Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Dank edince

21 Mart 2020 - 07:19

Dank edince

Üreten bir toplumdan tüketen bir topluma dönüştürüldük.
Oysa bu ülke, 1960'lı, 1970'li yıllarda dünyada kendi kendine yeten yedi ülkeden biriydi.
Bütün kapıları kapasak bütün ihtiyacımızı karşılayacak kaynaklara sahiptik.
Tıkır tıkır işleyen bir tarım sistemi, tıkır tıkır işleyen bir sanayimiz vardı.Buğdayından incirine, pamuğundan şeker pancarına yetiştirdiğimizi bize yettiği gibi ihraç da edebiliyorduk.
Ancak kooperatifleşme konusundaki zafiyetimiz nedeniyle ürünü pahalıya mal edip ucuza satıyorduk. Çiftçiyi ayakta tutmanın tek yolu ona mazotu ucuza satmak, ürünü karşılığında prim ödemekti. Kredileri ucuza vermek, vadesini uzatmak, hükumet programlarının vazgeçilmezleriydi.
Pancar üretiyorduk, şeker fabrikalarımız vardı. Şeker pancarı işlendikten sonra kalan ve melas adı verilen kısmından alkol üretiyorduk. Söke ve Adana Çukurova, pamuk tarlalarından geçilmiyordu. Söke'nin pamuk üreticileri, kazançlarından kurdukları otellerle Kuşadası'nı bir turizm merkezi haline getirdiler.
Tütün, geniş kitlelerin geçim kaynağıydı. Devlet, en kalitesiz tütünü bile alır, ona göre parasını öder ve o tütünü yakardı.
İşsizlik daha azdı ve herkes üretmenin zevkini tadardı.
Sonra ne oldu?
Çin ve Hindistan bize ucuza pamuk ipliği satmaya başladı. Rusya'dan yarı fiyatına buğday gelmeye başladı.Meksika, 10 liraya mal ettiğimiz mısırı beş liraya teslim etti. Hükümetler, zeytin ağacı dikimine kota uygulamaya başladı.Zeytinyağı bile ithal ettik. Soğan, ceviz, patates ithal eden ülke olduk.
Uzatmak mümkün.
Ama bugün Corona dolayısıyla; gereksiz bir alışveriş paniği yaşıyoruz ve bunun nedenini de üretici bir toplum olmamamıza bağlıyoruz.
Bu süreç, aslında bizim üretim toplumuna dönüş fırsatımız olmalıdır. Alacağımız en büyük ders bu olduğunda Türkiye, yine kendine yeten üç-beş ülkeden biri haline gelir.


Başarının sırrı

İstanbul hariç yüksek nüfuslu belediyeler arasında en başarılı 20 belediye başkanı yapılan bir araştırma ile belirlenmiş. Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç, bu listede 13. sırada.
Buca 550 bin nüfuslu bir kent. Kozmopolit bir yapısı var ve sanayisi, fabrikası, istihdam yaratacak geniş imkanları olmamasına rağmen çok göç alan, her göç alışında yeni sorunlar yaşayan bir ilçe.
Bu ilçeyi idare etmek kolay değil.
Öyle oldu. Geçmişte kötü yönettiler ve belediyeyi adeta talan ettiler.
Erhan Kılıç bir enkaz devraldı. Hem de cesaretle.Belediyeyi bir yıldır; enkaz devraldığını hissettirmeden yönetiyor.
Başarısının sırrı bu.
700 milyon liralık borçla devraldığı belediyede işçi maaşlarını neredeyse kendi cebinden ödeyecekti.
Kaynak için belediyenin iki değerli taşınmazı olan benzin istasyonlarını satacaktı, askıya aldı.Kaynağı bilinen baskılarla çalışıyor ama çarkı döndürüyor.
Biraz daha zamana ihtiyacı var. Düze çıkması, bir iki yılı bulur.
Onun başarılı bulunması bu yüzden tesadüfi değildir diye düşünüyorum.
Zoru başarmak bence ödüllendirilmeli. Nitekim öyle olmuş.


Görünmez kaza

Hepimizin gözardı ettiği ve hiç aklına getirmediği bir şey.
Klimaların dış ünitelerinin yerinden kopup kafamıza düşmesi.
Şükür kafaya düşmedi ama böyle bir olay, şair ve besteci, ayrıca ünlü matematikçi Mustafa Töngemen'in evinde meydana geldi. Dübelleri yerinden kopan bir dış ünite büyük gürültü ile bahçe duvarının parmaklıkları üzerine düşüp saplandı. Kimsenin canı yanmadı.
Bu olay, klimaların da böyle tehlikeler yaratabileceği gerçeğini aklımıza getirdi.
Görünmez kazalara aman dikkat.
Bu arada Mustafa Töngemen'le ilgili gurur verici bir haberi ileteyim. Töngemen bir matematik öğretmeni ve İtalyan matematikçi GianfrancascoMalfatti'nin 1803 yılında ortaya attığı matematik sorusunu 205 yıl sonra çözmeyi başaran bir bilim adamı.Bununla ilgili yazdığı kitabı da tamamlayarak geçen günlerde bastırdı. Her matematikçinin ve matematikle ilgilenen ilgisini çekecek bir kitap bu.
Resimaltları
 

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Mustafa Töngemen, 2015 yıl sonra çözdüğü soru hakkında bilgi veriyor.
İşte görünmez kazanın fotoğrafı.

Müziği çok sevin. Size SONAT SEVİCİ desinler!
***
Kadınlar duygusal olayları erkeklerden daha iyi anımsıyormuş yani unutmuyormuş. Biz erkekler de unutmuyoruz amasalağa yatıyoruz el mecbur!
***
Bazı kadınlar elinin hamuruyla erkek işine karışamazlar. Çünkü hamur işi yapmayı bilmezler!
***
Bazen soruyorum da kendi kendime ''Sanal alemin derdi seni mi gerdi? ''  diye
***
Bir tas kelle paça çorbası 15 liraysa vatandaş nasıl paçayı kurtarsın birader?
***
Çoban olmamak için okudu. İş  bulmak için  elini aldığı gazetede '' Çobanların maaşı en az 5 bin  lira . Ama piyasada çoban yok'' haberini  okudu !
***
Ülkemizde bilim yok  ''Nebiliiiim'' var yalan mı  !
 
***
Konuyu anlamadın ya… Sen SIĞ ben SELAMET !




 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum