Reklam
Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

[email protected]

Dökülen kurumlar

27 Şubat 2021 - 07:35

Dökülen kurumlar

Devletin, kendi ekonomik stratejisi çerçevesinde öne sürdüğü kurumlar vardır.

Bu kurumlar, salt devleti temsil eder.

Vatandaş, onun icraatından devleti okur.

Geçmişe ait örnekler var;

Jandarma, adliye, tapu, gümrük gibi.

Her birinde ; yasaları uyguladığı sanılan başına buyruk bir yönetim algısı oluşurdu vatandaşta.

Güven duygusu kimsenin aklına bile gelmezdi.

Bu kurumlar, münferit uygulamalarıyla; aslında devletin altını oydular yıllarca.

Uyanmalar oldu, düzenlemeler oldu vs.

Rüşvetsiz işlemeyen bu kurumlardan bazıları, teknolojik yöntemler kullanılarak kontrol altına alındı ama acaba başarılı oldu mu?

Bugün, gündeme “dökülenler” grubu olarak başka kurumlar katılıyor.

Adliye, bu grubun çokça örneğinin yaşandığı ama kendi içinde bir türlü temizlik yapmayı başaramamış bir kurum.

Sebepleri var. Anlatması uzun.


Milli Eğitim,”Kararsız Kasım” misali, ne yapmaya karar verememiş bir kurum görünümünde ve böyle görünmeyi de seviyor sanki.

Kimse Türkiye'de Milli Eğitim Kurumu adına onu anlatacak bir sağlam cümle kurma becerisine sahip değildir, olamaz da.

PTT'yi ciddi olarak eleştiriyoruz.

Bir mektup yazıyorsunuz. Para verip üstüne pul yapıştırıyorlar.

Bir aşk mektubu olabilir, sırrınızı paylaştığınız bir mektup olabilir, hayati bir önem taşıyan mektup olabilir.

Yerine varmıyor, bir yerlerde bırakılıp, birilerinin eline geçip okunuyor.

Var mı böyle bir şey?

Sistemi savunmak, çözümden daha önemli değildir.

Polisi, belediyesi, saymakla bitmeyecek kurumları, devletin altını kazmak için adeta yarışıyor.

Bu devlet, nasıl bir güçlü devlet ki; buna rağmen hala ayakta durabiliyor.

İşte tahlil edilmesi gereken bu…

 

Gazetelerin zor yılları

Latin harflerine geçişimiz 1928 yılıdır.

O yıllarda gazeteler yayınlanırken; sayfanın yarısını Osmanlıca, yarısını da Latin harfleriyle düzenlerdi.

Milleti alıştırmanın tek yolu buydu.

Ama zor işti.

Önce gazeteler, kendi personelini bu altyapıya hazırlayacak, sonra da hizmet alanına süreceklerdi.

İşte Cumhuriyet'le yaşıt Cumhuriyet Gazetesi'nin, 31 Teşrinievvvel 1928, eski takvimle 17 Cemazievvel 1317 tarihli sayısının birinci sayfası.

Cumhuriyetimizin 5'inci yılı coşkuyla kutlanıyor. Solda kutlama haberlerine geniş yer verilmiş. Hem de Latin harfleriyle. Sağ tarafta da geleneksel yazı kullanılmış,yani Osmanlıca…

Gazetenin tamamı böyle.

Vatandaş, alıştırılmış ama kolay da olmamış.

Cumhuriyet'in ve o yıllarda yayınlanan gazetelerin bu gayreti asla inkar edilemez.
Karaçam Göleti'nin yeni görevi

Bornova kırsalına yaptırılan Karaçam Göleti, tarımsal sarazilerin sulanması amacıyla planlanmışken ve tam da bu amaçla kullanıma sunulmak üzereyken, statü değiştirdi ve gölet suyu, filtrelenerek İZSU'nun su dağıtım sistemine bağlandı.,

Bereket, yöre çiftçisi su sıkıntısı çekmiyor. Göletin bu yeni statüsü tepkilere yol açabilecekken beklenen olmadı. Zaten bölgede İZSU kaynaklarının yetersizliği gündemde.

Sonuç, geçici olarak Karaçam Göleti, İZSU'ya hizmet ediyor.

Gelecekte ne olur, Allah kerim.

Özel veterinerlere gün doğdu

Hayvanları korumaya yönelik yasalar çıktıkça; Türkiye'de, tıpkı dünyada olduğu gibi hayvan sevgisi giderek artar oldu.

Bu kanunlar, aslında hayvanseverlerin de özgürlüğüne hizmet ediyor.

Şöyle açıklayayım, hayvansever ,her halukarda bu savunduğu değerleri, kanunla daha serbest bir şekilde yapıyor. Biri bir hayvana kötü muamele mi etti, hesabını soruyor, hayvanına yan bakanın hayatını karartıyor…

Yasa, yeni bir düzenleme ile güçlenecek.

Ama bu çerçevede sayıları giderek artan özel veteriner hekimliği klinikleri de ; belediyelerin, bürokrasi yüzünden ulaşamadıkları veteriner ilaçlarına daha kolay ulaşıp, kendi aralarında fiyat belirlemeleriyle büyük rant sağlıyorlar.

Bu, beş-altı yıllık bir konu. Ve bu veteriner klinikleri, uzman hekim çalıştırmadıkları için avantajlı durumda.

Her istenen hizmeti şu veya bu şekilde veriyorlar ama rantı da yönetmeyi ihmal etmiyorlar.

Bu arada polisin “Haydi” adı altında “Hayvan Durum İzleme” birimi olduğunu öğrendim. Ama içeriğini araştırıyorum. Gördüğüm o ki, havalı araçları var ve bir şey yaptıkları da ortada.

Ama bu nedir, doğrusu bilmiyorum.

Dilerim, iyi bir şeydir.

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Atın ölümü arpadan olsun. Maganda kurşunundan değil!

***

Geçmişte erkeklere verdikleri randevulara gelmeyen bir kadını bugün yapayalnız görünce içimden ''Ektiklerini biçiyorsun kızım '' diyesim geldi!

***

Acı ömrü uzatıyormuş. Halbuki ben bu denli acıyla biran önce mevta olurum sanıyordum!

***

Rüyada bülbül görmek hayırlı evlatla yorumlanırmış. Eyvah. Marmara çırası gibi yandım. Ben rüyamda akbaba görüp duruyorum da!

***

Cüzdan gibi cep telefonları bu yıl piyasaya çıkacakmış. Yani cüzdanları hazırlayın bakalım demek istiyorlar herhalde!

***

Bakanımız açıklamış. Ekmeğe zam yok. Doğru, zam yok güncelleme var canım!

***

Sevgi karın doyurmaz derlerdi de inanmazdım. Sevgi ile evlendim. Hakikaten, bir yumurta bile çakmasını bilmiyor yahu!

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test