Demiryoluna özlem
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Demiryoluna özlem

11 Temmuz 2019 - 06:10

Demiryoluna özlem
Kitap yazmak, doğum sancısına benzer.Ortaya ne çıkacağını bazen kestiremezsiniz.Zorlandığınız, tereddüt ettiğiniz veya çokça umutlandığınız anlar olabilir.
Heyamola Yayınları, bize bu heyecanı bir kez daha yaşattı. Son 12 yılda A4 boyutunda toplam sayfa sayısı 3000'i bulan kitaplar yazmış biri olarak son kitabım "Bir Kara Tren Efsanesi-ALSANCAK-BUCA-ALSANCAK"bendeki bu heyecanı adeta doruğa taşıdı.
"İzmirim" serisi kitaplarının sayısı bu kez 16 ve bütün yazar dostlarımın, semtlerini konu alan kitaplarını yazarken de benzer heyecan içinde olduklarını gözledim.
Ortaya nasıl bir şey çıkardım; bunu okuyucularım söyleyecek. Kitap, Osmanlı'nın ilk banliyö hattının kurulmasını anlatıyor. 1872 yılında bitirilen bu projenin kahramanı olan Levantenlerin uyum içinde çalışmaları, bu tren hattının Buca ile Alsancak arasında çalışır olması, Buca'nın sosyal ve ekonomik yaşamına büyük katkı sağlamıştır.
Bir Bucalı olarak ve dahi bir Demiryolcu çocuğu olarak kara trene binerek bu hatta yıllarca yolculuk yapmanın keyfini tattım. Gerçekten çok güzeldi.
DDY, şimdi bu özlemin farkına varmış olacak ki, buharlı lokomotifleri ambarlardan çıkararak birer ikişer onarıyor ve çalışır hale getiriyor.Kulağıma geldiğine göre, daha modern vagonlarda, ama mutlaka buharlı lokomotiflerin çekeceği trenlerle nostaljik turlar düzenleyecek Demir Yolları.Büyük ilgi göreceğinden hiç şüphem yok.
Demiryolu trenlerine ilginin şimdilerde az olduğunu görüyor ama bu tür özendirmelerle artacağına inanıyorum.
Her şeye rağmen tren yolculuğu en konforlu, en sağlıklı ve güvenli yolculuktur.Alsancak ve Basmane Garları, eski yoğunluklarını yaşıyor olmasa da bu güzellikleri sunmaya devam ediyor.
Kitabımın bu özendirmeye katkı sağlamasını o kadar diliyorum ki...


Dertlerini anlayabilsek
Çakma gazeteciler...
Çapsız politikacılar...
Becerisi kendinden menkul yöneticiler...
Ve de "gamlı baykuş" olmaya heveslenenler...
El ele verdiler, tam tamına bir haftadır Işılay Saygın'ı öldürmek için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar.
Bu nasıl bir psikolojidir, bu nasıl bir hırs ve hezeyandır. Bu nasıl bir yaşam düşmanlığıdır.
Şu kadar tıklanırsa Facebook para veriyormuş hesabını yapanlar bile var bu yalancılar, uydurucular ve kafa karıştıranlar kervanında.
Türk siyasetinin anıt isimlerinden Işılay Hanım, elbette ciddi bir sağlık sorunu yaşıyor ama yaşıyorken öldürmek niye?
Dedim ya; çakma gazeteciler, çapsız politikacılar, becerisi kendinden menkul yöneticiler ve gamlı baykuşlar.
Onları tarih asla affetmeyecek.
Işılay Hanım'ın yaşadığını belirten paylaşım metnine "Allah rahmet eylesin" diye yorum gönderen geri zekalılar bile var.
Bunların dertleri nedir, bir anlayabilsek.


Uyanıklar
Trafikte alınan her önlem, can güvenliği içindir.
Yürürlüğe konulan her uygulama, ihtiyaç doğduğu için oluşmuştur.
Her yıl, yeni yeni kurallar getiriliyor.
Ama bir şey unutuluyor:
Uyanıklar.
Uyanıkları pes ettirecek bir uygulama ne yazık ki, henüz görülmedi.
Pazar akşamları, sayfiye yerlerini İzmir merkeze bağlayan otoyollar, trafik bakımından çok sıkışır ve konvoy oluşur.
Sürücüler, gıdım gıdım gider bu yollarda. Amaçları bir an önce evlerine varmak.
Kurallara uyan sürücüler için bu zor ama güvenli seyrediş, bir anda onların da keyfini kaçırır.
Çünkü flaşörlerini yakan bir takım araçlar, emniyet şeridi içinde hızla giderek onları sağlarlar ve önlerine geçerler.Amaçlarına ulaştıklarında flaşörleri yani dörtlüleri söndürürler.Çünkü ekiplere yakalanma riskleri vardır.
Bu uyanıklara karşı etkin yöntemler geliştirilmedikçe her yeni uygulama, dibi delik kovaya benzer.
Trafiği ihlal etmeyi yaşam tarzı benimsemiş tipler vardır. Biz onlara maganda diyoruz. Bunlar, soft maganda sınıfına girerler ve sayıları da gittikçe artmaktadır. Biline.


Al sana Amerika
Amerikan Başkanı Trump, geçen yıl Rahip Brunson krizinde Türkiye'ye karşı ciddi bir tavır takındı.
Bu tavır, bizim büyüklerimizden büyük tepki gördü. Ülke ekonomik krize girdi vs.
Ama asıl tepkiyi TRT kurumu verdi. 20 yıldır pazar sabahları TRT 1 ekranlarında sunulan western filmleri gösterimden kaldırıldı.Halk arasında kovboy filmi de denen bu filmlerin, özellikle eski kuşak tarafından keyifle izlendiği bilinir.
Ama madem Trump bize böyle yaptı, bizim de Amerikan kültürünü yansıdan böyle filmleri göstermemiz doğru olmaz.
TRT, böyle dedi ve 20 yıllık geleneği bozdu, "Al sana Amerika. Bu da kapak olsun" dedi.
Trump'ın bir gün uykuları kaçarsa; biliniz ki sorumlusu TRT'dir.

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları
Bin kulunu çok sevdim Allahım. Biri bile beni sevmiyor !..
***
Her şeye RIZA gösteren insanlarda, mutlaka bir ARIZA vardır !...
***
Ağlarsa anam ağlar deyip duruyoruz. O kadının hiç gülmeye hakkı yok mu lan vicdansız?
***
Bir çeyrek altın olmuş 410 TL. Düğün mevsiminde , dünya turuna çıkmak daha ekonomik, daha akıllıca!...
***
Çıkamadık açık alınla on yılda her kaostan; On yılda on beş milyon mağdur yarattık her yaştan !..
***
Buraları eskiden DUTLUK idi. Ondan şimdi DUT yemiş bülbül gibiyim hani !...
***
Umut fakirin ekmeği, palamut zenginin mezesi !...
***
Eskiden benim için KIL diyorlardı. Evlendim artık KILIBIK diyorlar !.
 


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum