Reklam
Reklam
Reklam
Tayfur Göçmenoğlu

Tayfur Göçmenoğlu

[email protected]

Bodrum Bodrum

04 Mayıs 2021 - 03:51

Bodrum, şu günlerde çok konuşuluyor.
Çünkü Türkiye'nin dört bir yanından gelen milyonu aşkın insan, burada iç içe yaşıyor.
Şu pandemi döneminde en büyük risk bu.
Oysa insanlar, kalabalıklardan kaçarak buraya geldiler ve kendi daha büyük kalabalıklarını bu kentte oluşturdular.
Bodrum,  iflah olmaz bir 17 gün yaşayacak ve maazallah hepimizin huzurunu kaçıracak.
Belediyenin 1976 yılında çekilmiş 6 bin nüfuslu olduğunu gösterir tabelası ne ki?
İlk kez 1971'de gittiğim Bodrum'da belki de bunun dörtte biri insan yaşıyordu.
Zeki Müren, zaten 1977'den sonra Bodrum'a yerleşmiş ve burasını bir cazibe merkezi yapmıştı.
O yıllarda Barlar Sokağı yoktu, Halikarnas yoktu, yat limanı yoktu.
Her yer sünger doluydu. Halkın en önemli geçim kaynağı da buydu.
Fakir bir kentti Bodrum. Ama burasını taa Avrupa'dan gelip keşfedenler de vardı. 1971'de iki aile Bodrum'a gittiğimizde önce minik bir turizm barakasına uğradık. Bizi bir Alman kadının sahibi olduğu pansiyona yönlendirdiler. Üç gün boyunca götürdüklerimizi yedik içtik.
Dördüncü gün onlar da tükenince Bodrum'da yemek yiyecek ne bir lokanta, ne de ekmek alacak bir fırın bulabildik. Karnımızı doyurmak için, mekanına İsmet İnönü ile Adnan Menderes'in fotoğraflarını yan yana asan bir adamın Güllük'te işlettiği balık lokantasına gitmek zorunda kaldık.
Bodrum'un bu halini görebilseydi, Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı da beğenmez, buraları terk ederdi.
Kalabalıktan kaçıp daha büyük kalabalıklara neden olanların 17 günü burada nasıl geçecek bilinemez ama sonu hiç de iyi görünmüyor…



Covid, ünlüleri seviyor sanki

Çevremizde-nazar değmesin-Covid'e yakalanan kadın sayısı o kadar az ki. Hemen hemen yok gibi.
Ama bakın, bu meret şey, aslında kadın-erkek dinlemiyormuş. Hele ünlüleri de pek seviyormuş.
Covid'e 2021'in ilk yarısında yakalanan ünlülerin listesine ulaştım. Çoğu kadın, Gencecik kızlar. Manken, sinema oyuncusu, dizi oyuncusu, şarkıcı  tiyatrocu.
Kimler yok ki:
Deniz Akkaya, Seda Bakan, Burak Deniz, Didem Soydan, Çelik Erişçi, Murat Yıldırım, Murat Boz, Melis Sezen, Şevket Çoruh, Gonca Vuslateri, Deniz Baysal Yurtçu, Niran Ünsal, Burak Deniz, Başak Sayan, Emina Jahovic, Demet Akalın, Eda Ece, Okan Kurt, Gülçin Ergül, Emre Kınay, Tolgahan Sayışman, Ali Sunal, Okan Karacan ve daha niceleri.
Çoğu hastalığı hafif atlattı. Ama bir kısmı da ciddi sorunlar yaşadı.
Şükür, hepsi sağlığına kavuşmuş durumda.
Aslında nedeni araştırılmalı.
Bu insanlar, sürekli sosyal yaşıyor. Mesafe tanımıyor, fit kalacağım diye doğru dürüst beslenmiyor. Gazetecilere poz vermek için maske takmıyor.
Acaba bundan mı?
Yoksa ?



Gel de şaşma

Türkiye, bugün ciddi bir “Kadına şiddet” sorunu yaşıyor.
Ne yazık ki kadına önem veren bir geleneği koruyamamışız.
Ne yazık ki; Ulu Önder Atatürk'ün kadınlarımıza atfettiği önemi ciddiye almamışız.
“Kadına Şiddet”, karnemizde hep kırık olan bir ders gibi duruyor.
Oysa Türk ulusu, kadınına aynı erkeklerde olduğu gibi sonsuz eşitlik sunan bir geleneğin ürünüdür ve Atatürk, daha dünyada böyle bir hak tartışmaya bile açılmaya başlamadan, ta 1934 yılında Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanımıştır. Meclis'e nice kadını sokmuştur.
Kadınlarımızı her zaman övmüş, onların yüceliğini niteliğini önemsemiştir.
Yasalarını onlardan aldığımız Fransa kadınına seçme ve seçilme hakkını 1944'te, İsviçre de 1966 yılında tanımıştır.
Ama bu bile o toplumlarda bugün kadına şiddeti bastıracak bir taban oluşturmuştur.
Biz, niye yanlış yapıyoruz. Bunun en kıdemlisi olduğumuz halde; kadınların haklarını neden görmezden geliyoruz?
Ders almamız gereken öyle çok şey var ki…



İbrahim Ormancı-Duvar Yazıları

​​​​​​​Kaldırımda yürürken üstüme kuş pisledi. Tam para gelecek derken, kısıtlamayı ihlalden polis ceza kesti!
***
Devletten vergi kaçıran Hacıağa maşallah hiç namazını kaçırmıyor!
***
Depresyona giren gençlik şöyle diyor artık. '' Bugün de gülmedim anne!”
***
Milletçe hakkımızı söke söke alırız ama sağa sola döke döke de harcarız be!
***
Ben giderim ahım kalır. Ahımı alanlar beni hatırlasın!
***    
Bir çeşme bir havuzu bir saatte dolduruyorsa, iki çeşme bir havuzu kaç saatte doldurur ve kaç kayme katlamalı su faturası öderim?
***
Politikacı olursam öyle zirvede falan bırakmam. Bırakacaksam zırvada bırakırım ha!
***
İş çıkışı, stres, trafik dolmuşum zaten. Hanıma telefon açtım. ‘’Şİrazeden çıktım, şimdi eve geliyorum karıcığım” deyiverdim. ‘’Geleceğin varsa, göreceğin de var‘’ yanıtını alınca kendime geldim yahu!

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
test