Depremin iyisi kötüsü
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Depremin iyisi kötüsü

10 Ağustos 2019 - 06:24

Depremin iyisi kötüsü
Madem Ege'de yaşıyoruz; deprem gündemimize sık sık girecek.
Ona alışmak, onunla geçinmek zorundayız.
Almamız gereken önlemler, onun bize hiç acımayacağı gerçeğini bilmek ayrı bir konu. Ayrı ama asıl konu.
Geçtiğimiz günlerde yine böyle bir deneyim yaşadık.
Sosyal medyanın var oluşundan beri, pek çok konu gibi deprem de insanoğlunun nasıl tepki verebileceği hakkında ilginç örnekler sunuyor.
Yine böyle oldu. Açık alanda bulunduğumuz için depremi farketmedik ama yaşayanlardan anında öğrendik.
İşte o an, sosyal medya kahramanları geliyor insanın aklına.Çok değil, yarım dakika sonra nasıl tepki vermişler diye:
"Fena sallandık"
"Kötü sallandık"
"Felaket sallandık"
"Evimin altından sanırsın tren geçti"
Ve tabii depremin merkez üssünün açıklanmasından şiddetine kadar anında bilgilendirme.
Ama bir de:
"İyi sallandık"
Evet, "İyi sallandık"diye paylaşanlar oldu. Hem de haylice.
Anladım ki, onlar depreme daha tevekkülle bakıyor.Belki hafiften keyif de aldılar, beşik gibi sallanırken.
Sosyal medyanın bu kesimi sizi asla panikletmez, bilesiniz.
Onların "İyi sallandık"diyerek verdikleri mesajı da almamız gerektiğine inanıyorum.
 
"Açık Kapı"lar kapanıyor
Hükümetin güzel bir projesiydi "Açık Kapı"
Bürokraside tıkanan işlemler, bu kapı sayesinde açılacak, vatandaş dertten kurtulacaktı.
Beklenti böyleydi ama uygulamada öyle olmadı.
Kaymakamlıklar bünyesinde oluşturulan "Açık Kapı"larda kısa zamanda eğitilen deneyimli personel görev yapıyordu ve bakın sonra ne oldu.
Diyelim ki, vatandaş, belediyeden işletme ya da oturma ruhsatını alamıyor. Hak etmiş durumda ama zorluk çıkarıyorlar.Açık Kapı'ya başvurduğunda buradaki görevli o belediyeye yazı yazıyor ve nedenini soruyor. Belediye de cevaben yazdığı yazıda "Gereken yapılacaktır" diyor.Bu cevap nedense yeterli sayılıyor. Vatandaşın dosyası kapanıyor.
Bu mu "Açık Kapı"dan beklenen?
Nerede yaptırım?
Açık Kapı, en büyük mülki amir bünyesinde oluşturuluyor. Diyecek ki belediyeye:
"Bize gerekçeleri delilleriyle sunun. Aksı halde vatandaşı daha fazla bekletmeyin"
Yine direniyorsa karşı taraf; hemen idari ve hukuksal işlem başlatılıyor.
Rüşvetin daniskası yaşanıyor bu ülkede.
Eğer "Açık Kapı"lar adam gibi çalıştırılsaydı rüşvetin beli kırılacaktı.
Yapmadılar.
Şimdi Açık Kapı uygulamasını göremiyorum. Muhtemel ki kaldırdılar.

Raylı sistemin dilencileri
İzban ve Metro istasyonlarında sık sık dilenmenin yasak olduğu ilan edilir ve dilencilere para vermedikleri için yolculara teşekkür yağdırılır.
Ama dilenmenin ve dilencilerin önüne bir türlü geçilemez.
Dilenci izlemek, dilenen birinin duygu sömürüsüne maruz kalmak hiç de hoş değil.İzban'da tam tamına altı yıldır, bir hastalık icat edip tedavi için para toplayan adam var. Kimse engel olamıyor. Kimse bu adam "uydurukçu" diyemiyor. O da meydanı boş bulmuşçasına icra-i sanat eyliyor.
İstasyon girişlerinde müzik yapan gençlere dokunulmasından yana değilim. Onlar renk veriyor ortama. Ama yaptıkları müzik biraz elekten geçirilmeli gibi.
Venedik'te Santa Luçia Tren İstasyonu'nda dünyanın belki de en önemli örneklerinden biri yaşanıyor. Burada müzik yapacak olan hippiler, bir müzik kurulu tarafından sınavdan geçirildikten sonra çalışmalarına izin veriliyor.
Bu, bizde de yapılabilir.
Ama acil yapılacak şey, devletin kurduğu sistem sayesinde olmaması gereken dilenciliğin raylı sistemden kazınmasıdır.
 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum