Reklam
Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

[email protected]

Büyük yanlış

17 Nisan 2020 - 07:08

Büyük yanlış

Bazı belediyeler, caddeleri, sokakları, çöp konteynerlerini dezenfekte ediyorlar.
Çevre Mühendisleri Odası da defalarca uyarıyor:
"Yanlış yapıyorsunuz."
Evet, yanlış yapıyorlar. Çünkü kendine buyruk hareket ediyorlar, görüş, fikir almıyorlar. Gerek duymuyorlar.
Çevre uzmanları, böyle bir ilaçlamanın yanlışlığını öne sürerken şu bilgilendirmeyi yapıyor:
"Sokaklara, caddelere, konteynerlere sıktığınız ilaç, doğaya zarar veriyor. Böcek türünü yok ediyor. O böceklerin önemli bir kısmı doğanın dengesini koruyor. İkincisi, bu zehirli ilaç yüzünden sokak hayvanları zehirleniyor, ya da hastalanıyor. Onların bu aşamada sahipleri de yok."
Böcek popülasyonu yok oluyor, hayvanlar risk altında. Ve en önemlisi; sokağı ilaçlamanın dezenfekte açısından hiç bir hikmeti harbiyesi yok. Çünkü etkisini hemen kaybediyor.
Çalışmaların iyi niyetle yapıldığına şüphe yok. Ama çevre uzmanlarından fikir ve görüş alarakbuna gerek duymayanlar da var.
Gelin, bu yanlıştan dönün. İşin vehametini hayvanseverler farkedinceye kadar da çevrecilerle paslaşmadan bir şey yapmayın.

Çarklar dönsün mi, dönmesin mi?

Bazı aklı evveller şu günlerde "Çarklar dursun" diye yırtınıyor.
Yani üretim yapılmasın, fabrikalar kapansın.
Onu istiyorlar.
Ama aynı beyzadeler, sağlıkçıların çalışmayı sürdürmesini, hastanelerin açık kalmasını da şart koşuyorlar.
Zor sürecin tipik bir hezeyanıdır bu.
Ama üretim olmazsa ne yapacağız?Fabrikalar durursa, onca insan ne yiyecek, ne içecek?
Hepsi değil ama çoğu fabrika, akıllı üretim makinalarıyla çalışıyor. Alınacak sıkı önlemlerle Korona'ya karşı maksimum koruma sağlanabilir.Kritik üretim alanlarında sağlıkçı bulundurulabilir. Her çalışan, içeriye kontrollü olarak girebilir. Mesafe korunur, hijyen en üst düzeyde oluşturulur.
Bunu Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaşar da ifade ediyor. Yaşar, "Çarklar dönmeli, üretim durmamalı, ihracat aksamamalıdır" diyor.
20-65 yaş arası insanımız, ciddi biçimde korunursa ve kendini güvence altında hissederse; çarkın bir şekilde döndürülmesine destek verecektir gibi görünüyor.
Maske satışının yasaklandığı böyle günlerde yaşanan sıkıntı bile çarkın dönmesi taleplerini gölgelemeye yeter.
Dönmesin diyenler ise bu önemli detayı gözardı etmemeli.

Dezavantajlı bölgeler

Son bir yıldır duyduğum bir tabir bu:
Dezavantajlı bölgeler.
Özellikle kentlerde varoşların önemli bölümü böyle tanımlanıyor.
Suç oranının çok olduğu, bunun temelinde yatan işsizliğin tavan yaptığı, yoğun göç almış mahalleler bunlar.
Örnek:Konak'ta Kuruçay, Buca'da Gediz vs.
Keza Romanların yaşadığı mahalleler de dezavantajlı bölgeler kategorisinde yer alıyor.
Devleti en çok yoran bölgeler bunlar. Devlet, buranın güvenliğini, takviye edilmiş ekiplerle sağlıyor ve sosyal yardımlaşma fonundan en çok bu bölgelere önem veriyor.
Ama işsizlik bir türlü önlenemediği için de fasit daire kendini koruyor.
Özellikle kapkaççılar ve dolandırıcıların serbest bırakılmasıyla, bu bölgelerde ikamet ettikleri için devletin yükü daha da artacağa benziyor.
Suriyeli sığınmacılar da nedense bu kitlenin sosyoekonomik statüsünü daha da altüst eden bir tablo çizerek, dezavantajlı bölgeler tanımının adeta altına çizgi çekiyorlar.
Her şeyin başı iş,aş.Bunlar olmazsa umulanlar da gerçekleşemiyor.
Bence dezavantajlı bölgeler tanımının sıkça söyleniyor olması, bir farkındalığın da eseridir.Bu farkındalık, yeni hizmet projeleriyle revize edilebilirse "sosyal devlet" kavramının bütün kurallarının eşit uygulandığı bir ülke özlemi, gündemimizden çıkar.

Prostata çare

Sosyal medyada; erkeklerin ezeli derdi prostata çare bulunduğuna dair her gün onlarca paylaşım yayılıyor.
Prostat, bildiğim kadarıyla söyleyeyim; ilacın ulaşıp etki yapmakta çok zorlandığı bir bölgede kendine özgü bir organ olduğu için, hasarlı durumlarda tedavisi kolay olmayan bir dert.
Ama birileri çıkıyor, otlarla, çer-çöple iyileştirdiğini iddia ediyor.
Bu gruba, ne yazık ki; kendisi kalp uzmanı olan Prof.Dr. Canan Karatay da katıldı. Karatay, dereotu ile prostatı çözdüğünü yayıyor sosyal medyada. Ya da onun adını kullanan birileri.
Başkaları da başkabaşka bitkilerle ya da karışımlarla prostatı şıp diye iyileştiriyor.
Televizyon kanallarında bu tür yayınlar yasaklanmıştı. Şimdi ne yazık ki; yurt dışı kaynaklı kanallar, yine bir şeyler zırvalayıp ceplerini dolduruyor.
İnsanımız da onlara inanıyor.
Modern tıp, prostat için elindeki kozu sonuna kadar kullanacak iradeye sahipken böyle zırva iddialara inanmanın ne zamanı ne de böyle bir şeye gerek var.
Hastaneye korona dışında gitmenin kısıtlı olduğu şu günlerde meydanı boş bulanlara fırsat vermeyelim.


 

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Coronavirüsünden koruyan muska satışları başlamış. Muskayı alanlara yanında IQ testi de bedava olsun!
***
Hiçbir zaman KALBURÜSTÜ bir insan olmadım. Bir ara nalburun üstündeki dairede oturmuştum o ayrı!
***
Paran kadar değil, sosyal mesafen kadar konuş Türkiye!
***
Niye her krizde öpülen vatandaş oluyor? Coronavirüs var vallahi bu kez öptürmem!
***
Evin içinde uyuşuk olan sıfatım, virüs günlerinde, market alışverişine ben gittiğim için kahramana dönüşüverdi !
***
Gamzedeyim deva bulmam. Bir gariban emekliyim asla ay sonunu bulamam !.
***
Irmağının akışına ölüremTürkiyem de, sosyal mesafene ve izolasyona dikkat et. Niyazi olmayalım!
***
Hanım daha önce kendisini dinlemediğimden şikayetçiydi. Evde mahsur kalınca, ben uyuyamamaktan şikayetçiyim. Eee hanım sürekli konuşunca uyku gelmiyor haliyle !


 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test