Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

tayfurgocmenoglu@gmail.com

Bu da 25 yıl sonra

24 Temmuz 2020 - 07:13

Bu da 25 yıl sonra

Geçen köşemdeki bir yazımda; Cengiz Bulut'a devletten 17 yıl sonra bir yazı aldığını, devletin bu hantal yapısının insanları tedirgin ettiğini aktarmıştım.
Meğer N.E., böyle bir yazıyı 25 yıl sonra almış.
N.E., bir Avrupa ülkesinde doğmuş, Türkiye'ye yerleşmiş. Çifte vatandaşlık hakkına sahip.Buca'da 25 yıl önce tapulu bir arsa satın alıp üstüne ev yapmış.
Bu evde ailece uzun yıllar mutlulukla yaşamışlar.
Ve 25 yıl sonra N.E.'ye bir yazı gelmiş. O gün evde olmadıkları için dağıtımcı, kendine ait yazıyla birlikte başkalarına ait bir tomar bildiriyi evinin posta kutusuna bırakıp resmen "toz olmuş."
R.E.'ye Balçova'dan gönderilen yazıda; evini inşa ettiği arsanın 100 metrekaresinin Hazine'ye ait olduğu belirtiliyormuş ve kendisinden yüklüce bir para talep ediliyormuş.Bunun için de Konak Kaymakamlığı'na başvurması gerekiyormuş.
Yazı Balçova'dan postalanıyor, arsa Buca'da, N.E.'yi bekleyen makam da Konak Kaymakamlığı.
Hayret ki ne hayret.
N.E."Lahavle" çekip Konak Kaymakamlığı'na gitmiş, ilgili birime çıkmış, kendisine yanlışlıkla bırakılan diğer gönderileri de karşısındaki memura vermeye kalktığında adam, düğmeye basmış, odası güvenlikçilerle dolmuş:
"Nerede buldun bu kadar gönderiyi?"
"Sen kimsin?"
"Ne iş yaparsın?"
N.E. bakmış ki pabuç pahalı, diklenmiş:
"Siz bana bu yanlışı yapanı bulmadan şuradan şuraya gitmem. Bunca kağıdı yırtıp atacağıma size geldim. Bana takındığınız şu tavra bakın."
Önce güvenlikçiler odadan gönderilmiş, sonra da demişler ki N.E'ye:
"Sen al bu belgeleri Çevre Müdürlüğü'ne git.Derdini bir de onlar dinlesin."
Söyleneni yapan N.E. Çevre Müdürlüğü'ne gittiğinde daha girişte kendini ilk karşılayan personele "Bana bunun yetkilisini çağır" diye direnmiş.
Sakinleştirmişler, yetkiliye çıkarmışlar.
Aynı isteğini ona da iletmiş:
"Ben, bu yanlışı yapanı bulmanızı istiyorum.Buna da hakkım var"
Ama burası Türkiye.
Çay kahve sunmuşlar. Yatıştırmışlar bizimkini.Arap saçına döndürdükleri bir işlemin sorumlusu olmaktan kaçarcasına "Sen cezanı öde. Bu iş burada kapansın" demişler.
N.E. cezayı ödemiş ama hala şu hatayı yapan memuru merak ediyor.
Tıpkı benim gibi.

Bravo gençler!

Türkiye'de uzay araştırmalarını teşvik amacıyla kurulan ve her yıl çeşitli yarışmalar düzenleyen Teknofest, iki yıldır roket konusu üzerine yoğunlaştı. Dünyanın çeşitli üniversitelerinden öğrencilerin projelendirdikleri roketler, belli zamanlarda düzenlenen yarışmalarla gökyüzüne fırlatılıyor ve en yüksek irtifaya çıkanlar kazanıyor.
Yarışma bu yıl da iddialı geçeceğe benziyor. İzmir Ekonomi Üniversitesi öğrencilerinin kurdukları  Nebula AR-GE takımı, Türkiye üçüncüsü ve İzmir birincisi olarak bu yılki yarışmaya Gökdoğan-2 roketiyle katılmaya hazırlanıyor. Öğrenciler, üniversitenin sunduğu ortamlarda aylardır çalışarak bir roket hazırlamaya gayret ediyor.
Eylül ayında tuz gölü kenarında yapılacak olan yarışmaya Türkiye’den 6 takım katılıyor. Nebula ARGE takımı hem İzmir’i temsil edecek hem de kazandığı takdirde ABD’de düzenlenecek yarışmada Türkiye’yi temsil etme hakkını elde edecek.

Soyer'den Sancak'a destek sözü

Rumeli Balkan Göçmenleri derneklerinin yöneticileriyle birlikte geçtiğimiz günlerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'i makamında ziyaret ettik. Ziyareti Buca Rumeli Balkan Göçmenleri Dayanışma Derneği Başkanı İzzet Atan dostum organize etti. Derneklerin yöneticilerinin yanı sıra kendisi de göçmen olan CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır ziyarette hazır bulundu.
Konu, Sırbistan sınırları içinde kalan ve Türklerin yoğun yaşadığı Sancak Bölgesi'nde pandemi nedeniyle yaşanan sıkıntılardı. Korona, bölgeyi adeta kasıp kavuruyor, Sırp hükümeti de inadına yardım eli uzatmıyordu. Sındır ve Atan, el ele vererek bir yardım kampanyası açtılar ve diğer derneklerin de desteğini alarak hem yardım topladılar,hem de durumu devletin en üst makamına ulaştırdılar. Hükümet, geçtiğimiz günlerde bölgeye bir uçak dolusu ekipman ve gönüllü hekim gönderdi.
Kamil Okyay Sındır ve İzzet Atan, ziyarette bu konuda İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin de desteğini talep ettiler. Başkan Tunç Soyer, hiç tereddütsüz"İhtiyaçları bildirin anında gönderelim" dedi.Gelecek yıl da katliamın yıldönümünde bir anma töreni için Soyer, orada olmayı arzuladığını söyledi.
Sancak Türkleri’nin yalnız kalmadığını bilmek güzeldi.

İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

Tanrı Dağı kadar Türk. Hira Dağı kadar Müslüman. Bir devlet bankasına yönetim kurulu üyesi oldu pehlivan!
***
Bir arkadaş coronavirüs testim pozitif çıktı diye evini karantinaya aldırmış. Kaynanası eve gelmesin hesabı!
***
Hanımla sokakta yürürken karşıdan gelen hatuna baktım. Hanım ''Ne bakıyorsun ?'' diye çıkıştı. “Gelen ikinci dalgaya bakıyordum hayatım '' dedim. Halen konuşmuyoruz!
***
Gençken köye gittiğimizde bana taze süt ikram eden kıza '' Baştan sağma olmuş bu. Git yeniden sağ '' demiştim. Espriyi anlayamamıştı garibim!
***
Yıllar sonra eski sevgilimle karşılaştım. '' Neme lazım corona falan vardır '' diye hemen uzaklaştım. Oysa yıllardır bu anı bekliyordum. Hesap sorma isteğim kursağımda kaldı!
***
Şarkıcı Gülşen sutyenle ev süpürdüğü anları '' Sabaha kadar süpürecem. Bayıldım bu hediyeme'' notuyla paylaşmış. Sanırım bu virüsün akla ve mantığa da büyük zararı olmuş!
***
Yok kızını dövmeyen dizini dövermiş. Oğlanı dövmeye maçam yetmiyor desene!


 
 
 

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test