinemada yanındaki koltuktaki adama dönüp ‘’Ben bu filmi görmüştüm, katil uşak ‘’ dedi. Adam sakince  ‘’ Yok hayır uşak değil benim. Birazdan seni öldüreceğim ya‘’ yanıtını verdi !...rnrn 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum